Boynuz

Geçen gün belediyenin ikinci bir ihale ilânını gördüm. Talibi çıkmadığı için, yeniden gazeteye vermişler. Boynuz satacaklarmış. Fakat gelgelelim, bu nesneye yanaşan yok. Fesüphanallah! Neden bu çekinme, bu alâkasızlık anlamadık. Zamanımızda sık sık müşahede edilen bu maddeyi bilmezlikten, istemezlikten gelmek pek mânasız kaçmıyor mu? Bir defa efendim, boynuz dediğimiz şey bizi ürkütecek kadar kaba da değildir. Bir nice masum koyunun başındaki tüyler arasına güzelce gizlenmiş, kendini saklamıştır. Çok zaman var mı, yok mu, bilemez, hattâ dikkat etseniz bile göremezsiniz. Gerçe bunun bir kaç cinsi var. Bazılarının başında küçük iki yumru halinde gizlenmiştir. Bir kısmı da, tüyler ve saçlar arasında uzanır. Bu küçük boynuzluları hemen seçemez, tanıyamazsınız. Ama bazen burma boynuzlularla karşılaşırsınız ki değmeyin keyfine. Kafasında taşıdığı sanki boynuz değil de taçmış gibi, salına salına, öğüne öğüne dolaşırlar.

Efendim, boynuzdan güzel bıçak sapları da yapılır. Bıçak dedimse korkmayın. Elinde bıçak gezenlerin pek çoğu kendi gölgesinden korkan adamlardır. Zaten kimde bu boynuz saplı alet varsa onda kabadayılıktan, cesaretten eser yoktur. Kısaca boynuzlu olandan cesur ve erkek zor çıkar vesselâm!

Aramızda derinden dikkat etmedikçe göremediği nice hayvan var ki boznuzundan geçilmiyor. Boynuzla bu kadar ünsiyet edenler bulunur da boynuz satışına nasıl çıkmaz? Sanki hiç bilmeye­n, görülmeyen yabancı bir madde satışa çıkarılmıştır. Ama görün ki talibi yok. Belediyeye yardımı­mız olur ümidi ile bir de biz ilân edelim: Boynuz isteyen beri gelsin! 


Şardağ, R. (1953, Haziran 8). Günübirlik/Boynuz. Ege Ekspres, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın