Piyano refakatinde

Ne tuhaf insanlarızdır; yaşlanır gideriz, çocukça rekabetlerden, özenmelerden kurtulamayız vesselam. Bir dostumuzda kravat mı veya bir eşarp mı gördük, hemen onun aynını sanki bizim üzerimizde de aynı güzellikte duracak ve yaraşacakmış gibi satın alırız. Biri gelir tenha bir mahallenin şurasına bakkal dükkanı mı açar; derhal öteki gelir, bu tarafına yine bir bakkal dükkanı kondurur. Bir gazetede yeni hususiyete mi şahit olursunuz? Bir de bakarsınız, öteki gazete de aynı yola saparak aynı hedefe yürür. 

İşte bunun gibi sevgili dinleyicilerim, Ankara Radyosu’nda -kim icat ettiyse Allah razı olsun- “Piyano ile Türk müziği” diye hoş bir saat icat etmiş. Sen misin bunu icat eden? Özenen özenene! Canım efendim, 52 kiloluk bir cüssenin 80 kiloluk bir pehlivanla yağlı güreşe çıkması ne kadar komikse, falan hatunun da piyano ile okumada ayak diremesi öyle gülünçtür. Piyanonun teknik imkanı perdelerimiz ve makamlarımızın hepsi için bir defa tam bir rahatlık sağlamıyor. Öte yandan bazı makamların olduğu gibi bazı seslerin de öyle zorlanmışlarına, özenti duymuşlarına rastlıyoruz ki, bu kapmacılığa taklit ve gayretkeşlik örneklerine esef etmemek mümkün olmuyor. Ankara Radyosu’nun salahiyetli şahsiyetleri olan dostlarımızdan bu cihete alaka duymalarını beklemek hakkımızdır. Geçen haftalar içinde ben piyano refakatinde bir ses dinledim ki, hani öyle sanıyor, piyano, piyano olduğundan ve böyle bir refakate giriştiğinden bin defa pişman olmuş, tuşlar isyanlarını zor zaptetmişlerdir. Halbuki piyanoya gitmeyen o ses, pekala diğer sazların refakatinde dinlenilebilir bir sesti. Her şeyde olduğu gibi kendimize bu mevzuda da yaraşanı bulmak, marifet olmakta devam ediyor. 


Şardağ, R. (1954, Mayıs 16). Piyano refakatinde. Radyo Gazetesi, s. 1.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın