Basın Yayın Umum Müdürlüğü vazifesine siyasi bir infisalden (ayrılma) sonra yeniden getirilen Dr. Halim Alyot‘u yakından tanırım. Bir zamanlar vefa zinciri ile birbirine bağlı üç arkadaş iken hayatın umulmaz rüzgarları ile bugün birbirimizden öte şehirlerde aklımıza bile getirmediğimiz mevki ve şartlar içinde yaşayıp gitmemize rağmen kardeşim Halim Alyot‘u tıpkı onun beni tanıdığı gibi yakından ve derinden tanırım. Hukuk doktoru ve “Sorbonne”dan lisanslı olan Alyot’un umumi kültürü, emsalinin çok üstünde olarak derindir.
Kendisinde bugün başına getirildiği makamın çok daha üstünlerini idare edebilecek bilgi, ihata vechile etrafına sempati yayma kabiliyeti mevcuttur. Bir çocuk kalbi kadar temiz bir kalbin sahibi olan, tevazuda o nispette büyük olan Dr. Halim Alyot‘un, bir defa eski arkadaşlarımızdan Samed Ağaoğlu‘nun vekâleti zamanında olan, bir defa da sayın başvekil ile olan anlaşmazlığının giderilmiş, kendisinin hakkı olan vazifesinin tekrar iade edilmiş olmasını sevinçle ve kalbim kazanılarak karşıladım. Zira, izahını birada yapmaya mahal olmayan kardeşlik bağlarımız, onun kırıldığı günlerde benim de kırılmama feci şekilde sebep olmuştu.
Basın Yayın Umum Müdürü iken Dr. Alyot, makamı ve Umum Müdürlüğü, Türk basını için sevilir bir köşe yapmış, hemen bütün basının kalbini kazanmıştı. Kendisine gelene kadar çöreklenip kalmış olan turizmi, uyuşuk hüviyeti içinden silkeleyip çıkaran, ona bir veche kazandıran, “Meryem Ana’nın Mezarı”konusuna tuttuğunu koparan bir alâka ve aşkla sarılan, iç ve dış turizme hizmet eden, bir iki isabetsiz hariç, Münir Müeyyed, Hikmet Münir gibi bir çok kıymete lâyık olduğu makamları sağlayan, Rüştü Şardağ‘ın kör topal yürütmeye çalıştığı kadrosuz fakir ve bütçesiz İzmir Radyosu’nu belediyeden Basın Yayın’a intikal ettiren hen odur.
Ancak, bu sevgili arkadaşımın zamanında, radyo idarelerinde hakim olan kaprislerin arkası alınamamış olduğunu, bazı radyo müdürleriyle Türk musikisi mensuplarının, radyolarımızı zaaflarının temerküz ettiği yerler haline getirdiklerini de üzülerek açıklıyorum ki, itiraf etmek yerinde bir hareket olur. Bu lâübalilikler, radyolarımızı ihmal etmiş olan aziz arkadaşımın maalesef dikkatinden uzak kalmış ve bu derbederlik Umum Müdür Baykan dostuma kadar devam etmiştir. Kendisi ile olan dostluğum, diğerlerinin fevkinde olan Dr. Alyot‘un kendi zamanına ait kusurları sayışımı bağışlayacağını umarım. Hakikatin dostu olmayı bütün menfaatlerin üstünde tutan mizacımı herkesten daha iyi bilen Dr. Halim Alyot‘un bu defaki vazifesinde radyolar konusunu daha sıkı tutacağını ümit ederim. Aksi halde bütün vebal, dairenin mes’uliyetini uhdesinde taşıyan Refik Ahmed Bey üstadımıza kalıyor ki, bu durum, bizim de gazete ve kalem olarak işi çok yakından takip etmemizi ve muhterem Refik Bey‘e yardımcı olmamızı ayrıca icabettirmektedir.
Şardağ, R. (1957, Ocak 9). İyi tanıdığım Dr. Alyot. Radyo Gazetesi, 182: 1, 3.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

