Ustaoğlu duymasın, İstanbul’da Cumhuriyet refikimizin tertiplediği güzellik müsabakasının ilk elemeleri yapıldı. Dikkat ediyorum da şu müsabakalar hep kadınlar üzerine icra ediliyor. Bir nevi rekabet koşusu manasına gelen müsabakanın bir başka sahası, yani koşuya çıkılacak bir diğer mevzu yok mu? O zaman gazetelerimize ve yarışmalara rağbet olmaz zannı mevcutsa, bu zannı taşıyanlar bence yanılıyorlar demektir. Vazgeçtik, öteki cinsten, haydi yine kadınlar arasında açalım bu müsabakayı ama biraz da ad, konu değişmeli, değil mi? Meselâ, şişman kadınlar arasında bir şişmanlık müsabakası açsak nasıl olur? Şüphe yok ki, etmiyorum ki bir tek kişi katılmaz. Zira hamdolsun hiç bir bayan kendisini böyle sanmaz veya hiç olmazsa böyle göstermez. Ama mesela tombullar müsabakası dersek ve mükâfat da koyarsak, tombul kelimesinde saklı bulunan “setr-i lahmiyet” dolayısıyla beşer, onar halinde meydana çıkmaya başlanır. Hattâ, balık eti müsabakası dersek bütün tombul teyzelerin akınına şahit olabiliriz.
Mesela; hayalperest kadınlar, hayal kadınları müsabakası deyince bütün kadınları, hakikatsever kadınlar müsabakası deyince yine bütün kadınları, sevmekten hoşlanan deyince de, sevilmekten zevk alan deyince de yine aynı kadınları ayrı ayrı müsabakalarda karşınızda bulabilirsiniz. Yavaş yavaş olana cazip gelen bu sahadan ayrılarak iyilik müsabakası, şefkat müsabakası, sabır ve olgunluk, merhamet, sanat sevgisi, fazilet müsabakaları açmak cihetine de gidebiliriz. Biraz, ufkumuzu genişletsek, darlıktan kurtulsak olmaz mı?
Şardağ, R. (1953, Haziran 18). Günübirlik/Kadın ve müsabaka. Ege Ekspres, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

