Alyot’un güzel jesti – Radyonun da sanatkârların da hoşlanacağı karar – Sayın Kozanoğlu’nu bekleyen adalet – Parazitler dışarı – Hayatta en hassas olduğum an
Basın Yayın’ın aklı başında, fikri yerinde ve hesabı kitabı sağlam olan müdüründen bekleyebildiğim en güzel jest tahakkuk etmiş bulunuyor.
Geçenlerde toplu halde radyoyu mali zorluklar yüzünden bırakan ve tekrar alınmayacakları yolunda yersiz ve saçma rivayetlerin çıkmasına vesile olan hadiseyi bu kadar güzel bir jestle önlediği için kardeşim Alyot‘u överim.
Hele ses imtihanının daha kifayetli elemanlarla icrası için Ankara ve İstanbul’un tanınmış şahsiyetleri olan müzik şeflerini göndermesi öteden beri müdafaa ettiğim fikirlerin bir tanesidir. Radyomuzda iyi yetişmiş dört beş solist yanında, kabiliyetli olan bir o kadar da mevcut olduğunu, fakat her radyoda olduğundan biraz daha fazla olarak, parazitlerin de dolduğunu, bir tasfiye şart olduğunu yazmış, yeni gelen genç ve değerli müzik şefine de söylemiştim.
Müdafaa ettiğimi tezlerden birisi de esasen isabetsizce ayrılmış olan cüzi tahsisatın nâehil kimselere tevzi edilmesi ve asıl değer ifade eden solistlerin hakkından kesilmesi cihetiyle gerçek bir eleme yapılması ve elde edilecek tasarrufla amatör vasfına dahi zor sahip olabilecek kimselerin aldığı ücretin lâyık olanlara eklenmesidir. Radyonun genç müdürü de şüphe yok ki, hatta bizzat şahidim ki bu mevzuda Umum Müdürlüğün alâkasını ısrarla beklemişti. Bu neticenin onu da huzura kavuşturacağını umar ve sevinirim.
Gelen heyete gelince: Her iki Cevdet de ellerindeki aletleri hakkı ile kullanan icracılarımızdandır. Kemânî Cevdet, ayrıca güzel besteleri olan bir duygu adamıdır. Udi Kozanoğlu‘nu, Türkiye’de musiki muhitlerinin içine biraz girmiş olanlarla bütün musiki severler yakından tanırlar. Halil Aksoy başta olmak üzere, birçok genç udiye hocalık etmiş bulunan, hemen her ses ve saz sanatkârının kendisinden bir hayli feyzaldığı bu muhterem muallim, Ankara Radyosu’nda müzik şefi olması dolayısıyla, kendisi için, dergimde yazdığımı çok sert yazılarımın hepsine, “haklı yazıyor ama, ne yapayım” diyecek kadar asil bir hulk’ün sahibidir. Kozanoğlu için Ege Ekspres sütunlarında yazdığım takdirkâr bir yazı ile onun incinen kalbini tamir etmiştim. Ankara’da, kayırma gayreti ile okuyanlarla alâkalı olarak karaladığım bütün yazılardaki isabeti, vicdanı ile itiraf eden bir muhterem insana bugün bu şehirde çok şükür tazyik yapacak kimse yoktur. İmtihan neticeleninceye kadar, büyük bir kısmı üzerinde emeğim bulunan İzmir’in nadide evlâtlarını müdafaa etmeyecek, susacağım. İzmir Radyosu’nun bir takım kaprislerden uzak olduğuna emin olduğum müdürü ise haklı ve adil bir netice alınıncaya kadar ben eminim ki vicdanı ile baş başa kalacak ve o da susacaktır. Bu şehir, bir kısım gayretkeşlere rağmen, radyosunda en ehil İzmirlileri dinlemek ve parazitlerden tasarruf edilecek para ile, onların maddece tatmin edilmesini istemektedir.
İzmir Radyosu’nun bugüne kadar sanat zaviyesinden asla tenkit etmediğimizi, hele solistlerimizin ufak tefek, bazen büyücek hatalarına dokunmadığımızı, okuyucularım hatırlayacaklardır. Bunun sebebi nedir?
Bir defa bugüne kadar, zaman payı ayırmak lâzımdı; bu sebeple bekledim.
Salâhiyetli bir imtihan heyeti yoktu; onun için bekledim. Nihayet biliyordum ki bizim (…) kızımızı taklit eden veya ondan beter okuyan bir Mustafa Sağyaşar (…) oğlumuzdan beter okuyan İsmail Demirdöven (…) kızımızdan çok aşağı okuyan bir Ceyda Karasu, bir Selma Köprülü, bir Can Akşit vesaire de vardır. Bu bizimkilerden, adlarını, tesir ediyor sanılmasın diye yazmadıklarım da daha aşağı seviyede okuyanlar Ankara ve İstanbul Radyosu’nda bulundukça bizim çocuklarımızı ağır tenkitlere tabi tutmadım ve bekledim.
Aziz Kozanoğlu, sen olmasan Ankara Radyosu’nun Kasımpaşa gazinolarına çoktan dönmüş olacağını taktir ettiğimi bilirsin. Senden ilm ü fazlından daha çok bu şehirde beklenen adalettir. Bu radyonun mahalli bir radyo olduğunu ve İzmir’imizin en değerli evlâtlarını seçmek vazifemiz olduğunun unutmayacağını biliyorum. 12 senelik hocalık hayatımda duymadığımı bir heyecan ve hassasiyetle ses ve saz elemanlarının akıbetini bekliyorum. Adaletle vereceğiniz kararın sonuna kadar sükût-ı ihtiyar edeceğim ve neticenin mutlaka haklı ve adil olacağına iman ediyorum. İmtihandan evvel birbirimizi aramamayı görmemeyi tercih edelim. Gönlüm evvelâ adaletle, ondan daha sonra da İzmir’imizin kabiliyetli evlâtlarıyla beraberdir. Allah, rehberiniz olsun!
Şardağ, R. (1953, Haziran 19). Radyoda imtihan. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

