Serinkanlı düşünmek

Bu dünyada, yabancı bir ulusu korumak için, onun düşmanı ile, hiç çıkarı yokken gönüllü olarak savaşmak, Türklerin dışında hangi millette görülmüş ki! Fransa Kralı rica etti diye, İsveç Kralı güç duruma düştüğü için, Polonya’nın ezilmesine vicdanımız katlanmadığından, biraz da “Türk geliyor hayda” hevesi ile başka dinden, başka soydan ulusların yardımına yetişmiş, savaşmış, kan akıtmışız. Korkum [...]

“Kürt” sorunu

Dilim varmıyor “Kürt” demeye. Bu nedenle sözcüğü tırnak içine aldım. SHP’nin hazırladığı Güneydoğu raporu ile birlikte konu iktidar ve ana muhalefet arasında kavga nedeni oluşturdu. Raporu, madde madde, bütün ayrıntılarına kadar görmüş değilim ama basınımızın baş sayfalarındaki haberler arasında, her gün ANAP’la SHP, bu konu yüzünden itişip kakışıyorlar. Demirel ve Ecevit susuyor Dikkat edilirse bu [...]

Ezil babam ezil!

İşçi ve memurun yazgısı bu! Bunu, yeni başlamış sanmayın. İlk talihsizlik, sözlük anlamından geliyor: “Emir altında olan kişi” demektir memur. “Bu görevi yerine getir!”“Baş üstüne efendim!” Buyurulan işler, sık sık, yasaların dışına da taşabilir. Memurun, amirinden ya da bakanından aldığı buyruk, bazı kez yasa dışı olabilir. O zaman, müsteşarına veya bakanına, memurun, “Baş üstüne bakanım, [...]

Bakanlar Kurulu’nda yeni bir yöntem

Bugünkü hükümeti halka hizmet bakımından değerlendirdiğinizde terazinin kefesi havada kalır. Her yere, her sıkışan işadamları çevresine, hatta hayali ihracatçılara destek ve çare olan, akılların erişemediği yerlere dış gezilere milyarları akıtan hükümetimizi, toptan övmeye olanak var mı? Bu halkın yüzde yetmişi işçi, memur, emekli, dul, yetim, işsiz, ırgat, küçük esnaf ve küçük üreticilerden oluşmuştur. Onların türlü [...]

İmamların sayısı mı, İslâm’ın gerçeği mi?

Geride bıraktığımız haftalar içinde devlette önemli görevler yüklenmiş olanlar arasında bir tartışma izledik. İmam hatip okulları hangi dönemlerde ve kimler zamanında çoğaldı? Özellikle sayın Evren Paşa ile sayın Ecevit arasında ağırlık kazanan bir tartışmaydı bu. Evren Paşa, kendi zamanlarında bir tek imam hatip lisesi açtırmadığını, gericiliğin Ecevit döneminde yaygınlaştığını söylerken, sayın Ecevit bunun tam tersini [...]

Son seçim ve halkımız

Köy, bucak ve ANAP’ın, yeni ilçe yaptığı yörelerdeki 51 seçimi yorumlarken halkımızın nitelik yapısına inmezseniz sağlıklı sonuç alamazsınız. İstediğiniz kadar, seçimi, “minik”leştirin; muhalefetteki hayalin kırıklığını örtemezsiniz. Bazı yazar dostlara baktım; içlerine sindiremedikleri için konuyu es geçtiler. Devlet, hükümet ve siyasi partilerin yetki sınırları, gerçi demokrasi ile yönetilen Batı ülkelerinde iyice belirmiştir. Söz gelimi, o taraflarda, [...]

Düşünceye takılan kılçıklar

Hande dosyasını, sayın yargıç henüz ilgililer huzurunda işleme almamış. Hasan Celal Güzel, mahkemenin başlayacağı güne kadar bekledi ve sustu. Ama basın, kendi haber kaynaklarına dayanarak kızımızın verdiği ikinci ifadeyi manşet yapınca Güzel de basının bazı sorularını yanıtladı. Biz bu dava ile ilgili birkaç kılçık yakaladık, düşünceye takılan. Gazetelerimiz Şefkat’i Şevkat yapıverdiler. Neden efendim? Türkçemize Arap [...]

14 Mayıs 1950’ye küçük bir ekleme

O Yüceler Yücesi’nin, “Doğruyu söylüyorsun; senden memnunum” demesi için yazıyorum.RÜŞTÜ ŞARDAĞ Geçen hafta, 1950 yılının 14 Mayıs’ı, yani gizli seçimle gerçek demokrasiye girişimiz kutlandı. Başbakan, parti liderleri özellikle Turgut Özal, demokrat partinin, milletle birlik olan bu devrimi yarattığı görüşü üzerinde duruldu. Bir eklentim olacak benim buna. Menderes’le, İnönü ile ve Şemsettin Günaltay’la ilgili olarak. O [...]

Ermeni deyince dikkat!

Ne insanlığı, ne Ermeniliği kalmış bir avuç terörist Ermeniyle, Türk kardeşlerimiz olan Türkiyeli Ermenileri ayırmada, anlaşılan “mek” parmak ilerleyememişiz.RÜŞTÜ ŞARDAĞ Bir ANAP’lı, “Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Selçuk’un annesi Ermeni’dir” diye tutturmuş. Akbulut, gitsin istiyor, Özal da kalsın diyormuş. Konu geçen hafta epeyce toz kaldırdı.  Ermeni deyince iki şeyi birbirinden ayıramıyoruz. Türkiye’nin Güneydoğusu’ndaki terörizmin için kadar sızmış, [...]

Keçeciler’e düşen iş…

Devlet Bakanı Sayın Keçeciler’den, içtenlikli olduğuna inandığım bir mektup aldım. Kur’ân’a dayanan yazıma hak veriyor. İslâmî teröre, Müslümanlığın yer vermediğine inanıyor. Lâiklik ve şeriat devleti konularında da aynı görüşleri paylaştığını, bizi okşayan satırlarla belirtiyor.  YANITI ŞARDAĞ’A DEĞİL, HALKA YAPMAK Sayın Keçeciler’in, Türkiye düzeyinde uyandırdığı bir “gerici” imajı var. Bunu silmek, Şardağ’ı inandırmakla mümkün olamaz ki… [...]