Alkışlamış

Sovyetlerin, Birleşmiş Milletlerdeki daimi delegesi bay Viçinski, Amerikan delegesini alkışlamış; gazetelerden öğrendik. "Ne olmuş efendim, alkış denen şeyi hiç mi görmedik?" doğrudur. Batı'da ne manaya gelir bilmem ama, bizde alkış, çoğu vakit, içimizden, gözünü oymak istediğimiz kimseleri, avuçlarımızla takdir etmemiz demektir. Hatta bazı ahvalde birisine karşı duyduğumuz merhameti izhar için de kullandığımız vasıta budur. Fakat [...]

Söylemek istesem

Ticaret Vekilimizin gazetelerde çıkan demecini okudunuz: İngilizlerle ticarî münasebeti kestik. Bunun mucip sebepleri arasında çok acı bir lisanla varılan hüküm, şöyle ifade edilmiş: "İngilizler kendilerine daima zorluk çıkaranlarla ticaret yapmak arzusundadır." Eğer Güreli, "Gönüldekinin bir tekini söylemek isteseydi, herhalde ciltlere sığmayan bir kitap olurdu." Ama, bir kısım yazarlarımız Vekilin izahatını karanlık bulmuşlar. Siyasi olacağı gayet [...]

Çorap söküğü…

Stalin'den sonra Çekoslovak Cumhurbaşkanı da bir kriz neticesi ölmüş. Yeni Sovyet devlet başkanının da ayrıca kalp hastalığına müptela olması sulh arzusu içinde kıvranan dünya vatandaşlarını nerdeyse sevinçten hoplatacak. "Efendim, meseleleri şahıslara bağlarsak beyhude yere ümitleniriz" diye söze başlayacak bir mantık sahibinin belki de hakkı vardır. Fakat tarihin mel'un istibdatları -hangi isim ve rejim adı altında [...]

İçi dışı bir politika

Evvelki gün, Büyük Millet Meclisinde, Dışişleri Bakanı Profesör Köprülü'nün, Sovyetlerin son notasına cevap verilmeyeceği hakkındaki beyanatı üzerinde durdunuz mu? İkinci cihan harbinden muzaffer çıkmış büyük bir kara devleti olmanın verdiği sarhoşluktan bir türlü ayılamayan bu kötü niyetli komşumuzu, hiçbir şey ayıltmasa bile, Köprülü'nün bu milleti temsil eden ezici tavrı ayıltmış olsa yeridir. Tok sözlülüğü çok [...]

Ey kulağına dürttüğüm

Bir rejim düşünün; Tanrı mı? “Geç efendim” desin. Doğruluk, fazilet, insanlık mı? “Bunlar burjuva anlayışı; modası geçmiş şeyler” desin. “Vatan, kardeşlerimizin canı, hayatı, ailelerimizin namusu, topraklarımızın şerefi…” “Vatan mı, aile mi, toprak mı” diyerek, size, bir kutup ayısından daha soğuk, gülsün. Bu vatansız, milliyetsiz, mukadderatsız ve merhametsiz sisteme bir şey dediğimiz yok. Ama gelin görün [...]

Mısır kazanı

Kaç gündür, hakikat değil sanısiyle, bekleyip durdum. Mısır'dan bize düşman sesler yükseleceğini pek ümit etmiyordum. Ama, artık durum aydınlanmıştır. Para ile tutulmuş Arap ağlayıcılarının hep birden ulumaları gibi, bu dost ve kardeş olması gereken milletin basını da cümbür cemaat bize saldırıyor. Neden? Akdeniz'in bu tarafında, bir silâhlı takaza çıkmasın; İngiltere ile Mısır dostça anlaşsın diyen [...]

Köy

İktidar Partisi kongresinde bir köylü kadın delege, yaptığı temenniler arasına, şöyle bir cümle de sıkıştırılmış: “Köylü davasına, köye daha hızla gidelim!” Ziraat bankasının köylülerimiz için krediyi artırması, Atatürk'ün büyük ideallerinden bir olan köylüyü topraklandırma davasında atılan seri adımlar, nihayet hayvan vergisi kanununun kaldırılması için girişilen teşebbüsler, Menderes hükümetinin, memleketin milli davalarından biri olan köy davasına [...]

Atlantiğin ötesi

Birkaç gündür, içeride ve dışarıda, kazandığımız zafer üzerine süregiden yorumlara bakıyorum. Bizimkilerle yabancı görüşlerin birleştiği iki nokta var: Türkiyenin pakta alınması, dünya güvenliğini geniş çağda, kendi güvenliğimizle birlikte sağladığı için, yarım yamalak kalmış bir başarının tam zafere ulaşması demektir; bu, birinci yorum! Bir de şu fikir hâkim: Dünya artık, kasıtlı düşmanlar hariç, hür milletlerin dost [...]

Faruk-ul evvel

Son Mısır Kralı Faruk kendi vatanından kovulurken fellahçocuklarının yaptığı meserret şamatalarına dikkat ediyor musunuz? Hatıralarınızı şöyle bir yoklarsanız bir şeyi daha bütün canlılığı ile yadınıza getirmeniz mümkün olacaktır sanırım. Altı ay evveldi; Kahire semalarına ışıkla şu yazı hâkkedenler yine aynı halktı: “Allah, Faruk, Mısır” Dünyaya nasıl bir saadet veya ukubet getireceği henüz malum olmayan bu [...]

İnsanlığı ferahlatan sözler

Bilmem öğretmenler çocuklarına o sözleri tahlil ettiler mi? Her memlekette mahrumiyet çeken insanların yaraları biraz olsun teskin edici merheme kavuştu mu? Zira Truman’ın son nutku, kalleş dünya siyasetinin ve hain bolşevizmin sersemlettiği başlarda serin bir rüzgâr estirdi. Amerikan Cumhurbaşkanı diyor ki: “İnsaniyetin sefalet denizinde Amerika, bir refah adası halinde yaşayamaz.” Talihsizliği, tarihi ile yaşıt giden [...]