Dünya siyasetinin ehemmiyet atfedilecek günlerinde yaşadığımız için, Kıbrıs meselesi üzerinde durmayı aklımızdan geçirmiyorduk. Yunan dışişleri vekili Sofyanopulos‘un en son verdiği demeç düşündürücüdür. Hazret, “biz” diyor, “İngilizler bu mevzuda bir anlaşmaya yanaşmazsa, Kıbrıs hakkındaki karar hakkımızı muhafaza ediyoruz.”
Nedir bu karar? Tarih ve coğrafyanın, akan ecdat kanlarının ve oradaki milli benliklerine sahip Türk topluluğunun yekûnu bize Türk Kıbrıs’ı vermez mi? İngilizlere bir cilve-i harple geçen bu bedbaht ada için, milletçe susup dururken Yunan mesul adamının densizlik etmesinde mana var mı? Kıbrıs Yunanlılarınmış. Peki ama bu hakikati senelerdir fark edemeyen dostlarımız idraklerinin uyanması için bu zamana kadar niçin beklediler?
Adanın, kime ait olduğu noktasından ziyade, şimdi ortaya başka bir düşündürücü cihet çıkıyar? Dünya melun ve zalim bir sisteme karşı birleşmek için çırpınmaktadır. Çeşitli anlaşmalar, bölge paktları askeri anlaşmalarla birbirine kenetlenmek isteyen milletler, savaş ve birlik cephelerinde gedik açılmamasına çalışıyorlar. Türkiye, orta şarkın bekçiliğini, Rus rejiminin defediciliğini, dünyaya cesaret ve mukavemet öncülüğünü yapabilmek için en ciddi tedbirlerini almakta, teyakkuz içinde, yeni dostluklar tesis etmekte, mevcut ittifaklarına ahlaki bir sadakat göstermektedir. İşte tam bu sırada dost Yunan başvekilinin gevezeliği hiç de akıllıca bir hareket değildir. Türk hariciyesini susar ve Türk milletini sabreder görmek, onun zafına bir alamet sayılmamalıdır. Çok patırdı yapanda değil, iş, manalı sükut edendedir. Yunanlı devlet adamlarının dostluğumuzun bekasını taktir etmeleri için mutlaka acı bir şakalaşma icap etmemesini temenni edelim.
İngilizler nezdinde, lehimize bir teşebbüse geçmeyişimizin derin manasını, bu dost ve kardeş milletin anlamakta gecikmeyeceğine eminiz.
Şardağ, R. (1953, Kasım 30). Günübirlik/Kıbrıs. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

