Küfürden şifa

İngiltere’de bir ruhiyatçı doktor demiş ki: “Küfür edin vatandaşlarım! Küfür edin; zira sağlığınız için en iyi tedavi yollarından biri budur.” Bizim değerli tercüme­ci, profesör ve kronikçimiz Sabri Esat Siyavuşgil: “Siz” diyor, “Bakmayın o İngiliz doktoruna; onların küfür dediği, bizim anladığımız küfür değildir.” Şimdi ben de okurlarıma diyorum ki: “Siz durun o İngiliz doktorunun sözü üzerinde; parmak basın, bal mumu yapıştırın; vardır bir hikmeti elbette. Bir defa küfür, zaruretin ifadesidir. Gerçeği açıklığa da bir zaruretin ifadesidir diye önümüze ilk çıkan lokantaya dalmak ve kendimizi tutamadan sorgusuz sualsiz yemekleri midemize indirmekte hak sahibi olamayız. Ama öyle terbiyesizlerle, öyle ahlâksızlarla karşılaşıyoruz ki ağzınıza doğru hücum eden bir kaç atomik kelimeyi yutma­nıza imkân olmuyor. Sabahleyin gazetenizi açmışsı­nız: ‘Bir adam karısını boğdu!’ ‘Aferin yavrum’ mu dersiniz veya: ‘Teessüf ederim’le mi iktifa edersiniz. Gözünüzün önünde bir ahlâksız köpek, anasının yanı başında giden masum bir kıza el hareketleriyle tacize kalktı. ‘Ne tuhaf adam bu!’ deyip susacak mıyız? Otobüse binmek için sıraya girmiş olan ihtiyar kadını itip öne geçen bir adamı görünce ‘ne mu’zip bir adam’ mı diyelim? Bununla mı iktifa edelim? Terbiyesize karşı rahmet okunmaz ama, haydi okuduğunuzu, sustuğunuzu kabul edelim; o takdirde bütün hıncınız, kahrınız içinize dolacak, sizi manevi bir azap cenderesine atacaktır. İşte İngiliz doktoru bu mülâhaza ile olacak ki ‘aman küfür edin, rahata, sıhhate kavuşursunuz’ diyor. Maksadımız biraz şaka ve latîfe ama küfürden şifa beklemek pek kökten bir teselli değilse de yine bizim doktorlarımızın düşünceye davet edilecekleri bir mesele…”


Şardağ, R. (1953, Ekim 6). Günübirlik/Küfürden şifa. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın