İzmir'de musiki çevreleri Turgutlu kasabasının yetiştirdiği ve kendi kendine gelişerek Ege'ye bir kıymet olan İzmir Radyosu muallimlerinden Mehmet Kasabalı, dokuz seneye yakın bir ömrünü bağladığı sahne hayatından, muhterem dostum Nurettin Ulueren'in tavsiye ve ikazı üzerine radyoya kazandırdığım ve himmeti bu memlekette unutulmayacak kimselerdendir. Diyebilirim ki İzmir Radyosu'na verilen emek üç hisselik ise, bunun üçte biri [...]
Ay: Aralık 2025
Basın Yayın Umum Müdürü’ne
2. mektupDilimizin perişan hali Kardeşim, Daha önceleri de yazdım ya, uzun mukaddeme ve tekerlemeye girişmeden hemen haber vereyim: Belki de başka işlerinden vakit bulup meşgul olamıyorsun; dilimiz, solist namzetleri, hatta tanınmış sanatkârlarımızdan bir kısmının ağzında perişan olmaktadır. Onların bu işte büyük bir sun-ı taksirleri (hatalı davranış) olduğunu zannetmiyorum. Bir kısım solistler, bu meslekten ekmek yedikleri, [...]
José Iturbi
Valencia'da dünyaya gelen Iturbi, orta halli bir ailenin çocuğudur. Annesi güzel sesli ve neş'eli bir kadın, babası hava gazı şirketinde memur olmakla beraber aynı zamanda piyano akortçusu idi. Itubri piyanoya dört yaşında başladı. Kısa bir zamanda hocası, Iturbi'nin bir sanat devi olduğunu anladı. Altı yaşında iken Iturbi'ye Mozart'ın bir sonatını ders olarak vermişlerdi. Ucuz bir [...]
Basın Yayın Umum Müdürü’ne
Radyolarda tasfiye Kardeşim, Bu mektuplar sana kadar iletilecek mi bilmem. Zira sırf hizmet maksadıyla çıkardığım dergimde neşrettiğim yazıların kesin bir tesirini görmediğim için ümidim yok. Ama benim bu en iyi ve en eski arkadaşımın, münevverlik tarafını neden dolayı harekete geçirmediğine bir ıslâhata girişmediğine yana yana, bildiklerimi yine yazmakta devam edeceğim. Geçen gün Nuh nebi zamanından [...]
Fikret Karahan’ın programı
Solistlerimize onu örnek gösteririm Bugün İzmir Radyosu'nda 16.30'da okuyacak olan Fikret Karahan'ın programını büyük bir hayranlıkla takip edeceksiniz. Baştan sona kadar klâsik çeşnide eserlerin bize tadını tattıran bu çalışkan, bilgili çocuğumuzun seçtiği yedi eseri, diğer arkadaşlarına bir örnek olarak göstermek istedim. İster repertuvar yoksulluğundan, ister, "Halk bunları yutuyor" akidesine uyarak olsun klâsik değerdeki eserleri uyutarak [...]
Suzan Yaman’ın güzel programı
Bugün radyomuzda saat 18.15'de okuyacak olan Suzan Yaman, son günlerde alâkamı ısrarla üzerinde toplayan bir okuyucumuzdur. Bandırma'nın bu kabiliyetli kızını, İzmir Radyosu'na ikinci defa getirildiğim zaman ses bakımından kazanılmış bir kıymet olarak tanıdım. Zeka ve kabiliyetinin ayrıca o ipek yumuşaklığındaki hançeri süslemesi de dikkatimden kaçmamıştı. Zamanımda, bütün çırpınmalarım, onların durmadan repertuvarlarını zenginleştirmeleri esasında toplanmıştı. Nitekim [...]
Hayalden sünnetli
Dün Konak'ta, ayakkabılarımı boyatırken bir yandan da iki nasipzedenin konuşmalarına istemeyerek kulak misafiri oldum: - Bir kafile daha gelecekmiş ben iki çakmak, bir halı alabilirsem... - Artık gelmeyecek ki.. Sonuncusu geldi. - Var ben biliyorum, bir ufak kafile daha var! Geçen kafile ile epi kârlıyım. Bu sefer dediğim gibi, bir hayli koparırsam yarım ton kok [...]
Radyolarımızda soliste refakat meselesi
Bütün saz çalanlar okusun Bugün, devlet radyolarında ses solistlerimize refakat etmekte olan sazların durumu üzerinde biraz durmak istedik. Devlet radyolarının en ehemmiyetlilerinden olan Ankara Radyosu'nda, ehemmiyet sırasıyla Cevdet Kozanoğlu, Halil Aksoy, Zeki Duygulu gibi üç udi, şimdi İzmir'e gelmiş bulunan genç kemençe icracısı Cüneyt Orhun, Kanuni Nuri Şenneyli, Necdet Varol, Saffet Gündeğer ve daha bazı [...]
Eski bir hatıra
Mikrofon ortaya çıkıncaya kadar; "Ben hanendeyim!" diyebilmek için her şeyden evvel bol ve gümrah bir sese sahip olmak lazımdı. Hafız Sami, Hafız Yaşar, Hafız Osman, Hanende Şahap, Hanende Nedim Bey'ler böyle muhteşem sese sahip en az yirmi, otuz fasıldan okumasını bilen, eline def'i aldıkları zaman bir fasıl takımını idare edecek vasıfta kimselerdi. Yirmi beş sene [...]
Gurbete düştüm yine…
Bu akşam Ankara Radyosu'ndan Nevin Demirdöven'i dinleyeceksiniz. Okuyuclarım iyi hatırlarlar: Tanınmış ses sanatkârlarının konserleri vesilesiyle kaleme aldığım fikirlerimi bu sütunlara geçirirken çoğu vakit onların sanatını tahlile çalışır ve bir de sıfat veririm, meselâ Sabite Tur için, "Cambaz sesli sanatkâr" dediğimi, Mefharet Yıldırım'a "Ceylân sesli" sıfatını taktığımı, Dr. Alâeddin Yavaşça için de "Bilâl-i Habeşî'den daha müesssir [...]
