Savur gitsin…

Dün, son güzellik müsabakasını tertip eden gazetenin yazarlarından biri tarafından kaleme alınmış bir fikir dikkatimi çekti. Meğer bizim Ayten kızımız, hiç derece alamamış ama, yine de münevver, yabancı dilli bir kız olarak Türkiye’mizin propagandasını yapmış. Zaten maksat da kraliçe olmak değil, bu imiş.

Sonra, Fransız güzelinin müsabakada birinci gösterilmesinin sebebi şu: Fransızlar Çin Hindistan’ında Komünistlerle dövüşüyormuş.

Ya biz ne yapıyoruz? Kore’de Komünistlerle polka mı oynuyoruz? Bu kadar kabakça­sına lâf edilmesine kızmış değilim. Benim asıl üzüldüğüm, daha ortada fol yok, yumurta yokken “Güzelimiz favori oldu, güzelimiz sükse yaptı, şöyle geldi, böyle gitti” diye savurduğumuz palavralarla halk efkârını beyhude yere hazırlayışımızdır. Netice savurduğumuz işkembemizle alâkalı hükümlerle uymayınca da, ıkına sıkına işi kapatmaya, hakikati gölgelemeye çalışıyoruz.

Şu Fransız güzeli bizimki kadar, belki ondan üstün olmak üzere, güzel, hem de bal gibi güzel deyip çıksak ya! Bunu söyleyebilmek için vaktinden önce verdiğimiz fetvalardan utanıyoruz değil mi?

Her işimizde böyleyiz. Bir yerden küçük bir araştırma esnasında petrol fışkırır. Haydi efendim gürültü! Yapılsın manşet, şişirilsin haber! Petrol bulundu! Helsinki’ye gidenlerin akıbetleri hakkında kesin bir fikrimiz olmadığı halde, henüz vakit erkenken, başlarız şamataya: “Arslanlar, en az altı şampiyonluk almadan dönmeyecekler.”

Bir de bakarsınız, Arslanlar fare olmuştur; faziletli sandıklarımız arasından bir sütsüz çıkmış, saatçi dükkânına habersiz dalmıştır.

Kahramanlar! Arslanlar! Başaracaklar! Neticeden eminiz! Yaşasınlar! Oldu bitti, tamam! Ve sonunda da hayal sukutu.

Yok a canım; bu hal bizim ağır başlı atalarımızın karakterine uymayan bir şey. Biraz dilimizi tutsak olmaz mı? Sonunda mızrağı çuvaldızla saklamaya çalışacağımıza, işin başında ağzımızı faraş gibi açmasak iyi ederiz.


Şardağ, R. (1953, Temmuz 22). Günübirlik/Savur gitsin. Ege Ekspres, s. 2. 



Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın