Çanakkale: Bu kelimenin tesirine kapılarak kahramanlık sözleri söylemek beyhudeliğini idrak edelim. Ve yine sadece o günkü edebiyatın, ona bağlanarak meydana getirdiği sahifeler arasında dolaşalım. İmza yerine üç nokta ile neşredilmiş olan bir şiirden bazı mısralar yazabiliri; mısralar ki her Türk gibi onların sahibi de ne suretle gelirlerse gelsinler Sivastopol'a hiç benzemiyen Çanakkale'ye dokunacak ellerin kırılacağını [...]
Kategori: Edebiyat yazıları
Edebiyatımızda Vatan Duygusu – VIII
Ömer Seyfettin(1884-1920) Ömer Seyfettin II. Meşrutiyet, Ömer Seyfettin'e gelişme imkânları vermesiyle de hayır işler arasında bir kıymet daha bulundurur. Tür edebiyatı vatan ve millet duygularının yüksekliğini, yüksek ruhlu, cesur, vefalı ve saygılı Türk'ün ölmez karakterini onun kalemiyle kazandı. Bugün ağız kokusu dinlemektense, bir kolu kesik dolaşmayı gözüne alan "Diyet" kahramanı koca demirci, bize muharririn kalemiyle [...]
Edebiyatımızda Vatan Duygusu – VII
1908 Meşrutiyetinin hayırlı neticelerine dair Hiç şüphe yok ki ne olduğunu henüz söylemediğimiz bu neticeler, Türk vatanının bir cihan harbine girmesine engel olmuş değildir ve yurdun eskisinden daha beter parçalanmasının önüne geçememiştir. Fakat Meşrutiyet inkılâbı da nihayet, çeşitli emperyalist dalgaları arasında bocalayan imparatorluğun sathından doğuvermiş bir tezahür değil midir? Onu da XIX. asrın ikin nısfına [...]
Edebiyatımızda Vatan Duygusu – VI
Meşrutiyet devrinin ilk anda görülen belirtilerini ve bu belirişlerin vatan bakımından edebiyatımızdaki akislerini çizmiş bulunuyoruz. Fakat her duyguda olduğu gibi vatan duygusunda da ilk anlaşılan ve hissedilen şeylerin derinliğine inildikçe daha başka renkler bulmak mümkündür. Bir hissin ilk cazip veya antipatik tezahürlerini yenerek onun iç taraflarındaki gerçeği bulabilmek belki çoğu zaman zor ve imkânsız gibidir. [...]
Edebiyatımızda Vatan Duygusu – V
Ağlamak mukadderdir; asırlardan beri değişik şekiller altında dünyaya en yüksek sesiyle haykırmış, bütün beşer tarihinde hınçtan çok sevgi toplıyacak işler yapmış bir vatanın çocukları için. İşte Allah bile yıllardan beridir ki İslâm âlemini, türkülüğü ezip inletmededir. O Allah ki adını sülâleleden sülâleye şanlı bir bayrak gibi taşıyarak dünyanın dört bir tarafına dalgalandıran bir hükümdarlar imparatorluğuna [...]
Edebiyatımızda Vatan Duygusu – IV
Rüştü Şardağ 1908 yılına girmeden II. Meşrutiyet devrine yaklaşıyoruz. Siyasî iktidar kadrosunda bir değişiklik mevcut değildir. Aynı padişah, aynı hükümdar eli altındaki hükümet, aynı meclisi dağıtmış, halkı susturulmuş millet. Korku dağları sarmıştır; iyi, kötü hiç bir şey hakkında, hiç bir söz söylememek: Sosyetenin hüzünlü manzarası bu hale alışıldığı hissini veriyor. Fakat siyaset dalgalarını kımıldatan, yine [...]
Edebiyatımızda Vatan Duygusu – III
II. Abdülhamid istibdatında vatan duygusu ve Servet-i Fünûn'a giriş: Garip bir devre giriyoruz. Millete yapılan büyük haraketlerin yürekleri yaslandırdığı,hüzün dolu, karanlık dolu bir devre.. II. Abdülhâmid(1842-1918) Tarih, zâlim bir hükümdarı, zulüm yapmıya en elverişli bir devirde Osmanlı Türklerinin başına geçirmiş bulunuyor. Bir an için Fransızların Cezair, sonra Tunus'u, Fas'ı işgal ettikleri 1830 yılını, İngilizlerin Mısır'a [...]
Edebiyatımızda Vatan Duygusu-II
Artık edebiyatta da minkılâp değil, ancak bir inkılâp hareketinin emarelerini görmek mecburiyetinde kalacağımızı kestirebiliriz. Madem ki Tanzimat'ın nabzını yoklamıya çalıştık. Netekim her çeşit, her nevi ve her mektebe mensup edebiyatın, edebiyat örneklerinin akın akın Tanzimat'a karıştığı bir devrede, "vatan" kelimesinin de eserlerde akisler bulması pek tabi idi. Fakat vatan yeniden idrâk ediliyor gibiydi. Çünkü yeni [...]
Edebiyatımızda Vatan Duygusu – Giriş
"Vatan, üstünde hora tepilen bir toprak parçasıdır."ANATOLE FRANCE Anatole France(1844-1924) Anatole France, zekâyı cımbızlaştıran bir cümlesinde, "Vatan, üstünde hora tepilen bir toprak parçasıdır." der. Tarihi hâdiselerin bütün uzunluk ve genişliğince akışı, bu cümleyi söyleyen insanı harekete getirinceye kadar değişik safhalar kaydetti. İlk insanın tabiat karşısında kâh ağzı açık şaşkın durumu, kâh maddî ve manevî varlığının [...]
100 Yıllık Aşkımız
"Edebiyatımız, sevgili ve gönül aşklarından başka diğer aşkların da varolabileceğini anlatmaktan henüz bir hayli uzaktadır." RÜŞTÜ ŞARDAĞ Bir çiçek tomurcuğundan bahara girilebilir; bir küçük acıma hissi, insanlığın üstüne gerilmiş bir kanat olabilir; avuçlarımızda sıktığımız sevgili ellerinden alınan güç şu taşlı ve çorak günleri yenebilmemize yardım edecektir: Şüphesiz eğer bir sanatçı iseniz... Bir sanat adamınının ölümsüz [...]
