Dün akşam, önümden, ağzına kadar tıka basa dolmuş geçen otobüse binemeyince ikincisine çar ü naçar sokuldum. Bu şehre milyonlarca değerinde otobüs girmiş olmasına rağmen akşamları, kalabalıktan tıkanası bir bunaltı içinde eve seyahat edebiliyorsunuz. Zira şehrimizdeki kımıldama kabiliyeti de o nisbette artmakta. İyi, artsın, bir dediğimiz yok; hatta, bir de "Maşallah" çekelim ama, dolu otobüs kadar [...]
