İslâm uygarlığı eski doğu ve batı kültür kalıntılarına da sahipti. Ama, taklid etmedi. Onun, bilimde ulaştığı şaşılacak yüksekliklerin nedeninde sevgi ve kardeşliğin payı büyüktür. Uzun fetihler sonunda disiplinleri sarsılıncaya, ayrılık yollarına düşüp Moğol sürülerinin saldırılarına uğrayıncaya kadar, yeryüzünde bilim, uygarlık ve insanlığın öncüsü kaldılar. Avrupa’da rahiplerin, halkı, dünyadan el etek çekmeye çağırıp ortalığı, taassupla yakmalarına [...]
Kategori: Tasavvuf Yazıları
İslâm’da insan sevgisi ve insanlığın temeli: Kur’an
“Avrupa tarihinin bölümleri haysiyetçe, Müslümanların tarihinden çok daha karadır.”bertrand russell Batı uygarlığının temeli insandır. İnsan sevgisidir, hoşgörüdür. Demokrasiyi oralarda sakıncasız yürüten de bu temel ilkelerdir. Dostoyevski, "Karamazov Kardeşler"de, “Ne kadar batağa düşse, insan, yine insan!” der. Batıda; siyaseti, iktisadı, dil bilimini güzel sanatları sarmalayan hümanizma, hemen söyleyelim ki yapmacık olmakta, son yüzyıl içinde arınmış ve [...]
Gerçek İslâmlık ve Sahtecilik
İslâm dini, dört yüz yıldan bu yana bütün Müslüman ülkelerinde gerçeğinden uzaklaştırıldı. Allah’ın pırıl pırıl âyetleri, ölümsüz yargı ve buyruklarıyla ışırken, yeryüzündeki tüm Müslümanlar; karanlığa, taassuba, köleliğe ve Avrupa kapılarından uygarlık dilenmeye mahkûm edildi. Adaletli, vicdanlı olan ve kendisini, buyruğu altındaki insanlar gibi Tanrı Kulu sayan hükümdarlar yerine, birgün kahredici, zalim, monarşik yönetimler gelmişse, bunun [...]
Uyanalım
Yüce Muhammed’in doğumu üzerinden 15 yüzyıl geçti. İslâm dini hakkında batıda bir zamanlar sürdürülmüş kasıtlı, yanlış ve hatta haince görüşler yavaş yavaş yerini, gerçekleri görmeye yeltenenlere bırakmada. Yalnız bizde değil, tüm İslâm dünyasında hâlâ Kur’an'a eğilmenin gereği, gereği kadar anlaşılmıyor. Kutsal dinimiz olan İslâmiyetle ilgili, ayrımlı görüşlere hâlâ rastlamaktayız: 1- Bugünkü Avrupa ve Amerika tekniğinin [...]
İslâmdaki büyük sevgi
Allah’ın lânetlediği pis soyculuğu, kardeşi kardeşe, Müslüman'ı Müslüman'a düşman eden bölücülüğü bayrak yapıyorlar, ya da en ileride bir din olan İslâm dininin, en az bin yıl gerisinden geliyorlar. RÜŞTÜ ŞARDAĞ İslâm’ın, temel dayancası olan Kur’an’da geçen Tanrı seslenişleri bir ulusa değil, insana, tüm insanlaradır. XIII. yüzyıla kadar tam beş yüzyıl, Müslümanlığı gerçeği ile anlayan bilginler, [...]
Mevlânâ
Mevlânâ’yı ne törenlerden, ne kitaplardan, ne bu çeşit makalelerden değil, kendi pınarından içerek anlamak... Bizi, çelişmelerden ancak sanıma göre bu yol kurtaracaktır.RÜŞTÜ ŞARDAĞ Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî(1207-1273) Basında, babacan (ehlidil) adamların gönlünde, Çelebiler arasında, kitaplarda ve beş, on yıldır da kentdaşlarına sevinç ve bereket sebebi olduğu Konya’daki anı törenlerinde birbirinden ayrık görüş ve duyuşlarla tanıtılan Mevlânâmız [...]
Alevîlik, Bektaşîlik, Şiîlik
İslâm dininde, temel ilkelerde ve ibadet biçimlerinde aynı yolu tutan, bazı küçük sorunlarda ayrı sanılara sahip olan dört mezhep var ki, (Hanefî, Malikî, Şafiî, Hambelî) bunların hepsi Peygamberimizin yolunu yol edinmiş anlamına “Sünnî” diye tanımlanır ve hepsi de değerli bir din önderi imamın öncülüğünde, hak mezhep olarak kabul edilir. Konumuza giren Alevîlik, Bektaşîlik ve Şiîlik [...]
Mevlânâ
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî(1207-1273) Mevlânâ’mız, bir haftadır, Konya ve bütün Türkiye’de, dünyanın dört bucağından gelmiş, Doğulu ve Batılıların izlediği törenlerle anılıyor. Mevlânâ sekiz yüz yıl öncesinin bilgiler sultanı diye tanınmış Harzemli Şeyh Bahaüddin Mehmed’in oğludur. Babası, ailesi, Horasan erleri ile birlikte küçük yaşında Belh’ten çıkarak Nişâbur - Bağdat, Şam, Erzincan-Lârende üzerinden Alâeddin Keykubad’ın Selçuklu devletine yerleşmiştir. [...]
689 yıl sonra Mevlânâ
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî(1207-1273) İranlıların “Mollâ-yı rûm” ve “Mevlevi”, Avrupalıların ise bizim gibi “Mevlânâ” dedikleri yüce varlık Celâleddin Rûmi’yi, ölümü ardından tam yedi tane yüzyıl akıp gittikten sonra hangi özellik ve nicelikleriyle anıyoruz? Kendisinden sonra bütün yüksek özellikleri yanında post’a çömez, dâvaya ülkücü sağlamak için kurulan mevleviliğin görüşü dışında, Mevlânâ kimdir? Bunca zaman aşımına rağmen çevresindeki [...]
Mevlevî
Softa bozuntusu, başkalarının kusurlarını görür, mevlevî ise yana eğdiği küllâhının sınırı içinde kalanlardan gayri kimse ile uğraşmaz. Allah'ın diğer kulları tıka basa yer, fikir boşluğundan yana memnun, mide boşluğundan yana mustarip yaşarlar. Mevlevî, az yer, az uyur ve az içer. Meşhur (Marifetname)cinin*: "Az yi, az uyu, az içTen mezbelesinden giç" mısralarını, adeta, kendine rehber bilmiştir. [...]
