- Dinle aziz sevgilim. Evlenmeden önce aşktan, vefasızlıktan alakasızlıktan bahsederdik. Birbirimizden hiç bir şey gizlememek için söz vermiştik. . Erkek, çok nadir haller müstesna, ondan ayrıldığı asla işitilmiş değildi. - Söyleyecek bir şeyin mi var?- Evet.- Her halde korkulacak bir şey yok. Ben bu sözleri anlayamazsam bile sen zekisin. Bana anlatabilirsin. Her şey geçer. Geçer [...]
Kategori: Ulus
100 Yıllık Aşkımız
"Edebiyatımız, sevgili ve gönül aşklarından başka diğer aşkların da varolabileceğini anlatmaktan henüz bir hayli uzaktadır." RÜŞTÜ ŞARDAĞ Bir çiçek tomurcuğundan bahara girilebilir; bir küçük acıma hissi, insanlığın üstüne gerilmiş bir kanat olabilir; avuçlarımızda sıktığımız sevgili ellerinden alınan güç şu taşlı ve çorak günleri yenebilmemize yardım edecektir: Şüphesiz eğer bir sanatçı iseniz... Bir sanat adamınının ölümsüz [...]
Şiir antolojileri ve edebiyatımız
"... biz o şairleri bekliyoruz ki Türkçeyi bize yepyeni bir şekilde kullansınlar. Bizi korkutacak, şaşırtacak kadar hattâ bazan bizim anlayışımızın ötesinde yeni imkânlar içinde söylensinler."RÜŞTÜ ŞARDAĞ Antoloji anlayışının ve bir antoloji meydana getirmek hakkındaki çalışmaların bize garptan geçtiğini söylemekle haksızlık etmiş oluruz. Birkaç yüzyıl ötelere, hattâ daha gerilere kadar gitiğimiz zaman tezkere denen bir nevi [...]
Halit Ziya Uşaklıgil
Nice Mai ümitlerin Siyah'a dündüğü bir gece içinden, bize öbek öbek sanat getiren Halit Ziya, durgun ve bulutlu edebiyatımızda hâlâ bir şafak gibi söküp duruyor. Rüştü Şardağ Bir pamuk gibi beyaz saçların örttüğü mübarek yüzlü adam, Fatih rüştiyesinde okurken de şimdiki gibi, gürültüden hoşlanmaz, sevgisi bol, herkese saygı duyar ve duyurur bir kimse miydi? Öyle bir [...]
İçinde bugünün ve dünün şiirini saklıyan şehir
Homeros İzmir'e bir gece yarısı vaya gündünz denizden ve karadan her nereden girseni, sanki avuçlarınızın içine bir şeyler dolmuş, gözleriniz bir yeni ve taze ışıkla yumulmuş gibi olur: Gönüllerinizin kapısı, artık miras olarak geriye sade şeref ve öğünç levhaları bırakmış olan o eski çağlara doğru açılır. Şu yol Basmahane'nin önünden sizi Kültürpark'a, maddeyi sanat içinde [...]
Falih Rıfkı Atay ve Hind
Falih Rıfkı Atay(1894-1971) NesrimizVeysi'den Abdurrahman Şeref'e kadar akıp giden, tezkereciler ve vakanüvisler elinde ağdalı terkiplere bulanarak komikleşen, yürek tüketici bağlarla kıvrılıp uzayan, kısacası zulüm gören bu dil acayipti. Ne kadar güç anlaşılırsa o kadar hünerli demekti. Eski nesrin, kendi öz nağmelerinden başka her türküyü çağıran dil kahramanları sadece dışa, parıltıya, şekle veya yapmacığa can vermede [...]
Şu marifet meselesi
Her konudan bir dünya yaratabilmekte serbest olduğu için sanatçıyı hür sananlar onun asıl esirliğini de kabul etmekten uzak kalmazlar. Kalemlerinde ince bir varlık olan nice kimseler, kendilerini dört bir yönden saran dış tesirlerin uyarıcı ışıkları altında duygularını içten geldiği gibi dokumak ve renklemekten çekinegelmişlerdir. "Bir akşam üstü sevgilisini hatırlıyan şair, onun gözlerine, muhakkak akşama uygun [...]
Zavallı Necdet ve Bugünkü Piyasa Romanları
Beşinci basımını idrak eden ve yaşama gücü hâlâ tükenmemiş sanılan "Zavallı Necdet"i çeyrek asırdanberi böyle diri tutan şartları düşünmek hiç de boş bir emek olmıyacaktı. Çünkü o, bugün dördüncü ve beşinci baskılarını yapan, sanat ve edebiyetla ilgisiz birçok roman taslaklarının da büyük ağabeysidir. Yalnız onlardan ayrılan küçük bir tarafı var: Bu eski eseri o günün [...]
Küçük şeyler
Standart mallar gibi hep tartılmış, ince ve ölçülü insanlar; hep iyi veya fena kalbliler; mevsimlerin sadece ilk ve son baharı, günlerin en çok akşam ve sabah saatları; ışıklı değil, fakat daha çok karanlık geceler; akıldan çıkmasın diye iri puntolu harfler gibi iri iri gösterilmiş karakterler; ve başlarından büyük vakalar geçen sayısız ünlü kahramanlar... Sanatın, yakın [...]
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Edebiyatımızda birtakım meseleleri araştırmak ve insanlığımızın çeşitli cilvelerinden bir veya birkaçını bazı romanlardan çıkarıp günün ışığına tutmak amaciyle çalışırken "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu"na hiç çekinmeden başvurabiliriz. Bir gün merhamet edebiyatımız için bir şey yazmak, hasta bir ruhun kıvranışlarını deşmek, henüz onbeşine yeni basmış sakat bir yavrunun çocuk ruhundaki büyüğümsü ve hırçın aşkını tanımak istersek ve bir [...]
