Pazar keyfiyle

Siz, Pazar’ı nerede geçirirseniz geçirin, elinize pekala bir gazete almakta ve belki de sırt üstü uzanarak gözlerinizle hayal ufuklarına kulaç atmaktasınızdır. İşte böyle bir zamanda dahi olsa, yazar için okuyucusunu sıkmamak, onu hoş tutmak lâzım ve hattâ pekala mümkündür. Ben galiba Pazar’ı Cumartesi’den getirmiş olmalıyım. Dün evde hafif bir öğle üstü kestirmesine dalmışken, rehaveti fazla mı akîdeleştirdim, nedir; bir sürü alelacaip lâfları, daha doğrusu tuhaflıkları sıralamaya başladım.

Bizden alâka beklenen yerde durmadan yürür, menfaâtin bulunduğu yerde ise hazırol dururuz. İç yüzümüzü bir kabul etsek, ne doğru hareket etmiş oluruz. Merhamet tarlasında kütük, huzur içinde düdük, terakkîde güdük, bir çok dostlarımız için hödük insanlarız vesselâm! Meselâ aşkta, en aşağı, baldırda, kabadayılıkta arkadan saldır’da, cesaret ovasında tabanları kaldır’da karar kılmışız.

Müzikte teni esmerden, dili ustura gibi berberden, iyi sıkılmamış kemerden şikâyet etmeye hakkımız vardır. Biz tuhaf adamlar değil miyiz; anamızı kendi elimizle tırmalar, aklın gerektiği yerde zırvalar, düşmanlara yumuşar, yakınlarımızı hırpalarız.

At vardır, meydan yoktur. Aramadığımız Hüseyin gelir, özlediğimiz Hasan yoktur. Palavracı çok ama, kan yoktur. Güzeller karşısında can yoktur. Ey bizi tehditle çalışan köftehor! Çık meydana, kaçan yoktur!


Şardağ, R. (1953, Temmuz 5). Günübirlik/Pazar keyfiyle. Ege Ekspres, s. 2.    


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın