İlk konser

Doktor Halit Nazlı'nın başkanlığındaki bir idare heyeti ve Ahmet Aksoy, Muhittin Akıncı, Ferruh Örel, Necdet Varol gibi kuymetlerden teşekkül etmiş yetkili bir sanat heyetinin ortaklaşa gayretiyle kurulan Türk Musikisi Cemiyeti'nin ilk konserini dinlemek fırsatını buldum. Öyle sanıyorum ki, İzmir, Türk Musikisi adına icra edilen bu çapta, övülecek gurup ile ilk defa başbaşa kalmıştır.  Üç aydan [...]

Asım Kültür neden ukalâ?

Geçen gün bir iki dost ısrar edince okudum ve gördüm ki Asım Kültür'ün her zamanki sütununda bu sefer devirdiği çamlarla bir fukara mahallesini ısıtmak mümkündür. O iki sütun silme yazının işte demek istedikleri:  1. Türk musikisi yalnız halk musikisidir. (Demek Adnan Saygun'la Itri'nin musikisi bize ait değil.) 2. Halk musikisi sadece neş'e ve oynaklıktır, şu [...]

Aferin Karşıyakalı okuyucuma

Radyoda sarı telin cilveleri Veysel'in sızlayan teli - Kadıoğlu Zeybeği - Şu Bolu'nun kızları - Güzel bir müzik anlayışı Halk musikisinde sazın düzeni ile alâkalı birtakım şekiller vardır: Cura, Misket, Müstezat düzenleri gibi. Bu düzenlerin hepsinin ayrı isim taşımalarını haklı çıkaracak hususiyetleri de mevcut. Meselâ "Misket Düzeni", halk musikisinin "Âşık kolu" diye adlandırılan bir branşını [...]

Melâhat Pars radyomuzda

Nalkesen'e mikrofon erken İzmir'in değerli neyzeni - Pars'ın kuvveti sesinde mi? - Taşçı Mehmet Efendi - Söz yayınlarında kımıldama Radyomuzda bugün 18.00'de Radyo Kadınlar Faslı'nı dinleyeceksiniz. Udi Edip Erten'in kurup bıraktığı bu teşekkülü iki haftadır Neyzen Ahmet Bey hakkıyla idare ediyor. İki haftadır dedim; çünkü daha önceleri okuyanlar arasında tereddüt mevcuttu. İzmir'in bu iyi yetişmiş [...]

Doktor Alâeddin’i niçin severim?

Bu memlekette, vaktiyle tekâmülüne ulaşmış, fakat yarınından şüphe duyulan bir Türk müziği ile, bizi hiç anlamayan, umursamayan ikinci ve garbı tekrar eden bir Türk müziği ve bir de bütün iptidailiğine rağmen kitleyi saran üçüncü müzik, Anadolu ve Rumeli halk müziği var. Fakat bu üç dalın hiçbirisi üzerinde münakaşa edecek veya buna kapı açacak değilim. Zira [...]

Musikimizde Zurna ve Lâvta

İzmir Radyo Müzik Şefi hakkında Özbeöz Türk sazı - Avrupa'ya biz öğrettik - Narin bir saz - Okunmayan imza Matbaaya uğrayamadığım son günlerde okuyuculardan gelen iki ayrı mektup benden iki mesele üzerinde fikrimi soruyor. Bunlardan Karşıyaka'dan Lâmia imzasıyla mektup gönderen okuyucum Zurna ve Lâvta Türk musiki âletleri midir? diye soruyor ve biraz izahat istiyor. Zihnimde [...]

Bir öğrenciye cevabım: Alaturka ve klâsik

Atatürk Lisesi 4. sınıf öğrencilerinden Bay Üner'den bir mektup aldım. Benim okullarında klâsik Türk musikisine de hususi programlarında yer vermelerini isteyen fikirlerime muteriz. Karşıma salâhiyet sahibi kimse çıkmadığı, hocalar susarken öğrenciler konuştuğu için cevap vermeyebilirdim. Buna rağmen fikrini tasrih için alaturkanın Türk musikisindeki mevkiini tayin için yeni bir açıklamada bulunuyorum. Salâhiyetli hocalarının cevabına intizardayım:  1. [...]

Dönmüyor

Şimdi, yine şaka yaptığımı sanacaksınız; gerçi günler, şakasız, lâtifesiz dönmüyor. ama ben size neyin dönmediğini de merak ettirmeden açıklayacak durumdayım. Açıklamasına açıklarım ya, siz meraka düşüp, "Acaba ne dönmüyor?" diye, içinizden sual sorarsanız ne yapalım? Şimdi bu satırları okumakta olanların gözlerinde beliren sorguları, hayalimde çözer gibiyim. "Acaba" diyenleriniz var, "Her şey tekerrür edip durduğu, hep [...]

Bir şetaret şarkısı: Gül yüzlerin şevkine gel

50 liraya gam satın alınabilir mi? - "Hoppala yerim" de var - Kasabalı'nın faslı - Şerif İçli yanıldı... Türk musikisi hakkında bilgiye sahip olmayanların, sık sık tekrarladığı bir bayat hüküm de şu: Musikimiz gam ve keder musikisidir. Demek ki binlerce insan, her gün büyük şehirlerde müzikli gazinolara gidip saz dinlemeyi ve icabında bir gece de [...]

Gözlükçü Asım’ın hakkı var

Geçenlerde İzmir'in sevimli ve popüler siması, gözlükçü Asım'a kırılan gözlüğümü yenilemek için gitmiştim. Bu derin duyuşlu ve sezgili arkadaş şaka yollu "Nedir telaşın?" dedi, "Görecek o kadar mühim şey mi var dünyada?" Ben bu sözün uyarışıyla büyük âmâ şair Âşık Veysel'e uzandım. Bir gün Ankara'daki evimde onun lokmalarını doğruyor, görmeyen gözlerinden yana bir eksiklik duymamasına [...]