Seksapel kraliçesinin üzüntüsü

Dünyanın en meşhur cinsi cazibe, yani erkek soyunu kendine çekme kuvvetine sahip olan Hollywood yıldızlarından bilmem hangi haspa, "Ben" demiş, "Artık hiç bir erkekle arkadaş olmayacağım. Çünkü hepsi de bana yiyecek gibi bakıyor." Dünyada bu kadar saçma bir lâf olur mu? Ne zaman, hangi devirde bir kitap dile gelir de, "Ben kitap olmaktan bıktım; zira [...]

Aferin bizim fasılcılara

Bu cumartesi akşamı radyomuz kadınlar faslından Acemkürdi makamında bestelenmiş şarkılar demetini bir dost evinde dinlerken, bütün ev halkının adeta sevinç içinde çırpındıklarını ve heyecanlarını zaptedemediklerini gördüm. Beni de büyüleyesiye saran o güzel fasıl, İzmir Radyosu'nun bu bölümünde, iyi hazırlanmış fasıllara artık intizar edebileceğimizi ispat etmiş bulunuyor. Himmeti var olsun, bizim muhterem Mehmet Kasabalı'mız iyi ve [...]

Tramvaydaki filozof

İşte, en yeni bir örnek daha! Bu dünyada gördüğümüz nice "şeş"lerin, aslında "beş" olduğu, kara sandığımız müşahede cevizlerinin içinden, sütbeyaz hakikatler çıktığı, bizi ak bellediğimizin marsık kadar kara olduğu artık inkâr edemeyeceğimiz bir gerçektir. Yani dış kabuklarına katılarak hüküm verdiğimiz eşyanın hakikati, özünde başka bir mana taşıyıp duruyor. Evet, en tazesinden bir örnek vereyim: Evvelki [...]

Servet’i, Emin’i dinlediniz, Müjgân’ı dinleyeceğiz

Dün hem Servet Candaş'ı hem de Emin Gündüz'ü dinleyenleriniz, öyle sanıyorum ki radyomuz solistlerinin yetişmeleri için bilhassa Ankara'dan gelen genç müzik şefinin gösterdiği müspet alâka hususunda oldukça tatmin edici bir sevinç duymuşlardır. O müzik şefi ki, saz bakımından düşeceği yalnızlığı ve radyomuzun uzmanlar kalitesine pek bakmadan seans verdiği kimseleri bünyesinde taşımasını dikkate almış, kendisinin muvaffak [...]

Gariplik

İzmir, kaç gündür, Zeki Müren adındaki o irfanlı ve üstün gencin tutuşturduğu ateşten nasipli; yanıp gidiyor. Ne var bu seste? Hüzün dedik; başkalarında da var. Usul, nizam desek; bu erkân, bu yola hep riayet edilmede. "Ben şarkı söylüyorum, haberiniz olsun dostlar" der gibi tavır takınmak yok; güzel ama, bu kadarı, Zeki Müren olmak için kâfi [...]

Bir okuyucumun sitemi

Dün radyomuzdan bir sanatkar dedi ki: "Efendim, dikkat ettim; Münir'i de övüyor, Nevin, Zeki Müren, Dr. Alaeddin Yavaşça'yı da aynı şekilde çok yükseltiyorsunuz. Gerçi kullandığınız kelimeler ve tabirler başka başka ama.." Bu samimi konuşma diken gibi ruhuma battı. Zira hakikate yakın bir tenkitti. Gerçekten ben bu sanatkarların hepsini seviyor ve taktir ediyorum. Değişik kelime ve [...]

Kıbrıs 

Dünya siyasetinin ehemmiyet atfedilecek günlerinde yaşadığımız için, Kıbrıs meselesi üzerinde durmayı aklımızdan geçirmiyorduk. Yunan dışişleri vekili Sofyanopulos'un en son verdiği demeç düşündürücüdür. Hazret, "biz" diyor, "İngilizler bu mevzuda bir anlaşmaya yanaşmazsa, Kıbrıs hakkındaki karar hakkımızı muhafaza ediyoruz." Nedir bu karar? Tarih ve coğrafyanın, akan ecdat kanlarının ve oradaki milli benliklerine sahip Türk topluluğunun yekûnu bize [...]

Aldım cevabımı

Müren'in evvelki günkü konserinde keman taksimini dinlediğiniz değerli dost ve kardeşim Sadi Işılay'la konser günü geçmiş tatlı bir sohbetimiz ve bahisleşmemiz olmuştur. Konservatuvarlı bütün sanatkar arkadaşların bulunduğu bir öğle yemeğinde de demiştim ki: "Senin yaptığın keman taksimlerini, İstanbul'da muharrirlik ve musiki tenkitleri yapan bir zat Rast yaptı, sonra Uşşak'a geçti..." kabilinden izaha kalktı diye "Ben [...]

Zeki Müren’in konseri

Bu çocuğu neden severim Bugün şehrimize gelerek, Elhamra'daki tehir konserini verecek olan değerli gençlerimizden Zeki Müren hakkında bu sütunlarda yazdığım taktirkâr yazıları muhterem okuyucularım hatırlayacaklar sanıyorum. Musikimize genç bir istidat halinde katıldığı günden beri, büyük bir tecessüs ve merakla halkımızın, şahsiyeti üzerinde durduğu Müren için aleyhte yapılmış iki türlü tenkit mevcut olabileceğini ve olduğunu hatırlıyorum. [...]

Büyük bestekar: Puccini

Dünyanın ünlü opera bestecilerinden Giacoma Puccini, müzik tahsiline babasının zoru ile başlamıştır. Hiç sevmediği orgun başına geçip çalışması için hocasından bir hayli dayak, babasından azar işitmesine rağmen hiç hoşlanmadığı kilise havasından yakayı kurtarmak için yapmadığı haylazlık kalmamıştı. Hali vakti yerinde olan babası onu çalıştırmak için orgun tuşları üzerine altın paralar koyar ve bu paraları almak [...]