Sanatın, şu pozitif asır içinde bile güç aldığı en ehemmiyetli kaynak şüphe yok, hayâldir. Emil Zola’nın dökümanter romancılığını tetkik eden Rene Lalou, “Fransız edebiyatı” adlı eserinde der ki: “Bu kadar sonsuz malzeme, ancak büyük hayâl kuvveti sayesinde bir mevzua can verebilirdi.” Gerçekten de öyle değil mi? Fani bedenlerimizin birer köşeciğinde taşıdığımız başımız ve gönlümüz, hayâl [...]
Kategori: Edebiyat yazıları
Eski şiirimizin hikmeti
Sayın Eğitim Bakanı'na sunduğum bu ikinci nâçiz görüşüm, klâsik şiirimizin hikmetleri üzerinedir. Bizde, hikmet, vecize, Fransızların maxime dedikleri şey, çok zaman birbirine karıştırılmıştır. Bir defa vecizeyi veya vecize gibi lâfı, bir kumandan bir tarihçi, bir kimyager, bir ticaret adamı da söyleyebilir. Vecize; az söze bir hayli değerli mana ve hatırı sayılır düşünce karıştırmaktır ki her [...]
Bizim klâsiklerimiz
Çok şükür ki Millî Eğitim Bakanlığı'nda, yıllar sonra büyük bir uyanış belirdi. Sayın Eğitim Bakanı, haber verdi: Bizim de klâsiklerimiz, millî kıymetlerimiz vardır; yetişmekte olan nesillere onları da kazandıracağız. Bizim millî kıymetlerimizden maksat nedir? Bu hükmün ihata ettiği değerler hangileridir? Bu hususta kesin bir ışığa kavuşmuş değiliz. Fakat sayın Bakan'dan klâsik şiirimizi ihmal etmemesini candan [...]
Aşk ama, böylesi!
Eski şiirimizin bir aşk anlayışı var ki böylesi bir aşk, ne bizde, ne de dünya edebiyatında görülmüştür. İran edebiyatının Epikürist bir görüşle beslenen garam şiirleri bile ona benzemez. Bakarsınız, bazen cahiliyye devrinin Arap şiirleri gibi içli seslenişler divan gazellerimizi süsler. Bakarsınız; Racine'deki his ve akıl çarpışmasının olgun meyveleri halinde yükselen uslüp ve espri inceliklerini andırır. [...]
Fikir
Bilmem dikkat ediyor musunuz? Baskı bakımından önde giden bazı yeni gazeteler, zaten çorak olan fikir tarlamızı büsbütün kuruttu. Güzel kalmanın yollarından güya ilmî olarak bahseden, gerçekte teşhiri ayıp sayılacak duygularımızı gıcıklamak hedefini güden yazılar ve çıplak resimlere gazetenin hemen yarı hacmi ayrılıyor. Hafif şakalar ve havadis için bir sahife; yazısız roman; bütün bir arka yaprağı [...]
Kitap ve çöplük
Dün, kapısı birinci kordona açılan ve içi her gün denizin esintisiyle yıkanan bir büyük kitaplıkta, oturulmamış iskemlelerin, el sürülmemiş fikir ve sanat eserlerinin adeta feryad edişine şahit oldum. Kimsecikler yok. Beyninin ışığını cilt cilt kitaplara doldurmuş olan nice saygıdeğer insanların şu aziz metaına yanaşan kim? Okuyor muyuz? Buna hemen “hayır” diyemeyiz. Kafaları ifsad edici bir [...]
Bizde gazetecilik
İstanbulda kurulan gazetecilik enstitüsü ne yapıyor bilmem; fakat gazetecilik mesleğinin bizde bir hamle beklediği de söz götürmez hale gelmiştir. Dikkat ediyorum; küçük bir manifatura çıraklığı ile işe başlıyan patronların sayısı gitgide çoğaladursun, bizde çekirdekten yetişen gazeteci patronların nesli neredeyse kuruyacak gibi. Bundan faydalanan bazı pamuk, kumaş veya apartman sahibi tüccarlarla ihracaat veya ithalât tacirleri günün [...]
Ya bunlar hükümdarım, ya bunlar?
Geçen gün “Fareler ve İnsanlar” ın son temsilinde elemle düşündüm. Bizde sanat, ne zaman nasibini küçük insanlarda arayacak? Öripides’in bir trajedisinde geçer sanırım: Kral, sarayının muhteşem dekorları ve maiyeti arasında nutkuna şöyle devam eder: Bu lüks, bu debdebe! Yazınız şairler, bunları yazınız! Bu sırada kâhin, köşede büzülmüş olup âdet üzere halkı temsil eden kalabalığı göstererek [...]
Hasan Pulur anımsatınca
Ben sevgili Pulur'un, günlük olayları süzüp süzüp içinden, unutulmaz çeşnide dersler çıkarışını çok eski yıllardan tanırım ve severim. Naçiz şahsım ve eserlerim hakkında yazdığı birkaç güzel yazı, gönlümün en saygınlıklı köşesindedir. Geçen pazarki yazısında, Sayın Hıfzı Topuz'un Paris anılarını içerik kitabına aldığı anıları bize iletirken Nazım Hikmet hakkındaki bölüm, bende de bazı anıları uyandırdı. Pulur, [...]
Şiire dönük notlar ve Feyzi Halıcı
Epeyce zaman oluyor; sanırım, dört beş ay önce, şiirle ilgili bir iki kitap beni düşündürdü. Diyarbakırlı Sayın Reşit İskenderoğlu'nun yayınladığı "Cahit Sıtkı ile Anılar"ını çok beklettim: İskenderoğlu, sevgili Cahit'in kentdaşı, Şiir dünyamıza, kısa süren yaşamında silinmez ışıklar bırakıp giden Tarancı'yı, içimizde yine sevgiyle yaşattı. Onun, zati hep yanık duran lambasının fitilini daha da açtı. Gencecik [...]
