Namağlup bir musiki

Batı müziğini gerçek bir sanat sevgisi ve bilgisi içinde benimsemiş olanlar değil de, onun azıcık ötesinden, azıcık berisinden bir şeyler kapabilmiş olanlar tarafından züppece yerilen Türk musikisinin nasıl sırtı yere getirilemez bir kuvvet olduğuna geçen gece, Muallâ Mukadder Atakan’ı dinlerken daha bir kere inandım. Dededen bir beste ile girdiği konserinde, klâsik musikinin; atmosferi, sanatkârın içli [...]

Say sayabildiğin kadar

Bugün gene Pazar ya; şöyle hoş, hiç olmazsa hafif bir mevzua girmek lâzım. Gel gelelim, her baktığı köşede tüter bir derd dumanını gören mizaç için, neşenin içinde öyle kulaç kulaç yol almak kolay olmuyor. Hiç mi gülünecek veya hoşlanacak şey yok. Var, var ama, şair Osman Attilâ’nın dediği gibi, herşey huyumuza suyumuza uysun istiyoruz. “Pazar [...]

İlahi okuyucum!

Üstüne tekrar dönmek, ne yürek yakıcı bir şey, bilmiyor değilim. Masum yavrusunun, canavar bir deli tarafından öldürülüp kanı emildiğini ve gözü oyulduğunu öğrenen annenin, babanın felâketine ve ıstırabına bu memlekette yabancı bir kimse olabileceğine kani değilim… Fakat asıl facia, bu delinin, “akıllıdır” diye “artık uslanmıştır” diye insan oğulları arasına girmesini sağlamak değil midir? O şifa [...]

Hep Hayganuş değil miyiz?

Dün, aziz dostum doktor Petek’le beraber, bir gazinoda, günün hayhuyundan öte, dalmış, gitmiştik. Düşünce bu ya, kanatlanmadan durmaz. Sen al bizi, bir boy Descartes’a, bir boy Renan’a kadar götür; sonra getir de bakar görmezliğimiz üzerinde bırakıver evet, benim gibi, dostum da, körlerin gözünü iyi eden son İngiliz keşfinden haberli. “Fıkranı okudum, fakat bu mevzu üzerinde [...]

Geçer her gün bir şirin kız…

Oturduğum gazinonun pikabı “Geçer her gün bir şirin kız buradan” diye tutturmuş giderken, birden yine o genç kıza gözüm takıldı. O, diyorum; çünkü daha önceleri de bu güzel kızı, en fazla erkeklerin oturduğu bu kıraathanede birkaç defa görmüştüm. Hatta son görüşümde ince bedenine hiç yaraşmayan çok ciddi bir tavırla, biraz da hiddetle içeriye girmiş, iskemleleri [...]

Küçük esnaf

Esnaf vergisindeki aksaklıkları gidermek için İstanbu'lda bir komisyon kurulmuş; dünkü gazeteler yazıyordu. Kondukları yerde başarısızlık taaffünü (kokuşma) içinde çöküp kalan komisyonların bizdeki realitesi malum olduğu için esnaf, hususuyla küçük esnaf, bu yeni komisyona ne gözle bakar bilmem, yalnız bildiğim ve bilmemiz lazım gelen bir cihet var: Türkiye'de esnafın kaderi hazindir. “Ne yenir, ne yenmez” diye [...]

Bir operetten ilhamlar

George Duhamel’in bir hikayesi vardır. Bir adam tiyatroya gider, sahneye bakar, bakar; eve dönünce sırtüstü yatarak düşünür. Yahu, der, ben bu gece gördüğüm aktörlerin hangisine benziyorum acaba! Bu, küçük, hani şu canımıza ve kanımıza yakın hissettiğimiz küçük insanlardan biridir. Geçenlerde şehrimizde cidden başarılı temsiller vermekte olan Ses Opereti'nin bir temsilinden dönünce ben de derin derin [...]

Aman doktor

Dünkü İstanbul gazetelerinden birinde, yine gördüm. Bir kulak burun mütehassısımızın tedavi adı altındaki meşum icraatı yüzünden kulaklarından olmuş iki hazâkatzede vatandaş, sütunlar içinden melül bakınıyorlardı. Derhal Neyzen aklıma geldi. Adamcağızı bir zaman Guraba mı, Cerrahpaşa mı, hangisi, birisine yatırmışlar; hatta yanlışlıkla bir küçük ameliyata bile tabi tutmuşlar; sonra da hatalarını anlayarak özür dilemişlerdi. Hicivci şair, [...]

Düşün, düşünebilirsen…

Bazen bir gün süren kısa bir rahatsızlık bile insana, düşünmenin o büyük lezzetini tattırıyor. Dün küçük odamda, olaylardan uzak, fakat kendime, düşünceme çok yakın olmanın hazzı içindeydim. Anladım ki sevimsiz karga sesleri gibi tepemizde ötüp duran günlük dağdağalardan öte kalmak için zamanımızda hasta düşmekten başka çaremiz kalmamıştır. Hâdiselerin bir hatıra çeşnisine bürünmesini, “an” lık olmaktan [...]

Enayi

Sağlamlığın besbelli alâmeti kan kırmızı yüzlerinden bir atlet gürbüzlüğü fışkıran iki genç tramvayda, iri iri konuşuyorlar. Bir cümleleri kulağıma kadar çarpıyor: -Herif, adam değil enayi! Meğer bir adam -kim, bilmem- “minnetle elime geçtikten sonra” diyerek kendisine yollanan yirmi bin lirayı geriye iade etmiş. Bu iki delikanlının göğüslerinde birer rozet vardı. Ya bir okula, ya bir [...]