Cibali karakolu

Bu satırları yazarken, o repertuvarında bir değişiklik yaptı mı bilmiyorum, fakat ben, hâlâ ifadesi alınmak üzere sıra bekleyen bir sanık gibi, o karakolda düşünce, endişe terleri dökerek nöbet beklemekteyim. Onu komiser üniforması altında dolaplar çeviren bir mürtekip halinde görenlerden bir kısmı kahkahaları arasında söyleniyordu: “Canım polis böyle teşhirde haksız değil mi?” Bir defa vodvilde ciddi [...]

Karaca’nın Sanatı

Onu bundan on sene evvel sey­rettiğim zaman alkışlamış, içinde çalıştığı grubu terkedip müstakil bir sanat kompozisyonuna can verdiği gün ise takdir kaynağından gelme şaşkınlıkla duralamıştım. Durala­mıştım; çünkü o, kendi kurduğu grup içinde bütünün ahengine ulaştığı gibi, Muammer Karaca’yı, değil o günkü sahneye, girdiği şehre hâkim kılıyordu. Bir grup içinde, her sanatkârın bir kuvvetli tarafı olmasına [...]

Radyolarımızda temsil

Personel kuvvetli - Eserler halâ kof - Meşhurlar sahnede yok - Sofrada ne varsa mideye mi indirelim? -  Kavuşurlarsa ne olur kavuşmazlarsa ne olur? Radyolarımızda dinlediğimiz radyofonik temsillerde son bir kaç senedir dikkati çeken bazı gelişmeler olduğunu kaydetmeliyiz. Geçen yıllar içinde Ankara ve İstanbul radyolarının personel durumu gayet zayıftı. Daha ziyade amatör vasfını haiz kimselerin [...]

Sahnemizin emekçileri

Türkiye'de sahneye yıllarını, bu yıllar içine de verimli ömürlerini bırakanların, kurmak ve yaşatmak için çırpındıkları bir dernek, haber aldım ki, İstanbul'da dipdiri bir silkinişle ayağa kalkmış. Tiyatro sanatının bizdeki kuruluş safhası, büyük sis tabakalarının dağıtılmasıyla geçen destanlık bir boğuşmadır. Şairin, nesir yazıcısının rahat bir gelenek ve zemin bulduğu, çeşit çeşit edebiyat mektepleri kurabildiği bu toprakta, [...]

Tiyatroda Marks’ın yenilgisi

Devlet artistlerinin her temsili gibi "Çöl Faresi"nin de başarı kazandığını gururla kaydederim. Eserde usta bir reji kuvveti yanında hayran kalınan çok şey vardı. Artistlerin hepsi de duygulu, rahat ve hakim oynadılar. Ehemmiyetli olan şu: Henüz yirmi yaşının havalı çağını yaşayan Müşfik Kenter ve en büyük kadın artistimiz Yıldız Akçan, tabiliğinin ve icabın şaheseri bir oyun [...]

Gözbebeğimiz tiyatro

Devlet tiyatrosundan gözümüzün bebeği bir grup İzmir'de. Bir zamanlar müdürünün mızıka okulu diye isimlendirdiği konservatuvarda geçen hadiseyi nakledeyim: Romeo Juliette’den alınmış bir sahnenin seminerindeyiz. Kulumbuh, Karl Ebert, Banguoğlu ve ben Juliette’in “Elveda Romeo” diye sevgilisine en hararetli bûsesini konduruşunu seyrediyoruz. Bir idareci dayanamayıp yerinden fırlıyor, taassubu ter şeklinde yüzünden damlayarak: -Yahu diyor, kaç defa söyledim; [...]

Uşak

Tulûat tiyatrosunun komik adı altındaki son mümessili, Dümbüllü İsmail’i geçen gece bana, on bir yaşındaki heyecanlarımın aynını tattıran bir lezzetle seyrettim. “Son tulûat komiği” dedim. Çünkü bizi kendisine değil, sanatına güldüren tek halk sanatkârı olarak ortada kalan odur. Şaklabanlıkta, belden aşağısı ile alâkalı tekerlemelerde, gerçek tiyatro ile, halk geleneklerinin ortasında kalan melez hareketlerde gördüğümüz o [...]

Devlet tiyatrosu giderken

Devlet tiyatrosu sanatkârları, şehrimizdeki temsillerini beklenilen ve umulan başarısı ile sona erdirmiş ve yol hazırlıklarını yapmağa başlamışlardır. Beklenilen başarı dedim; benim gibi en taze hocalık ve asistanlık yıllarını konservatuvarın ilk mezunları arasında geçiren ve onların sahne dillerinin tekâmülünde karınca kararınca emeği geçmiş bulunan bir kimse için bu zaten malûmdu. Hoş zaten artık memleket de iyice [...]

Tiyatro çırpınıyor

Yazıma koyduğum başlık, sadece İzmir'deki şehir tiyatrosunun kaderi ile değil, hatta şehrimizde modern komedi temsilleri veren Fransız sahne sanatkârları vesilesiyle bir kerre daha müşahede ettiğimiz Fransız tiyatrosu ile de değil; dünya tiyatrosunun kaderi ile ilgilidir. On beş sene oluyor ki Cermen kanından gelme Fransız şairi Reiner Maria Rilke “bugün” demişti, “Yazık ki Allah'a inanmayan insanlar, [...]

Bir operetten ilhamlar

George Duhamel’in bir hikayesi vardır. Bir adam tiyatroya gider, sahneye bakar, bakar; eve dönünce sırtüstü yatarak düşünür. Yahu, der, ben bu gece gördüğüm aktörlerin hangisine benziyorum acaba! Bu, küçük, hani şu canımıza ve kanımıza yakın hissettiğimiz küçük insanlardan biridir. Geçenlerde şehrimizde cidden başarılı temsiller vermekte olan Ses Opereti'nin bir temsilinden dönünce ben de derin derin [...]