Büyük camilerimizden birinde vaaz dinleyen, memleket meselelerine karşı hassas dostum Esrigün'ün temas ettiği bir nokta beni de hayli düşündürdü: Vaizlerimiz hâlâ en koyu ve ağdalı medrese ağzı ile konuşuyorlar. Nitekim bu cuma günü, bine yakın Müslüman'ın ibadete koştuğu bir camimizde ben de vaaz dinledim. Hoca Efendi konuşuyor: "Bîşekk ü bînazir" aman hocam, "şüphesiz, şüphe götürmez, [...]
Kategori: Genel
Gevşedim
Geçenlerde muhterem bir hanımefendi dostumuzun evinde otururken, çat kapı, içeriye kırk beşlik hafif kıranta, pembe yüzlü, fazla sırıtkan bir zat girdi. - Nasılsınız hanımefendiciğim, iyisinizdir inşallah? Sıhhat-i devletleri ne âlemdedir efendim? Sonra bana dönerek: - Beyefendi yabancı gelmiyor?- Tanıyacaksınız efendim, yakınlarımızdan Rüştü Şardağ, edebiyatçı..- Tamam tamam! Şimdi hatırladım, güzel şiirlerini hatırlıyorum bey’in. Şiir yazmış veya bunu [...]
Münacaat
Düne dek kirli idik; bugün temizlenebilir miyiz Ya Rab? Ayların en müşerrefine girdiğimiz şu ilk gün, taşıdığımız vebalin bilânçosu altında iki büklümüz. Biz karıncaları bile incitmeyecektik; sebepsiz yere kalpler kırdık. Sevecek, aldatmayacaktık; küstük, yalan söyledik. İçki içmemek sana değil, bize lâzımdı; yapamadık. Tıkabasa yememek bizim kör nefislerimiz için iyi idi ama, edemedik. Başkaları çıplak dolaşırken [...]
Piyasa musiki kaldırılabilir mi?
Duyduklarımız doğru ise, tanınmış okuyucularımızdan Hamiyet Yüceses İstanbul Radyosu'ndaki seanslarından uzaklaştırılmıştır. Yine işittiğimize göre her iki radyonunun mesul ve salahiyetli idarecileri, piyasa musikisine radyolarımızda asla yer vermemek, onu mümkün olduğu kadar yok etmek kararında imişler. Bir defa şahsen musiki bakımından Hamiyet Hanım'ı sevmediğimi, bütün parlaklığına, gürlüğüne rağmen bu sesin, piyasalık bir seviye taşıdığına inandığımı söylemek [...]
Geçmiş asırlardan iki ilahi
İlahi -ki, geçen gün bu sütunda bahsettiğim dini bir musiki şeklidir- on altıncı asırlardan itibaren örneklerini bize uzatır. Bu asrın ilahileri içinde bestekarı malum olan bir tekine dahi rastlamak mümkün değildir. Fakat, bu sahibi meçhul ilahilerin içinde zamanımıza kadar gelmiş ve hâlâ musiki bakımından değer ifade edenleri de pek çoktur. Hususiyle III. Murad'ın on altıncı [...]
Aşk için, enternasyonal bir hastalıktır diyen sanatkar: Kemal Mısırlı
İşte İzmir'in en çok sevilen sanatkarlarından biri olan sempatik kara elmasımız: Kemal Mısırlı. Kemal yalnız sesinin değil, sohbetinin de tatlılığıyla meşhurdur. Karşıyaka'da Kemal'i tanımayan var mıdır? Bizim kara elmasımızın tipi, o kadar dikkati çeken bir tiptir ki, bin kişinin içinden bile onu farkedebilirsiniz. Kemal'de, musiki merakı doğuştan başlamış, daha ilkokul sıralarında iken dikkati çeken sesini, [...]
Bir okuyucum soruyor: Musiki günah mıdır? ilahi nedir?
Bir okurumdan aldığım mektupta enteresan bir soru ile karşılaştım: "Musiki günah mıdır?" ve "İlahi dediğimiz şey nedir?" Hemen haber vereyim ki zamanımızda, musikiyi günah sayan (bir kaç yobaz müstesna) bir kimsenin bulunacağını sanmam. İslâmiyet'i kabul eden Türkler, klâsik şark musikisini öteki milletlerin erişemeyecekleri bir teknik ve lahin seviyesine ulaştırdıkları zaman, musikiyi dine de sokmuş oldular. [...]
Seksapel kraliçesinin üzüntüsü
Dünyanın en meşhur cinsi cazibe, yani erkek soyunu kendine çekme kuvvetine sahip olan Hollywood yıldızlarından bilmem hangi haspa, "Ben" demiş, "Artık hiç bir erkekle arkadaş olmayacağım. Çünkü hepsi de bana yiyecek gibi bakıyor." Dünyada bu kadar saçma bir lâf olur mu? Ne zaman, hangi devirde bir kitap dile gelir de, "Ben kitap olmaktan bıktım; zira [...]
Aferin bizim fasılcılara
Bu cumartesi akşamı radyomuz kadınlar faslından Acemkürdi makamında bestelenmiş şarkılar demetini bir dost evinde dinlerken, bütün ev halkının adeta sevinç içinde çırpındıklarını ve heyecanlarını zaptedemediklerini gördüm. Beni de büyüleyesiye saran o güzel fasıl, İzmir Radyosu'nun bu bölümünde, iyi hazırlanmış fasıllara artık intizar edebileceğimizi ispat etmiş bulunuyor. Himmeti var olsun, bizim muhterem Mehmet Kasabalı'mız iyi ve [...]
Tramvaydaki filozof
İşte, en yeni bir örnek daha! Bu dünyada gördüğümüz nice "şeş"lerin, aslında "beş" olduğu, kara sandığımız müşahede cevizlerinin içinden, sütbeyaz hakikatler çıktığı, bizi ak bellediğimizin marsık kadar kara olduğu artık inkâr edemeyeceğimiz bir gerçektir. Yani dış kabuklarına katılarak hüküm verdiğimiz eşyanın hakikati, özünde başka bir mana taşıyıp duruyor. Evet, en tazesinden bir örnek vereyim: Evvelki [...]
