Dr. Ekrem Hür, radyonun güzel sesli san'atkârlarından birisidir. Gayet yumuşak ve mikrofona uyan sesi ve Türk musikisinin en büyük hususiyetlerinden birini teşkil eden "koma"larının çok iyi terennüm etmesi onu dinleyicilerine çok sevdirmiştir. Dr. Ekrem Hür eski bir denizcidir. Kendisini ilk defa Büyük Ata'nın "Ertuğrul" yatında üçüncü kaptan iken tanımıştım. Denizin haşin renklerini san'atkâr tabiatına uyduramayan [...]
Söylemek istesem
Ticaret Vekilimizin gazetelerde çıkan demecini okudunuz: İngilizlerle ticarî münasebeti kestik. Bunun mucip sebepleri arasında çok acı bir lisanla varılan hüküm, şöyle ifade edilmiş: "İngilizler kendilerine daima zorluk çıkaranlarla ticaret yapmak arzusundadır." Eğer Güreli, "Gönüldekinin bir tekini söylemek isteseydi, herhalde ciltlere sığmayan bir kitap olurdu." Ama, bir kısım yazarlarımız Vekilin izahatını karanlık bulmuşlar. Siyasi olacağı gayet [...]
İsmet Yazar’ın bulduğu pınar
Büyük üslûplardan faydalanmak veya ezilmek istemem ama yan cebime koy - Nazın mestettiği sevgili İsmet Yazar(1929-2013) Bir san'atkâr okuyucunun uslûbundan faydalanmak başka şeydir, o san'atkârın kuyruğu olmak yine başka şeydir. Bu bahsi açışımın sebebi, radyomuzda bu akşam 19.45'de okuyacak olan İsmet Yazar'ın adına gözümün takılmasıdır. Bir zamanlar, bu gencimiz sesindeki bütün temiz hançere tezahürüne rağmen [...]
Musikimizde çakıl taşları
Şu bizim musikinin sayısı, iki değil, dörttür. Bir defa kökünü Anadolu köylüsünün ruhuna, özünü Orta Asyalara dayayan bir iptidaî, fakat bâkir halk musikisi vardır. İkincisi, altı yüz senedir bu topraklarda yaşayan bütün okumuşların, bir milletin en güzide çocukları olan münevverlerin tanıdığı, sevdiği, padişahları savaş kadar kendine bağlamış; Rumlardan, Musevilerden ve Ermeni vatandaşlarımızdan yüzlerce bestekâr çakartmış [...]
Kaçan kaçana!.
İstanbul Solistleri Musiki Branşları Arasında Mekik Dokuyorlar - İzmir'in Yurttan Sesleri Yola Giriyor - Birtan'ı dinleyeceğiz İstanbul'da müzik piyasasında çeşitli müzik kolları arasında bir kaymadır başladı. Falan hanım alaturkayı bırakıp dans müziğine başladı. Falan zat alafrangayı bırakıp klâsik Türk müziğine atladı. Hele o caz okuyucusu yok mu, o da davulu, şefinin kafasına fırlatarak alaturkaya zıpladı. [...]
Aman Boyacı
Şu Londralı meşhur canavarın fotoğrafını gazetelerde gördünüz, değil mi? Uzun ve narin bir boy, uzamış saçlar, uzağa bakan yorgun gözlerini halkalayan yuvarlak gözlükler. Hani, bir felsefe tarihi profesörü ile başbaşasınız gibi bir şey. Adam evladının hayvanlar sınıfına elçi olarak, onlarla bağdaşabilir, diye gönderdiği şu kana susamışın zalim aslını nasıl da ince ve hisli bir nikap [...]
Büyük Bestecilerimizden Zekâî Dede
Geçen asrın en namlı Türk musikisi bestekarlarından Zekâî Dede, 1824 senesinde Eyüp'te, Cedit Ali Paşa mahallesinde dünyaya gelmiştir. Bu mahallenin imamı ve Eyüp Mektebi muallimi Süleyman Hikmet Efendi isminde bir zatın oğludur. Eyüp mektebini bitirdikten sonra "Pepe Hoca" diye anlıan amcası Hafız Zühtü Efendi'den hıfza çalışan Zekâî Efendi babasından yazı meşkine başlamış ve o zaman [...]
Ağız ve taam
Gazetelerde sık sık görürüz, bilmem kimin ruhuna mevlit diye yazılır. Neden mevlûd değil de mevlit? Bir mesele. Bu kelimenin gerçek telaffuzu doğum manasına gelen mevlittir. Fakat Türk halkı, kendi soyundan gelen bir şairin, devrine göre en duru bir Türkçe ile yazıdığı "Mevlid"ine mevlûd adını vermiş onu kendi dilinin fonetik kaidesine uydurmuştur. "Efendim, asla tabi olalım" [...]
Canavara ikram !
Yeni bir mavi sakal İngiltere'de, 18-19 yaşları arasındaki dört genç kızı boğup parçalamış. Onların şu anda talihsiz kadavraları üzerine eğilen sadece adalettir. Geçmiş yıllar içinde, eşlerine İspanya, Fransa, yine İngiltere'de rastlanan bu canavar mikaplarını yakaladıkça astılar. İngiliz adaletinin de, eğer ele geçirebilirse, yapacağı şey bundan ibarettir. Bir faydası mı var ki.. Bir defa bu sayısız [...]
Bir güfteye iki beste
Kazmasız saksağanlar-Fuad Edib'in talihsizliği-Kıçırılmayacak fırsat Bugün saat 12.30'da Ankara radyosunda okuyacak olan Melâhat Pars'ın programında, Şükrü Tunar'ın Hüseyni bir şarkısı var. Bu talihli güfteyi yazıyorum: "Geçti sevdalarla ömrüm ihtiyar oldum bugünAk-pak olmuş saçlarımla bikarar oldum bugünBir muhabbet neşesiyle ilkbahar oldum bugünBen huzurunda yer öptüm tacidar oldum bugün" Talihli güfte dedim. Çünkü bu sözler Servet-i Fünun [...]
