Trafik kanunu çıktı, yakında tatbike de başlanacak ya; hepimiz vesile bulup şoförlere yükleniyoruz: «Şimdi bu sıkı takip sizi yola getirir!» Ama unutuyoruz ki kanunda yayalar için de müeyyideler var. Gel gelelim, ne şoför, ne de yayaları hedef tutarak tatbik edilecek olan şu kanun, ruhunda hata işlemek meyli bulunan, kusura eğilimli kimseleri asla hidayete eriştirmeyecektir. Beni bugün bu mevzu üzerinde durduran biz yayaların şoförlerden kalır yerimiz olmadığını, nizamlar, nizam bulunmadığı yerde akla, tedbire durmadan yan çizmemiz cihetidir. «Şoför mü? Hepsi sürat delisi!» «Al elinden ehliyeti, bak bir daha direksiyonda uyur mu?» «Adamın caka satmaktan otomobil idare etmeye vakti olmuyor. Ver hapis kararını, tık içeriye!»
Peki ama yaya hazeratına ne buyrulur? Onları da hesaba katsak ya. Adamcağız tam arabasını kimsenin olmadığı caddeden sürerken yan sokaklardan on dördünde bir oğlan caddeye balıklama sıçrıyor; kabahat şoförün mü? İhtiyar anne kederle beli bükülmüş, gözleri yorgun ve dalgın, caddenin ortasına doğru birden bire çıkıveriyor, kabahat şoförde mi? Cadde ortasında karşıdan tramvay, ardından bir taksi geldiğini gördüğü halde istifini bozmadan bir şeyi ısırarak gidenler var; kabahat şoförde mi? Merkebin sırtına atlamış, arkadan gelen şoförün, damarları şişmiş boynunu uzatarak okuduğu rahmeti duymayacak kadar şapşal, eli şakağında, gazel okuyup duruyor; kabahat şoförde mi? Otomobilin önüne tavuk gibi sıçrarlar; bir saniye bekleseler sanki bir yerleri düşecek, arabaların önünden zıp zıp gelip geçerler; hem kendi felâketlerini, hem direksiyonda bulunanın yuvasındaki bahtsızlığı hazırlarlar; kabahat şoförün, hep şoförün mü? Zaten kabahatin tek taraflı işlendiği fikri mantığın reddedeceği bir görüştür.
Şardağ, R. (1953, Ağustos 18). Günübirlik/Kabahat şoförde mi?. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

