Sevim Tan gelişiyor
Bugün İstanbul Radyosu’nda 19.40’dan 20.15’e kadar her Çarşamba günü, aynı saatte okuyan Dr. Alâeddin Yavaşça‘yı dinleyeceğinizi size müjdelerim okurlarım. Piyasada ağızlarda tadı tuzu kalmamış, cıvık, bayat, hasta ve sulu hançerelerde ve göğüslerde hüviyetini kaybetmiş olan musikimizin en büyük talihi bir iki kıymeti meyanında Dr. Alâeddin Yavaşça‘ya sahip olmasıdır. Meselâ İstanbul Radyosu’nda Dr. Yavaşça, Zeki Müren, Safiye Ayla, Mefharet Yıldırım, Sabite Tur, Muzaffer Birtan, Ankara’da Nevin ve Mualla, İzmir’de Emin Gündüz ve Müjgân Akçeli gibi sanatkârlar olmasa, zaten talihsiz musikimizin ses kısmının yüzüne bakılır hali kalmazdı. Bu demek değildir ki ses musikimizin öteki değerleri hiçtir. Şüphesiz onlardan da her geçen gün gayret gösterenler, bu değer halkasına karışmakta ve karışacaktır. Dr. Alâeddin Yavaşça‘nın mert yapılı, kaderin derin cilveleriyle yoğrulmuş, hafif çene ve daha hafif olan trillerle beslenmiş, mayasına tıkız bir elem, hicran ve kükreyişler karışmış sesinden bu akşam da büyük sanat lezzeti alacağımız muhakkaktır. Şimdiden sizleri haber dar etmek isterim.
Son zamanlarda cidden büyük bir atılışla, sanatın ön kademelerine doğru ilerleyen Sevim Tan‘ı da bu akşam Ankara’da 17.45 seansında dinlemenizi tavsiye ederim. Kendisi, çok duyulmuş ve sevilmiş şarkılardan bir demet yapmış. Bülbül gibi şakıyan bir sesle bütün trilleri gayet yumuşak ve tatlı bir şekilde icra eden Tan’dan dinleyeceğiniz güfte ve bestesiyle senelerden beri kalpleri sarmış ve sarmakta devam eden güzel bir Hüzzam şarkıdır: İşte sözleri:
“Açmaz, açamaz söyleyemez çünkü derinde;
Bir yaresi var ki kanıyor kalp üzerinde
Billah bu acı durduracak kalbi yerinde
Bir yaresi var ki kanıyor kalp üzerinde”
Şimdi beni ihtimal, “Açmam, açamam” olacak diye tashih edeceklerdir. Ama Türkçeyi şöyle böyle bilenler dahi itiraf ederler ki “Bir yârem” demeyip de “Bir yaresi” diyen adamın birinci mısrada da, aynen gaipteki şahıstan bahsederek konuşması gerekir. Bu Hüzzam şarkının öyle rahat, kederini için için söyleyen, samimi bir edası var ki daha solist “açmam” derken içimizde samimi bir dert arkadaşı ile başbaşa kalmanın huzurunu duyarız. Yine bu programda bir de Atatürk‘ün çok sevdiği ve bir defasında gözleri yaşararak okuduğuna şahit olduğumu bu sütunlarda izah ettiğim, “Alıverin bağlamamı çalayım/ Çalayım da zarı zarı ağlayım” diye devam eden güzel türkü var.
Şardağ, R. (1953, Ağustos 26). Dr. Yavaşçayı dinleyin Sevim Tan gelişiyor. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

