Bizimkiler’in tavrı

Şu sevimli İzmir Radyosu devlete geçeli bir hayli gelişme (maddi imkânları nispetinde) göstermedi değil. İlk intikal devrinde, Basın Yayın’dan gelen eski müdür zamanında geçirdiği acemilik ve ehliyet fıkdanından doğma tereddütleri şimdiki müdür tamamen gidermiştir. 

Radyomuzda az çok ses ve saz akkoruna karışmış bir fasıl heyeti varsa, Basın Yayın tarafından açılan imtihanlarda solistler, hakları olan derecelere (bir iki şanssız tecelli hariç) getirilmişlerse, dersler başlamış ve hocaların kifayet hadleri nispetinde faydalı da olmuşsa, yeni yeni buluşlarla mümkün olduğu kadar orijinalite sağlanmış ve İzmir’de ötede beride dağınık duran kabiliyetler bir araya getirilerek bir temsil kolu kurulmuşsa, tâ belediye zamanından beri ehil bir idarecisi bulunamadığı için gelişmeleri mümkün olmayan Yurt Türküleri mensupları yeniden ve esaslı olarak dirije edilmişse; bütün bu hizmetlerde her derecedeki kıymetlerin rolü ve hakkı mahfuz kalmak şartıyla Radyo Müdürü Demiriz‘in gayret, anlayış ve isabeti mutlaktır. 

Fakat ilk günlerden beri iddia ettiğim gibi bir eksiklik bütün kuvvetiyle hâlâ kendini hissettirmekte devam ediyor: Solistlerimizin tavırlarıyla meşgul olacak oturaklı ve salahiyetli bir hocadan mahrumiyet!

Öyle seslerimiz var ki “as” duruma girmeleri için bir yıl kadar bu hocanın idaresinde çalışmaları kâfidir. Radyoda okuyan bütün solistler Ankara’yı karıştırmıyorum, zira buradaki üç ses hariç ötekilerin hepsi ile bizim çocuklarımızın hepsi boy ölçüşebilir. İstanbul’un Yavaşça, Müren, Doğrusöz ve Mefharet‘i olmaları için sadece okuyuş tavırlarının biraz ıslahı lazım. Esaslı bir hoca celbedilemediği taktirde hiç olmazsa tanınmış ve üslup sahibi olmuş bu ses sanatkarlarını münavebe ile İzmir’e davet etmek, solistlerimizle tatbiki çalışmalara iştirak ettirmek tek çıkar yoldur. Ben solistlerimizde iki seneden beri esaslı bir musiki ve nota bilgisi elde etme gayretini müşahede ediyorum. Hatta terakkilerini de görüyorum. Fakat tavırları maalesef bırakılan yerden öteye hemen hemen aşmamış gibi. Nasıl tahansız helva olmazsa, tavırsız da güzel ses olmaz. Bu acı hakikate haydi bir defa daha parmağımızı basmış olalım. 


Şardağ, R. (1954, Ağustos 15). Bizimkiler’in tavrı. Radyo Gazetesi, s. 1, 4.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın