"Mahmut Hoca" ismini şehrimizde musiki ile meşgul olup da hatırlamayan, bu ismi sevgi ile anmayan bir kimse bulunacağını sanmıyorum. İzmir Radyosu'nun kurulmasına tekaddüm eden günlerde, onun musiki faaliyetini besleyecek eleman ve çevreleri tesbite çalışırken bana tavsiye edilen bir şahıs da Mahmut Hoca namı ile maruf olan Mahmut Özoktay'dır. Rumeli'den, bugün yabancıların elinde bulunan Köprülü'den genç [...]
Kategori: Musiki içerikli yazıları
İzmir’de musiki hayatı: Nurettin Ulueren ve Kordon’daki meşkhanesi
İzmir'in Türk müziği bakımından tavsiye edilen ikinci bir yetiştirici lokali de Nurettin Ulueren'in evidir. Birinci Kordon'da Tayyare Sineması'nın hemen altındaki şahsına ait evni büyük salonunu on seneye yakın bir zamandan beri musikimizin ses sahasına merak sardırmış olan kabiliyetler için açık tutan Nurettin Bey, ordudan malûlen emekliye ayrılmış, kendine yetecek kadar ud çalan, usûllerimizin basit ve [...]
Neyzen Ahmet ve talebeleri
İzmirli olanların hemen hepsinin, adını yakından bildikleri ve bana, "Ah, sağken onu tanısaydınız..." veyahut, "Radyo açılacağı şu günlerde sağ olsaydı ne büyük hizmeti dokunurdu" diye çeşitli mütalaalarda tanıttıkları bir Şeyh Cemalettin Efendi vardı. Onun, İzmir'in yegâne mevlevîhanesinin şeyhi olması, radyo ve çevresine nafiz bir şahsiyet oluşu, musiki sanatımıza karşı derin bilgi ve vukufu bütün İzmir'e [...]
İzmir çevrelerinde musiki hayatı
1950 yılının Mart ayında Ankara'dan naklen geldiğim İzmir şehrinde, vazifeye başlamamın üzerinden beş ay geçmeden, uhdeme bir radyo idaresinin tevdi edilmesi dolayısıyla, şehrin musiki hayatını, bu işle alâkalı olanları yakından tanımak ve onların arasına karışarak istikşafta bulunmak istedim. İzmir, eski Firikya'dan Aka'lardan eski Yunan'dan kalma ve nihayet son Osmanlı Türk tarihinden intikal etme büyük medeniyetlerin [...]
İzmir Radyosunda üç yeni ses
Baradan'ın mektubu Bugün radyomuzda saat 16.15'te, "Sesler geçiyor" saatini takip edeceksiniz. Senelerden beri Ankara ve İstanbul radyolarında ya bu isimde veya "Seslerin Geçidi", "Seslerden bir geçid", "Sesler Geçidi" adı altında tatbik edilen bir saat var. Biraz daha orijinal bir isim bulmak mümkün değil mi? "Sesler Dizisi", "Seslerde Renkler", "Ses Ses Üstüne", "Bir Sıra Ses" vesair [...]
Radyoda kadınlar faslını dinleyiniz
Bu akşam saat 18.00'de başlayıp, 45 dakika sürecek olan İzmir Radyosu'nun kadınlar faslını ihmal etmemesini, dinlemelerini bütün okurlarıma hararetle tavsiye ederim. Tekâmül her müesesede rastladığımız bir şey olmadığına göre, geri gitmesi de pekala mümkün iken ileriye doğru sevineceğimiz, övüneceğimiz hamleler kaydeden Mehmet Kasabalı'nın idaresinde icra edilecek olan bu faslın da, son bir haftadır şahidi olduğumuz [...]
Biri bizde ikisi Ankara’da üç minyon ses
Bugün Ankara Radyosu'nda iki minyon ses dinleyeceğiz. Biri saat 11.15'te okuyacak olan Behiye Aksoy, diğeri 19.55 seansında dinleyeceğimiz Şükran Özer'dir. Behiye Aksoy'un son yılların bize kazandırdığı Udi Halil Aksoy'in eşi olduğunu her halde bilenleriniz çoktur. Onların bugünkü seansları şu bakımdan enteresandır. Her ikisi de yumuşak, munis, çocuk sesli okuyucudur. Şükran Özer'in biraz daha pişkinliğine mukabil, [...]
Menba suyu gibi bir ses: Mürşide Şener
Dergilerde pek görülmez ama - Yegâne pürüzsüz ses - Elenecek bir eleman bir nakavt bekliyoruz Bugün İstanbul Radyosu'nda, saat tam 20.00'de dinleyeceğiniz ses, bir çoklarınız için yepyenidir. Tereddütlerinden henüz kurtulmuşa benzeyen Mürşide Şener’in içkili veya içkisiz gazinolarda okumaması, konserlere çıkmaması, magazin dergilerinde sık sık kendisinden bahsettirmeyişi, onu hepimizin derhal tanıyamamasına ve ilk plânda hatırlayamamasına sebep [...]
Gündüz, Yaman okuyacak
Hoca da hoca - Suzan Yaman'ın buketi - Dedevari eser Bugün radyomuzda Suzan Yaman'la Emin Gündüz okuyacak Saat 17.30'da yedi eserle karşınıza çıkacak olan Suzan Yaman. da, Bandırma'nın bu zeki bakışlı, içli kızında, musikimizin ihtiyacı olan yumuşak, ipek bir tül inceliğinde bir ses mevcut olduğunu daha önceleri yazmıştık. Her solistimiz gibi uslûp ve tavır hocasına [...]
Klâsik musikimizden ne kaldı
Şimdi sorulabilir: "Klâsik Türk müziğinden ne kaldı?" diye. Bu hususta iki görüş hakimdir. İşte birinci görüş; tarihi Türk müziği artık müzelik olmuştur. Onu tamamen bir yana bırakalım. Batıda her milletin şeklen ve ruhen milli olan bir çok yeni musiki hamleleri mevcuttur. Fakat yine de o büyük senfoni üstatları hâlâ dinlenilmekte, klasiklerin müziği konser salonlarında, zaman [...]
