Ne kadar çırpınsak, medeniyetten yana yine eksiğimiz vardı. Sen istediğin kadar fabrikaları kur, istihsali çoğalt, cehaleti kaldır, hastalık sebeplerinin kökünü kazı. Hatta efendim, iktisadiyatının dünya seviyesine çıkarmışsın, fenni icatlarla buluşlarından cihanı faydalandırmışsın; fikir, felsefe adamlarının hünerli görüşleriyle bir tefekkür sistemi kurmuşsun; nafile! Medeni olmak için yapılması lazım gelen gerçek hususları bilmek ve gerçekleştirmek lazım. İşte, evvelki gün şehrimizden geçen otomobil yarışçıları, şeytanın kulağına kurşun tıkansın; bu meselede de hizaya geldiğimize işarettir. Düşünün; İstanbul’dan kalkıyor, beş altı vilayetten geçip İzmir’e giriyor ve sonra yıldırım hızı ile İstanbul’a dönüyorlar. Canavarlar gibi bir gaz boğuşması, bir kapışma, koşuşmadır gidiyor. Hasta yattığım için bizzat görmek bahtiyarlığına erişemediğime yanarım. Ama gazetelerden havadisi öğrenince deliler gibi sevindim; meserret yaşları dökecek hale geldim. Oh; oh! Demek Avrupa’da, medeni memleketlerde adettir diye bundan böyle boğa güreşleri, manikürlü tırnak uzatma müsabakaları, evlenip boşanmada rekor kırma, aç karnına besili bir fare yutma bahisleri, üç saat dinlenmeden dans etme yarışmalarına şahit olacağız. İyilik müsabakası imiş; ilme ve medeni ilerlemeye hizmet müsabakası imiş; milletini iktisaden ileri götürecek bir buluş ortaya atma müsabakası imiş; hayır işleme, evlat yetiştirme müsabakası; geç efendim, geç! Bunlar necilik oluyor? İşte şu otomobil yarışması, çok şükür medeniyete ayak uydurduğumuza bir alamettir. Sevinmeliyiz hatta kurban kesmeli, kan akıtmalıyız diyeceğim ama, lüzum görmüyorum. Zira bir ağır bir yaralı olmak üzere şimdilik iki kurbanımız da var.
Şardağ, R. (1953, Kasım 24). Günübirlik/Tuh, tuh nazar değmesin!. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

