Fethin Yıldönümünde Cenk Musikimiz

Asker millet - Asya'nın nevbetleri - 12 bin senelik bir enstrümantal mâzi Fethin 500. yılını kutlamak üzere olduğumuz bu günlerde bizim cenk musikimiz hakkında kısa bilgiler vermek, "Mehterhâne"yi tanıtmak ve her gün bu mevzuda bir yazı yazmak istedim.  Türkiye'de cenk türküleri bu asker milletin askeri muzıkalarıyla başlamıştır. Meselâ "Mehterhâne" bir asker muzıkası topluluğudur. Tuna boylarında [...]

İstanbul üstüne / Bir âlemdir…

Gün biter, güneş söner, Boğaz'da pırıltı bitmez. Çengelköy'ünden Beykoz açıklarına kadar Boğaziçi'nin Anadolu sahillerinde geceleyin sönen bütün ışıklara mukabil, karanlık çöktükten sonra yanan ışıkları vardır. Beylerbeyi ağırbaşlı, vakur, biraz sofu ve çelebi mizaçlı insanlarıyla uykusuna yatmıştır. Havuzbaşına, Çengelköy'ü ile hudut yarısı olan bu bölgeye kadar ortalık zifirî siyahtır. Çengelköy'ü bostanlarından bir zamanlar en sonra merkebine [...]

İstanbul üstüne / Mümkün mü beyan..

Arap medeniyetinde camiler şerefesizdi. Bizans'ta kubbeler biraz mahaddepçe idi. Biz hem kubbeli, hem minareli camiler yaptık, Şark'tan da Bizans'tan da tesir aldık. Ama İstanbul semalarına uzananlar bütün dini mâbedlerimizde bir Türk üslûbu yaşamaktadır. Süleymaniye'nin kubbe saçaklarını, geceleyin denizi yakan yakamozlar gibi karanlık, loş ve mor ışıklara boğan o harika çiniler Konstantiniyye'nin Türk'ten yediği ebedî damgalardır.  [...]

İstanbul üstüne / Ve ulema…

Bir şehir fethedilmişti ki adaletin o yerde bir kardinal şapkası kadar bile namı yoktu. "Halık-ı arz" adına; Muhammed adına konuşan Fatih, haksız yere ellerini bağlattığı bir Rum vatandaşa hayatının sonuna kadar tazminat ödemeye kendisini mahkûm eden şer'iye mahkemesine, dünyaları eğediren boynu ile eğildi. Değil Müslümanlığa veya diğer bir dine, İsa'yı biraz farklı yorumlayan bir mezhebe [...]

İstanbul üstüne / Hak edilmiş şehir

Şimdi artık bu güzel şehir, lâyığı olan taraveti takınmalı değil miydi? Türkler gelmişti İstanbul'a. Nağmeleri, lahinleri ebedî saltanatına kavuşturan musiki odaları görünmeliydi. Mermeri gergef gibi dokuyan koca mimarlar, zekâlarını sıvamalıydı. Boğaziçi inci gibi işlenmiş saraylarla, yarına kalacak bu âbidelerle donanmalı, hayır ve iyilik eserleri çeşmeler, hanlar, ilim ve medeniyet yuvası medreseler dört bir yana yaslanmalı; [...]

İstanbul üstüne / Devirler deviren

İstanbul, İslâm ordularının kaç defa kuşatıp zaptına muvaffak olamadığı bu şehir mutlaka Fatih Sultan Mehmed'in dev iradesiyle kapılarını Türk'e açacaktı. Fatih, bir gece Sadrazam Halil Paşa'yı yatak odasına çağırıyor: "Bak" diyor, "Lala!, şu bozulmamış yatakla, bu uyku tutmamış hükümdarı gör! Çok uzun değil, pek kısa bir zamanda İstanbul Rumlardan alınacaktır." Müthiş hazırlık. Rumelihisarı'nın inşası. Konstantin'in [...]

İstanbul üstüne / İstanbul’a doğru

Bu bir hayâl veya düşte seyredilmiş vesvese mi? "İstanbul, İstanbul" diye Orta Asya'dan kalkıp kalkıp taşan sellerin son uğrağı mı? Hülâgû'yu çıldırtan, Attilâ'ya uykusunu haram eden, İslâm dininin büyük tebşircisi Muhammed'in, şehadet parmağı ile "gaye" ve temennilerden biri olarak işaret ettiği bir ülkü şehiri mi? Alparslan ordularının yarım kalmış ümidi, Bizans'ın Kâbe şehri, Selçûkîlerin davranışına [...]

Her yılın ondokuzu 

Her yıl böyle spor heyecanı içinde çoluk çocuk soluğu stadyumlarda alır, genç nesillerin, beden yapılarındaki sağlamlığa hayran oluruz. Her ayın on dokuzu, çocuklarımızın, sağ ve esen kalma davasında ne kadar ileri gittiklerini, gelecek tehlikelere karşı taşıdıkları karşı koyma güçlerini öğrenmemiz, öğrenmemiz ne demek, gözlerimizle görmemiz için mükemmel bir fırsattır. Fakat 1919 yılının bir on dokuz [...]

Ben bir ameleyim

Dün bir dost koluma girdi: "On beş seneye yakın bir zamandan beri tenkit yapıyorsun, seni münekkit olarak tanırım. Fakat doğruyu söylemek, güzele ulaşmak isterken gönül kırıyor ve dost kaybediyorsun. Buna üzüldüğünü de görüyorum. Bırak bu tenkitçiliği." dedi. Bu sevgili arkadaşımın haklı olduğu, fakat aynı zamanda yanıldığı bir taraf vardı. Gerçekten bir balığı kılçıklarından ayırarak okuyucuya [...]

Teessüf olunur

Klâsikleri sevmek - Kuş beyinleri susturmalı - Öyleleri var ki "Boyacı" türküsünü okumalıdır Şehrimizde haftalar içinde gelip konserler veren sanatkâr ve okuyucular arasında dikkat ettim, klâsiklerden muhterem halkımıza örnek verenlere rastlamadım.  Mefharet Yıldırım, Sabite Tur, Nevin Devirdöven, Şükran Özer ve nihayet son olarak gelen Melâhat Pars'tan beklenen buydu. Hususiyle Mefharet Yıldırım, Melâhat Pars ve Sabite [...]