Dünya Tiyatrosunda Yerimiz

Batıda da 15. yüzyılın tiyatrolarını ilkel, biraz palyaçoluk havası içinde buluruz. “Eski Yunan’daki gelişmiş, kişileri çoğalmış, perdesi, dekoru olmasa bile, sanatçı ve konu kompozisyonu tamamlanmış tiyatrolardan sonra bu iniş niye?” demeyin. Uygarlıklar tarihi, dünya grafiğinde zikzaklarla dolu. Yükselişler ve düşüşler.. Türk tarihinde tiyatroyu araştırmaya kalkanlar, Orta Asya’daki anavatanımıza kadar yol almalı. Bugün oralarda yurdumuza göç [...]

Olmadı Sayın Saygun

Eski dostlarımızdan, değerli müzisyen Adnan Saygun, iki yüz yıldır çiğnenen sakızı bir kez daha çiğnedi.  "- Türk musikisi diye bir şey yok, bu adla dinlenilen müzik, çağını yitirmiş Osmanlı müziğidir." Osmanlının evinde otururuz. Caddelerinde, kentlerinde dolaşırız. Dünya cenneti "İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı" diyen şair gibi bu mavi meltemler, henüz yazılamamış şiirler ülkesini tadımlarız. Sonra bütün [...]

Bana yazanlara

Sayın M. M. Yutunel, Yüce Allah inancında bizi birleştiren yazınız ve sevginiz için teşekkürler. Pazar söyleşilerimi dikkatle ve anlayışla okuyuşunuz, İslâm’ı dinsizlerle, din sömürücülerinin dışında gerçek yönü ile görüşünüz beni ayrıca sevindirdi. Nokta dergisindeki, dinsizlerin çıkışlarına da pek aldırmayın. “Allahsızlık”la mutluysalar kendileri bilir. Bizim dinimizde zor yoktur. Kur’ân, ders alabilenler için öğüttür. Bir milyara yakın [...]

TRT ve eşcinseller

TRT’nin, kendileriyle ilgili programı üzerinde eşcinsellerin tepkisi hâlâ sürüyor. “Bizi sergilediler. Bize karşı nefret duygusu uyandırdılar.” İnsanın soracağı geliyor: “Devlet kuruluşu, ya ne yapsındı? Size Türk halkının kucak açmasını, saygı ve sevgi duymasını mı sağlayacaklalardı?” Toplumumuzun hem İslam’a, hem milli geleneklerimize ters düşen bu çarpık ilişkilere karşı tepkisi, hiç de yumuşak ve hoş görülü değil. [...]

Mûsavî (*) rezaletinin suçlusu kim?

“Anırkabir’i ziyaret etseydim münafık olurdum.” Böyle diyor, Mir Hüseyin Mûsavî. Haksız değil ki kendince ve rejimlerince. “Münâfık”lık, Allah katında, kâfirlikten beter bir suç; bir rezillik. İşine gelen yerde “Ben Müslümanım” diyeceksin, çıkarın, başka türlüsünü gerektirince de “Ne münâsebet efendim, size kim dedi benim Müslüman olduğumu” diye kıvırtacaksın. “Ben münafıklara cehennemin en esici, en aşağı yerini [...]

Atatürkçülerin silahları çürük

Gerçi Hz. İsâ, “Bir yanağınıza tokat atana, öteki yanağınızı çevirin” demiş. Bunu herkes yapabilir mi? Tanrı vekilleri, ermişleri arasına herkes giremez.ki! Son ve en erişkin Kitap olan Kur’ân’ımız, zulûm görenlere direnme hakkı bile tanır. Karşınızdaki doktorun bilgisini, edebiyat bilgisiyle yanıtlayamazsınız. Terzi mesleğinden gelmiş adamda zevk bozukluğu, güzel kokuşmuşluğu mu görüyorsunuz? Marangozluk tekniğiyle susturamazsınız onu. Türkiye’deki [...]

Emiroğlu’nun eksiği…

Yakından tanıdım, Milli eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Metin Emiroğlu’yu. Bir iki kez de konuştuk. Sayın Dinçerler’in gereksiz yere verdiği gerici imajını silme çabası içinde. Atatürk kuşağından gelme ve O’nun ilkelerine sımsıcak bağlılık içinde bir Bakan… İzlenimim buydu. Zaman zaman duyulan bakanlık çalışmaları arasında basına yansıyan güzel haberler de var: “Dünyanın en gerisinde ve çağ [...]

Güzel bir asker

“Ne güzel insan” dediğimizde, herhalde salt kaşı, gözü ve beden yapısını değil, bunların dışına taşan, sevecen, görevinde güçlü saygınlıklı bir insanı da dillendirmek isteriz. Pek yakında, Türk ordusunun en büyük katını, kendi dileğiyle bırakacak ve emeklilik yaşamına başlayacak olan Genel Kurmay Başkanımız Necdet Üruğ ‘u düşündüm ve öyle koydum, “Güzel bir insan” başlığını. İran’ın bilim, [...]

Dan dan da dan dan…

Ramazan davulu değil bu! Sayın Özal’ın silah serbestliği önerisi: İsteyene silah alma özgürlüğü! Başbakan’ın ortaya attığı ilk gerekçe çok önemli. Hafif baskılar karşısında daha sonra konuyu kıvırtması, uyduruk gerekçelere sarılması o kadar önemli değil. “Hafif baskılar” dedim. Basındaki tepkiler, beklenenden daha güdük kaldı. Ya muhalefet? 12 Eylül’den yeni çıkmış, tüm izinsiz silahları toplatmış bir dönemi [...]

1980 öncesine dönmeyelim

Dönmeyelim elbet. Ama Sayın Özal’ın, siz her akşam, “1980 öncesine dönmeyelim” diye televizyonda boy gösterdiğini görünce bu milletin Sayın Başbakan’a bağlı çok olumsuz kuşkuları oluştuğunu da unutmayalım. İzmir’de bir yıl önce açılmış bir köprüyü yeniden açan Özal, konuşuyor. “-Bu güzel, huzurlu günleri bırakıp 1980 öncesine dönmeyelim!” Basın; başta Taşar ve Keçeciler olmak üzere her gün [...]