İzmir bir eser daha kazandı. Yeni Devlet Konservatuvarımız, bu tarihler yaşamış şanlı şehrin halkına kutlu olsun. Türk musikisinin, bu memlekette beş çeşitine hak diyenlerdenim. Bütün cife (kokuşma) ve pisliğine rağmen bir piyasalık alaturka müzik vardır; piyasanın kârı ve haddi olmayan, eski fasılların bakiyyesi bir meyhane müziği vardır; halâ yaşayan bir nesil için ve hatta arkaik [...]
Kategori: Genel
Yine trendeyim
Tam karşımdaki kanepede genç bir karıkoca, bir de çocukları var. Motorlu trenin yemek salonundayız. Uşak'tan sonra, tren sath-ı mailinin çok aşağısında kalan çukur köyler var, oraları geçiyoruz. Çocuk, üç yaşlarında bir kız çocuğu. Denk durduğu yok. - Baba, bu ne olacak?- Bıçak kızım, et yemeği bununla kesilir.- Baba, ben onu atayım mı? - Aman kızım, o [...]
Yolda giderken
Şu motorlu tren mi nedir, ilk defa biniyorum; bir acayip geldi bana. Sizi İzmir'den sabah yedide alıp gecenin yarısı, yani 23.20'de Ankara'ya bırakıyor. Bu suretle trende sabahlamaktan kurtulmuş oluyorsunuz. İşte bütün fazileti otobüste gider gibi bir koltuğa -daracık- kuruluyorsunuz. Tam on beş saat kazık gibi oraya mıhlanacaksınız. Ötekilerde koridor var, çat kapı, vurup çıkmak, pencere [...]
Araplar
Eğer onlar, yalnız Hazret-i Muhammed'in nur ile çizdiği bir ışık-gölge olsalardı, yüce Peygamberimizin gurubundan bu yana, İspanya'da Emeviler, Bağdat'ta Abbasiler devri medeniyetini dünyanın başına tacetmezlerdi. Musiki fasıllarını Mu'tasım devrinde; oyuncak, saat, küçük el sanatları ve adaleti Harun Reşid zamanında, medeniyetin her çeşitini Emeviler sülâlesinin hükmettiği günlerde batıya taşıyan Arapların bugün içine düştükleri kararsızlık, şaşkınlık ve [...]
Gene o cevapla alâkalı
Sabık dostum Müsteşar beye ait yazımı kastederek, dün, biri ecnebi olmak üzere tam dokuz vatandaşımızdan tebrik ve teşekkür telefonu aldım. Benimle alay mı ediyorlardı, doğrusu pek anlayamadım. Öyle ya; müdürlük iskemlesinden hakkı olan Müsteşarlık makamına yükselen bir kimseyi bir defa önemli günleri içinde tebrik edip -velev arkadaşım olsun- cevap yazmaya mahkûm etmek pek kaba bir [...]
Bir müsteşar dostun cevabı
Çok, ama çok sevdiğim ve kendisi tarafından da aynı şekilde sevildiğimi iyi bildiğim bir dostum; Ankara'da bir vekâlette Müsteşar olunca fazla bir sevinç duymamıştım. Çünkü o, bu makama lâyık olanların en başında geliyordu. Kendisine bir kaç gün bekledikten sonra, bir telgraf çekerek şunları yazmıştım: "Şimdi Hak yerini buldu". Vefasızlığa benim gibi sitemkâr olan, Ankara'dan 1950 [...]
Sinema adabı
Söyleyin bakalım, sinemada huzur içinde bir film seyrettiğinizi iddia edebilecek misiniz? Mantık ölçüsüne vurduğunuz gün, "Sinemaya gidilir; film seyredilir". Fakat bizde işin yürürlükte olan tarafı bu değil ki! "Sinemaya gidilir; çileden çıkılır". Biletiniz kesilip de yerinize oturacağınız sırada, bir genç kız ışık tutarak size yol gösterir. Oturduğunuz zaman bu zahmetine karşılık, küçük bir ücret ödemeniz [...]
Havale belâsı
Bir genç şairin sürrealist mısralarını hatırlarım: "Çatılır kaşlarManâlı 'öhöh'ler! Başlar.Üç paraf, Beş imza, Un çuvala...Memursun anladık be mübarek, Sanki nedir yediğin nane?" Memurların çalışma şekli ve resmi işlerimizin, halâ içinde çırpınmaktan kurtulamadığı kırtasiyecilik, doğrusu bu kadar güzel yaşatılabilir. "Bütün zümrelerin az çok hayata kendini uydurabildiği bır sırada kifaf-ı nefse bile zor yetecek bir maaşla çalışmaya mecbur kalan memurlarımızın [...]
Genç kızların cihazı
Dün matbaadaki gözümde bulduğum imzasız bir okuyucu mektubu, bir kızın, hatta bir çok fakir ve orta halli genç kızlarımızın elemine tercüman olduğu için bu sütunda akis bulsun istedim. "Adımı utancımdan yazmıyorum" diyen kızın bütün noksanı, halkın çeyiz dediği gelinlik cihaz eksikliğinden ibaret. Genç kız diyor ki, "Liseyi bitirdim. Ama ailemin fakirliği ilk mektebi bile tahsil [...]
Teşekkür ederim
Basın Yayın Umum Müdürlüğü'ne Münir Nurettin'den dinlediklerim Bu akşam ve yarın akşam şehrimiz Elhamra Sineması'nda birer konser verecek olan üstad Münir Nurettin'den dün Ankara dönüşü öğrendiğim hakikat içime derin bir su serpmiş, beni çocuklar gibi sevindirmiştir. Basın Yayın Umum Müdürü olan dostum ve çok yakın arkadaşım Dr. Alyot, Münir Nurettin ve Şerif Muhittin beyleri davet [...]
