Tasfiye

Radyolarımızdakini kastetmekte olduğumu sevgili okurlarım anlamış bulunuyorlar sanırım. Bu yazının altındaki imzayı, günlük gazetelerle haftalık dergilerde yıllarca ve evvelce de takip edebilenler, radyolarımızda bir zihniyet tasfiyesine lüzum olduğunu nasıl haykırmış bulunduğumuzu yakından hatırlayacaklardır elbette. Bu sebeple, kendisini hiçbir suretle tanımadığımı, fakat dinamizmine; müterakki görüşlerine kıymet verdiğim Devlet Vekili Sayın Mükerrem Sarol‘un iş başına geçtiği günden beri giriştiği tasfiye hareketlerini sempati ve dikkatle takip ediyorum. Kendisinin, radyolar ve Basın Yayın mevzuunda basına verdiği iki kısa demecinde, hulûsunu sezmemek, görüşlerini haklı bulmamak mümkün değildi. Yıllarca tahammülü pek zor bir acılıkla kaleme aldığımız tenkit yazılarını geniş bir rehavet içinde umursamayan insanları uyandırmak hatta bazı zecri tasfiye hareketlerine girişmek tasviple karşılanacak bir keyfiyettir.

Ancak burada birinci planda seyyiat sahiplerini veya adalet, beceriksizlik örneklerini veya bu hareketlerin müsebbiblerini görmezlikten gelerek tali tasfiyelerle iktifa etmek pek haklı ve kesin bir tedbir sayılmaz. Öte yandan, ayrılan şahısların yerine getirilenler veya getirilecekler kimlerdir? İşte bütün mesele, bu noktada azami hassasiyet göstermektedir. Tasfiyede hedefimiz şahıslar değil, zihniyet olduğuna göre eski zihniyeti aynen geri gelmiş görmek bizi başarısızlığa mahkum etmiş olabilir. O taktirde yeniden tasfiyeye mi girişeceğiz? Sayın Devlet Vekili’nin icraatının ve kesin tasfiye hareketlerinin sonu alınmadan bu mevzuda konuşmayı faydasız buluyor, şimdilik neticeyi bekliyoruz. 


Şardağ, R. (1954, Temmuz 18). Tasfiye. Radyo Gazetesi, s. 1. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın