İlk temas

Gazetelerde okudunuz mu bilmem, Ay'la ilk temas başlamak üzere. Bir Frenk bilgini, uzun müddet süren hazırlıklarını bitirmiş, Bize olan yabancılığını ebedî bir merakla takip ettiğimiz Ay'a gidebilmek için lâzım gelen tertibatını da almak üzereymiş. "Kim bilir nelerdir bu tertibat?" diye pek mi meraklandınız? Meselâ, muazzam cesamette çiçek buketleri mi? Arz sakinlerinin çeşitli milletlere mensup güzellerinden [...]

Kadında göğüs

Amerika bu, merak sardırmışlar mı sana? Anket açmışlar: "Kadınların, bir erkek olarak, en fazla nesine bakarsınız?" diye. Şehir içindeki çoğunluk, "göğüslerine" cevabını vermiş. Fakat anketin bir ikinci sorusu da hemen ardından yetişiyor: "Peki niçin?" Yani niçin meselâ yanak değil de göğüsün hatta ayak değil de, tırnak değil de göğüs? Bunların içinde bir tanesi var ki [...]

Basın Yayın Umum Müdürü’ne üçüncü mektup

Kardeşim,  Tasfiyesi, emekliye ayrılmaları ve sınıflarının hakiki bir şekilde tespiti icabeden ses artistleri radyolarımızda okumakta devam ederken; en kötü bestekârların adı anons edilip, en güzel şiirlerin güftelerin sahibini bilmemezlikten gelmek insafsızlığı yürüyüp giderken; şarkılarımızın besteleri ve notaları arasında farklar bulunagiderken; hükûmet merkezinde bulunan Ankara'da eserler yanlış çalınırken; içkili gazinolarda olduğu üzere en tanınmış sanatkârlara bile [...]

Halk müziği istikbâle namzettir

Hoşsu kadrosunun teyit ettiği hakikat Preveze zaferinin yıl dönümü olan 27 Eylül günü Ankara ve İzmir radyolarındaki "Yurttan Sesler" müziğini dinlemişseniz eğer, siz de benim gibi yarına, musikimiz bakımından, büyük bir ümitle bakmışsınızdır. Batı musikisi bütün dinlemek mecburiyetinde olmamıza ve beşeri sanatın dev noktalarına ulaşmış bulunmasına rağmen bizim  olmadığı, hiç bir zaman olamayacağı için üzerinde [...]

Sanatın kaderi

Şehrimizde misafir bulunan sevgili kardeşim Münir Hayri ile birlikte dün uzun bir sohbet içinde, acı acı sanatımızı düşündük. Aslında Ege'nin evlâdı olan bu üstün zekâ ve sanat adamının Ankara'da geçen sanat mücadelelerini yakından bildiğim için, görüşlerinin isabetine de yerden göğe hak veriyorum. Bir dakika uyumadan bir on sekiz Mayıs gecesi, sabaha kadar İsmet Paşa Kız [...]

Radyomuzda Acemkürdi faslı

Ruhları pervaz eden bestekârlar Bugün radyomuzda saat 19.30'da başlayacak olan "Radyo Kadınlar Faslı"nın Acemkürdi programına bir göz atıyorum. Ne güzel eserler, tazeliğini her dem muhafaza eden eski çeşnide hoş şarkılar var. Emektar hoca Mehmet Kasabalı'nın idare ettiği bu faslın, "En güzel eseri hangisidir" diye bir tefrik yapmak pek zor. Merhum büyük bestekâr İsmail Hakkı Bey'in [...]

Neden susuyor?

Musaddık'ı mahkemeye çekmişler, hiç konuşmamış. Bir muhabir sual sormuş, cevap yok. Arkadaşları sıkıştırmışlar, lâf yok. Şimdi de adalet huzuruna çağırıyorlar. Bu adalet, sözde veya kavilde mevcut olsun yani adalet ister var, ister yok olsun; hazretin orada da dudaklarından bir kelime çıkmıyor. Gerçi "ağzını bıçak açacak halde değil" demek mümkündür. Fakat memlekette şahlığı devirip Cumhuriyet kurmak [...]

Hizmeti unutulmayacak adam: Mehmet Kasabalı

İzmir'de musiki çevreleri  Turgutlu kasabasının yetiştirdiği ve kendi kendine gelişerek Ege'ye bir kıymet olan İzmir Radyosu muallimlerinden Mehmet Kasabalı, dokuz seneye yakın bir ömrünü bağladığı sahne hayatından, muhterem dostum Nurettin Ulueren'in tavsiye ve ikazı üzerine radyoya kazandırdığım ve himmeti bu memlekette unutulmayacak kimselerdendir. Diyebilirim ki İzmir Radyosu'na verilen emek üç hisselik ise, bunun üçte biri [...]

Basın Yayın Umum Müdürü’ne 

2. mektupDilimizin perişan hali Kardeşim, Daha önceleri de yazdım ya, uzun mukaddeme ve tekerlemeye girişmeden hemen haber vereyim: Belki de başka işlerinden vakit bulup meşgul olamıyorsun; dilimiz, solist namzetleri, hatta tanınmış sanatkârlarımızdan bir kısmının ağzında perişan olmaktadır. Onların bu işte büyük bir sun-ı taksirleri (hatalı davranış) olduğunu zannetmiyorum. Bir kısım solistler, bu meslekten ekmek yedikleri, [...]

José Iturbi

Valencia'da dünyaya gelen Iturbi, orta halli bir ailenin çocuğudur. Annesi güzel sesli ve neş'eli bir kadın, babası hava gazı şirketinde memur olmakla beraber aynı zamanda piyano akortçusu idi. Itubri piyanoya dört yaşında başladı. Kısa bir zamanda hocası, Iturbi'nin bir sanat devi olduğunu anladı. Altı yaşında iken Iturbi'ye Mozart'ın bir sonatını ders olarak vermişlerdi. Ucuz bir [...]