Eski dostlarımızdan, değerli müzisyen Adnan Saygun, iki yüz yıldır çiğnenen sakızı bir kez daha çiğnedi. "- Türk musikisi diye bir şey yok, bu adla dinlenilen müzik, çağını yitirmiş Osmanlı müziğidir." Osmanlının evinde otururuz. Caddelerinde, kentlerinde dolaşırız. Dünya cenneti "İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı" diyen şair gibi bu mavi meltemler, henüz yazılamamış şiirler ülkesini tadımlarız. Sonra bütün [...]
Kategori: Eleştiri
Bana yazanlara
Sayın M. M. Yutunel, Yüce Allah inancında bizi birleştiren yazınız ve sevginiz için teşekkürler. Pazar söyleşilerimi dikkatle ve anlayışla okuyuşunuz, İslâm’ı dinsizlerle, din sömürücülerinin dışında gerçek yönü ile görüşünüz beni ayrıca sevindirdi. Nokta dergisindeki, dinsizlerin çıkışlarına da pek aldırmayın. “Allahsızlık”la mutluysalar kendileri bilir. Bizim dinimizde zor yoktur. Kur’ân, ders alabilenler için öğüttür. Bir milyara yakın [...]
TRT ve eşcinseller
TRT’nin, kendileriyle ilgili programı üzerinde eşcinsellerin tepkisi hâlâ sürüyor. “Bizi sergilediler. Bize karşı nefret duygusu uyandırdılar.” İnsanın soracağı geliyor: “Devlet kuruluşu, ya ne yapsındı? Size Türk halkının kucak açmasını, saygı ve sevgi duymasını mı sağlayacaklalardı?” Toplumumuzun hem İslam’a, hem milli geleneklerimize ters düşen bu çarpık ilişkilere karşı tepkisi, hiç de yumuşak ve hoş görülü değil. [...]
Sultan Süleyman Hırsızlar Ülkesinde
Kanuni Sultan Süleyman dönemini içeren en değerli eserlerimiz Amerika’da sergileniyor. Eski Kültür ve Turizm Bakanı zamanında hazırlanan tanıtma çabası, tarihleri olmayan Amerikalı dostlarımız için çekicidir ve yerinde bir hizmettir elbet. Ardından Mimar Sinan Sergisini de açacakmışız. Bu da hoş da, onların hakkımızdaki kısır, haksız niyetlerini değiştirebilecek miyiz? ÇALINAN ESERLER Yalnız pasifik ötesi devlet değil, Avrupa’da [...]
Felsefe’ye yazık!
Sanırım, en çok sevdiğimiz sözcüklerden biri oldu, felsefe. Son kez, iktidar ve ana muhalefet partileri de ona iyice ısındılar. “-ANAP’ın felsefesi…”“-Partimizin temel felsefesi.”"-Ana muhalefetin felsefesine göre…” Neden, “partimizin yolu” değil? “Parti ilkelerimiz”, “partimizin siyaset anlayışı değil” de ille de “felsefe”! Felsefe sözcüğüne özel bir sevgiden mi, yoksa felsefeyi ayağa düşürmüş olmanın ayrımında olmayışımızdan mı geliyor [...]
Sahne Dilimiz
Kim, nasıl, dilimize bu “sahne dili” tâbirini soktu ise, dilini bal arıları soksun diyesim geliyor. Çünkü “sahne dili” diye boş yere sakat bir görüşü yıllarca bu memlekete yerleştirmeye çalıştık ve Türkçeyi bir ucube şekline bürüyüp sahneye çıkardık. Dilimizin kendi diksiyon ve fonetiğine ait bir meselesi olduğu gibi, bir de kötü melodramatik bünyesi var. Sahne dilinin [...]
Ey halk, senin namına…
Muvafakatin kusurları yok mu, elbette var. Fakat köstekli müstakil gazetelerin bugünlerde sütle yıkanmış gibi pirüpâk edip süslediği, allayıp pullayarak halkın oyuna sunduğu muhalefetin de cascavlak hüviyetini gücümüz yettiği ölçüde belirtmeliyiz; tâ ki tarafsızlığımız biline! Kurulduğu ilk günlerde, samimî ve ılık muhabbetimi esirgemediğim muhalefet partimizin bugün düştüğü hangi tezadına dokunayım. “Halk namına” diyerek giderayak düştüğü hangi [...]
Şardağ’ın Hayyam Çevirisi
Sabahattin Teoman Önümde "Ömer Hayyam'ın Rubaileri" adlı bir kitapçık var. Dil üstüne boşaltılıp bir-kaç yudum su ile yutulacak ilâç tozu paketçikleri kadar ufak bir kitap. Unuttuğumuz bir temiz baskı ile, kişiye ilkin yeme isteği veren kaymak içi aklığında bir kâğıda basılmış. Hayyam'ın, bu, yere düşüp binbir parçaya bölünmüş ayna gibi, her parçasında ayrı bir düşün, [...]
Türk Dil Kurumu Düşmanlığı
Şardağ'ın yaşamı görmeye elvermese bile, katkısız ve zengin dilimiz, gelecek kuşaklara tüm arınmışlığı ile mutluluk verecek...RÜŞTÜ ŞARDAĞ Başlangıçta değerli bilgin, rahmetli Ahmet Cevat Emre ile Kurumun Türkçe, Dilbilgisi kolunda bir süre çalışmıştım. Bugün üyeleri arasında değilim. Yaşamım boyunca, yazılı ya da sözlü olarak, "Bana şu olanağı tanıyın" diye resmi, yarı resmi ve özel kuruluşlardan dilekte [...]
Klâsik Dîvan Şiirimiz İçin Yazılanlar
Şardağ, güzellik alıp satıyor, çirkinle işi yok!Rüştü Şardağ Anatole, France, Roma yıkıntıları üzerinde, eleştirinin faydasını tartıştırdığı iki kişiden birinin arkasına gizlenerek, "Tüm eleştiriciler" der, "Tarihte hep tepetaklak gelmişlerdir. Çünkü büyük bir sanatçı olamamışlardır. Ne var ki her sabah, gözünü dünyaya açan sanatçı, kendisini çekememezlik içinde gözleyen eleştiricilerin varlığını bilir ve toparlanır. Görüyorsunuz ki onlar yine [...]
