Musikimizde Zurna ve Lâvta

İzmir Radyo Müzik Şefi hakkında Özbeöz Türk sazı - Avrupa'ya biz öğrettik - Narin bir saz - Okunmayan imza Matbaaya uğrayamadığım son günlerde okuyuculardan gelen iki ayrı mektup benden iki mesele üzerinde fikrimi soruyor. Bunlardan Karşıyaka'dan Lâmia imzasıyla mektup gönderen okuyucum Zurna ve Lâvta Türk musiki âletleri midir? diye soruyor ve biraz izahat istiyor. Zihnimde [...]

Bir öğrenciye cevabım: Alaturka ve klâsik

Atatürk Lisesi 4. sınıf öğrencilerinden Bay Üner'den bir mektup aldım. Benim okullarında klâsik Türk musikisine de hususi programlarında yer vermelerini isteyen fikirlerime muteriz. Karşıma salâhiyet sahibi kimse çıkmadığı, hocalar susarken öğrenciler konuştuğu için cevap vermeyebilirdim. Buna rağmen fikrini tasrih için alaturkanın Türk musikisindeki mevkiini tayin için yeni bir açıklamada bulunuyorum. Salâhiyetli hocalarının cevabına intizardayım:  1. [...]

Dönmüyor

Şimdi, yine şaka yaptığımı sanacaksınız; gerçi günler, şakasız, lâtifesiz dönmüyor. ama ben size neyin dönmediğini de merak ettirmeden açıklayacak durumdayım. Açıklamasına açıklarım ya, siz meraka düşüp, "Acaba ne dönmüyor?" diye, içinizden sual sorarsanız ne yapalım? Şimdi bu satırları okumakta olanların gözlerinde beliren sorguları, hayalimde çözer gibiyim. "Acaba" diyenleriniz var, "Her şey tekerrür edip durduğu, hep [...]

Bir şetaret şarkısı: Gül yüzlerin şevkine gel

50 liraya gam satın alınabilir mi? - "Hoppala yerim" de var - Kasabalı'nın faslı - Şerif İçli yanıldı... Türk musikisi hakkında bilgiye sahip olmayanların, sık sık tekrarladığı bir bayat hüküm de şu: Musikimiz gam ve keder musikisidir. Demek ki binlerce insan, her gün büyük şehirlerde müzikli gazinolara gidip saz dinlemeyi ve icabında bir gece de [...]

Gözlükçü Asım’ın hakkı var

Geçenlerde İzmir'in sevimli ve popüler siması, gözlükçü Asım'a kırılan gözlüğümü yenilemek için gitmiştim. Bu derin duyuşlu ve sezgili arkadaş şaka yollu "Nedir telaşın?" dedi, "Görecek o kadar mühim şey mi var dünyada?" Ben bu sözün uyarışıyla büyük âmâ şair Âşık Veysel'e uzandım. Bir gün Ankara'daki evimde onun lokmalarını doğruyor, görmeyen gözlerinden yana bir eksiklik duymamasına [...]

Radyolarda söz yayınları

Yine mi traş - Ümit Halit'ten bir temenni - Kofluk ve özlük prensip hastalığı - Tavuklar için hitabet Türkiye radyolarının hepsi de konuşma programı bakımından büyük bir fakrülmevzu içindedirler. Memleket, "Radyonun düğmesini kapatıverdim!", "Yine mi traş dinleyeceğiz yahu!", "Kapat şunu!", "Sustur şu zırıltıyı!" gibi sözlerin yayılmasında en büyük amil konferanslardır. Vergisini verdiği, elektrik parasını ödediği [...]

Radyolarımızda yanlış kullanılan tabirler

Gösteriş taksimi mi? - Karışık - Çile mi çille mi? Radyolarımızda sık sık duyduğumuz bazı tabirlerin dayandığı makul bir temel olmadığını üzülerek görüyoruz. Hemen üç radyomuzda müştereken kullanılan bu sözlerden birisi "Gösteriş taksimi"dir. Gösteriş ne demektir? Son yıllarda dilimize kazandırılan yeni bazı güzel kelime ve tabirler arasında iltibas uyandıran, yani caka satma, afi taslama manalarına [...]

Zihin sporu

Geçenlerde heyecanlı bir maç dönüşü, iki arkadaş bir hayli dertleştik: Bizde sporun neden zihnî olanına rağbet yoktur? Şuurumuzun etrafında toplanan o çeşitli nur merkezlerinin diz kapaklarımız kadar da mı itibarı olamaz? Göğüsler istenildiği kadar şişirilsin; içerideki iman tahtasında iş olmayınca bir faydası mı olur? Faziletsiz, iyilik duygusundan mahrum bir sporcu göğsünde yapışıp kalmış olan. O [...]

Ankara Radyosu’nda müdürler, şefler

İlk günlerden bu tarafa - Yüzü gülmedi - Şu bizim kızı okutuverin - Kozanoğlu'nun günahı yok - Müzik şeflerini rahat bırakalım Bu radyonun, Yenişehir'de o küçücük evde ilk açıldığı günleri bilirim. Bu binada geçen senelerin sonunda edebî şahsiyetler hakkında verdiğim konferanslar, solistlere bir kaç ay güfte dersi vermem 1939-1940 yılında askere gidene kadar yeni radyo [...]

Güntekin’in selâmı

Tanınmış Türk romancısı Reşat Nuri Güntekin, İstanbul'dan gazetemize gönderdiği sıcak mektubunun bir yerinde "çok sevdiği Rüştü Şardağ'ına" da selâm göndermiş. Bu bir tek selâm ile sarhoş olan hislerim, onu bir fıkra boyunca anmama vesile oldu. Bizde "selâm"ın linguistique'i İslâm, müsalemet, iyi ahlâk, sükûnet, rahatlık, barış ve huzur'a, kadar genişler. Bir fincan kahvenin kırk yıl hazırını [...]