Dede Efendi'den uzayıp gelen realizm İzmir Radyosu'nun fasıl heyeti bu akşam, 19.30'dan itibaren kırk beş dakika devam edecek olan güzel bir Muhayyer faslı hazırlamış. Müjgân Akçeli, Suzan Yaman, Güzin Ergün, Atıfet Savut, Servet Candaş vesaireden teşekkül eden bu kadınlar topluluğunun icra edeceği Muhayyer makamını küçük yaşımda kafama müşahhas olarak sokmaya çalışan babam, aşağıdan yukarıya fışkıran [...]
Etiket: Âkif Genç
Yine Sosyete
Yine Ankara’da bir hadise: Yirmi senelik evli bir kadın, üç tane yetişmiş oğlunu bırakarak bir doktora kaçmış. Soruyorum size okurlarım: Kimmiş bu kadın? Sokak havadisi arasında her gün bir kaç örneğini okuduğunuz bu mesele ile hanginiz alâkalandınız? Eminim ki hiç biriniz. İşimiz gücümüz kalmadı da, aile kadını hüviyetine bürünmüş olan bir şırfıntı ile mi veya [...]
Kabahat şoförde mi?
Trafik kanunu çıktı, yakında tatbike de başlanacak ya; hepimiz vesile bulup şoförlere yükleniyoruz: «Şimdi bu sıkı takip sizi yola getirir!» Ama unutuyoruz ki kanunda yayalar için de müeyyideler var. Gel gelelim, ne şoför, ne de yayaları hedef tutarak tatbik edilecek olan şu kanun, ruhunda hata işlemek meyli bulunan, kusura eğilimli kimseleri asla hidayete eriştirmeyecektir. Beni [...]
Tenkit zararlıdır
Aziz Nazlıca adındaki okuyucumdan aldığım dört sahifelik mektubun hülâsası galibâ şu: «Musiki ve radyo tenkitleri, hakikatin üstüne basıyor ve çok faydalı oluyormuş» Ben bu kanaatte değilim. Tenkidin hakikatle makikatle alâkası yoktur. Kendisine, beslediği güzel ve temiz hisler için bir teşekkür borçlu olduğumu okurum da kabul etsin isterim: Tenkidin öyle sanıldığı gibi pek faydası da yoktur; [...]
Atatürk ve hafızlarımız
Şehrimizde, bilmem biliyor musunuz, din adamları, hafız ve hatip yetiştirmek üzere hamiyet ve para sahibi kimseler tarafından desteklenen bir kurs var. Öteden beri adını işittiğim, çalışmalarına şahit olamadığım bu kurs hakkında bir sabah refikimizde okuduğum havadis ve edindiğim bilgi ile çocuklar gibi sevindiğimi neden saklayayım. Verilen bilginin özü şu: «Bu dernek ve kurs Atatürk inkılâplarına [...]
Yeni Rus notası
Kartaca muharebelerinde meşhur Anibal, düşman tarafına, uçları geyik boynuzundan yapılma, İsrafil’in sur’u gibi uzun ve tınnetli borularla iç parçalayıcı, korkunç çığlıklar salar, rakip tarafı bir asap hercümercine uğratırmış. Bunun gibi, Çar Rusyası, votka içmiş bir kısım sarhoş askerlerini, saf halinde hora teptirerek, oyun havaları ve şarkılar arasında düşman hududuna doğru şaşırtıcı bir şekilde sevk edermiş. [...]
Gönlü ferahlatan şarkı
Murtaza Bey'in kulakları çınlasın! Bugün radyomuzda saat 16.00'da dinleyeceğiniz okuyucularımızdan Saibe Küçükoğulları, size Ziya Bey'in Suzidil makamından bestelediği Sengin Semai usûlündeki şarkısını okuyacak. Geçmiş yılların fasıl heyetlerinde baş şarkıyı teşkil eden ve adı geçen makamın yegâne fasıl şarkısı olan bu eser münasebetiyle bir noktayı hatırlatayım: Hicazkâr, Şedaraban gibi makamlarla akrabalığı olan Suzidil, adının gönül yakıcı [...]
Bu kim?
Birkaç akşamdır, tatsız, tuzsuz ve çırpıştırma bir şekilde çalınan Ramazan davulu ile fırlıyorum. Turgut dostumun hani hakkı da yok değil. Geceleri, rüyalarımıza hafifçe sızarak uyku âlemimizde sevimli bir istasyon yaratan eski İstanbul davullarını gerçekten hatırlamamak mümkün olmuyor. Sığır derisi üzerinde değil, beyin zarım üzerinde öten tokmak sesleri gümbedek inmeye başladı mı, ondan sonra ya uyumuyor [...]
Şu kendilerine malûm olanlar
İstanbul Milletvekili Senihi Yürüten Meclis'e verdiği bir takrirde, “Şifahanede bulunan bin beş yüz aptalla ne yapacağız” diye soruyor. Ben tımarhane dışında akıllı diye gezen aptallardan söz edip işi mizaha dökecek değilim. Fakat şu aptal kelimesi için teksif ettiğimiz mananın manasızlığına da dokunmadan geçemeyeceğim. İsviçre'nin büyük insaniyetçilerinden Louis Meylan “İnsan ve insaniyet” adlı eserinin sonlarına doğru [...]
Asıl idrak
Hani beni de bir korkudur almadı değil. Hemen berbere koştum. Rahmetli pederin bir öğütü yüzünden bıraktığım bıyıklarımın ucunu yukarı doğru kıvırttım. Çünkü başta Pilavoğlu olmak üzere, hepsinin de bıyık uçları aşağıya doğru sarkık. Şaka maka değil, memlekette Ticânî kelimesini duyunca. "ööö!.." diyesimiz geliyor.Kulakların dibine kadar oturtulmuş yağlı bir kasket, marsık sakallar, hülâsa öyle bir şalgam [...]
