Şem’i Dede haksız mı?

Eczacı bir okuyucum, tâ İzmitlerden, üşenmeden telefon açmış soruyor: “İki hafta önceki Tempo dergisini gördünüz mü? Bir soru-yanıt tablosu çizilmiş. Araştırmacı olarak tanıtılan ve Alevilikle ilgili bir konuda konuşturulan bu kişi, Hacı Bektaş Veli hakkında sorulara yanıt verirken birdenbire kendisine, 'ya Tefsir-i Besmele' denilince o da 'Ha evet, biliyorum Onu Rüştü Şardağ attı ortaya. Bu [...]

Pekkan ve Avşar’ı düşünürken…

Hürriyet gazetesinin, yılları dolduran güzel bir geleneği var: Bilim, edebiyat, sanat dallarında ve musiki türlerinde yılın üst düzeyine çıkmış olanları anlamca ve maddece ödüllendiriyor. Yarışmanın adı da hoş: Altın Kelebek. Bu yıl da sonuçlar duyuruldu. Hemen her dalda bilim, edebiyat, musiki ve film dünyasının önde gelenleri fotoğraf ve tanıtım yazılarıyla görüntülendiler. FİLM FESTİVALLERİ Dikkat ettim; [...]

Ben rahibe değilim

Böyle diyor, Türkân Şoray kızımız. Perdeden, Türk müziği sahnesine atılacak ya! Musikimizin, son yıllarda iyice sekse bulaştığını, gerçek üne sanat yolu ile ulaşanlara pek itibar edilmediğini hissetmiş olmalı ki, kendisine kimsenin rahibeliği yakıştırmadığını bildiği halde, üstüne basa basa evet diyor: “Ben rahibe değilim.” Şoray’ın, Cihan Ünal’la olan resmi evliliği ve bu resmi evliliği gölgede bırakacak [...]

TRT – Yavaşça – Önaldı

Türk musikisi denince, kuşku yok akla daha nice adlar gelir. Kendilerini beğeniyle izlediklerimiz, belleğimize nakış nakış çizilmiş, içimizi sarmış isimler birbirlerini izler. Birkaç haftadır TRT, bir program yayınlamaya başladı. Kendi alanının rakipsiz sanatçısı Dr. Alaeddin Yavaşça’yı mikrofona çıkarmayı akıl edince bu haftaki söyleşimize bir esin kaynağı bulduk. ÖNCE TRT Biz TRT ile hiçbir gün, siyasal [...]

Olmadı Sayın Saygun

Eski dostlarımızdan, değerli müzisyen Adnan Saygun, iki yüz yıldır çiğnenen sakızı bir kez daha çiğnedi.  "- Türk musikisi diye bir şey yok, bu adla dinlenilen müzik, çağını yitirmiş Osmanlı müziğidir." Osmanlının evinde otururuz. Caddelerinde, kentlerinde dolaşırız. Dünya cenneti "İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı" diyen şair gibi bu mavi meltemler, henüz yazılamamış şiirler ülkesini tadımlarız. Sonra bütün [...]

Eurovizyonda sıfır…

Hakkımız sıfır mıydı? Sonucu, haksız bulabilirsiniz. Hatta, “Kıbrıs Rum temsilcisi olan o tipsiz ve renksiz kızdan da mı geride olacaktık?” dersiniz. Ne olurdu efendim, yirminci, hatta onsekiz ve onbeşinci olsak ne olurdu? Yıllardır kapılarını aşındırdığımız dünya Eurovizyon yarışmasına, bizler, hep birincilik hülyasıyla gidip sonuncu olup dönmüyor muyuz? Geçen yılki şarkımızın ortalarda bir yere oturması, bize [...]

Maksim’de fasıl…

Birkaç ay önceydi. Aziz bir dostla, Maksim’de, fasıl dinledik. İcra edilen eserlerin, seslerin ve oluşturulan düzenin hayranı kaldık. Türk musikisini, sahnelerimizin baştacı yapan iki kişi, Fahrettin Aslan ve Osman Kavran dostlarımdır. Gece yaşantım olmadığından vaktim olmazdı gitmeye. Ama yakın dostum, “Gel gidelim, Şardağ” deyince yürekten benimsedim. Yetmiş yaşın işbitmişliğine rağmen Maksim’e girdik. Fasıldan dağılıp gönüllerle birlikte [...]

Muzaffer İlkar ve VEFA…

Muzaffer İlkar(1910-1987)Radyo, 2/7/1945, 43: 15 Rahmete kavuşan sevgili Muzaffer İlkar’ın, ağır hastalığı günlerinde bile Türkiye radyolarıyla televizyonlarından, eserleri ve adı duyulmaz olmuştu. Klasik tavra dayalı eserler vermemiş olsa bile, çağdaş Türk sanat müziğinde adını gönüllerimizin ince telleri üzerine kaydettirecek güzel şarkıları vardı, O’nun. Muzaffer’i unutmanın, kendisini, yakınlarını ve sevgili, vefalı torununu üzecek bir yanı olmasın [...]

Alaturkanın Kaderi

Alaturkanın kaderi, onun meselelerini ortaya dökmedikçe doğru dürüst bir yön tutamayacak vesselâm! Meselelerini çözmek demedim, dikkat edin; çünkü bir defa bu musikinin hangisine ne nisbette Türk musikisi diyebileceğimiz, yıllar süren yazışıma, çığırışıma ve ne yazık bazen de dalaşmalarıma rağmen hâlâ tesbit edilmiş değildir. Hiç şüphe yok ki Neyzen Aziz Dede'nin insanı ye'sin enginine götüren Şedaraban [...]

Türk Musikisi

"Avrupa tekniğiyle düzenlenip içine fakirin kıçındaki yamalar gibi, bir Dede'den, bir Emrah'tan ritmler yapıştırmakla Türk musikisine ulaşılmaz ve bu ürünlere Türk musikisi damgasını vuranlar kendilerini bir zaman için oyalayabilirler; o kadar." Rüştü Şardağ Genç Tanzimatçılarda ve onları, batı edebiyatı doğrultusunda daha ileri uca vardıran Servet-i Fünûn romancılarında, -Mithat Efendi'nin açtığı popüler yolu görmezsek- alaturka saz çalan [...]