İkinci konser

Dün gece Münir ikinci konserini verdi. Şehrimizin ölümsüz evlâdı Rakım Hoca, bu konserin ilk kısmının birinci eserini, güftesi Baki’nin olan: “Müheyya oldu meclis sakiya peymaneler dönsün.” Hüseyni nakşıyla tezyin etmedeydi. Bir defa şununla İzmirliler övünebilir ki Hisar Camii'nin bu derin hocası hiçbir eserinde bu rütbe yükselmemiştir. Klâsik musikimizin Dedelerine has bir olgunlukla işlenmiş olan bu [...]

Hasan efendi değil, Münir efendi

Dün gece Elhamra sinemasında bir konser dinledik ki, ne gürültü, ne alkolize bir hava, ne tabak, çatal sesleri, ne münakaşa, ne hır, ne de zır vardı. Leblebi satanlara, gazoz patlatanlara, Amerikan jikleti çatlatanlara hiç rastlamadık. Bu bahtiyarlığın bir yüzü idi. Bir de öteki yüzü var. Büyük üstadım aziz sanatkâr Münir Nurettin’in her konserinde olduğu gibi [...]

Hoş geldin Münir…

Beş köklü medeniyetin hatıralarını ardında saklayıp Homeros’u ile olduğu kadar, Rakım Elkutlu’su ile de övünen, sanata, musikiye ezelden vurgun olan şehrimiz, seni bağrına basmakla bahtiyardır. Sen de iyi bilirsin ki dostum, Türkiye'de bir alaturka- alafranga davası yoktur. Alafranga, kendi tekniğinde devlerini vermiş; bizimki de kendi devlerini bizlere yadigâr bırakmıştır. Gerçi komiktir, onların üstadlarını yâdetmek bu [...]

Her yanın oynak

Otobüste Kültürpark'a gelirken, radyoya gelen bir dinleyici mektubunu okuyordum: “Sizin” diyor, “radyonuzu bir buluyorum, bir kayboluyor. İstasyonunuz neden böyle oynak, izah eder misiniz?” Efendim, sen misin mektubu okuyan. Şu bizim emekliliği yaklaşan sarımtırak Tepecik otobüsü içinde bir zıpladım; midem, bağırsaklarım karnımın içinde birbirine girdi. Güç hal ile hop kalkıp cup oturan otobüsten inip Kültürpark'a giderken, [...]

İçi dışı bir politika

Evvelki gün, Büyük Millet Meclisinde, Dışişleri Bakanı Profesör Köprülü'nün, Sovyetlerin son notasına cevap verilmeyeceği hakkındaki beyanatı üzerinde durdunuz mu? İkinci cihan harbinden muzaffer çıkmış büyük bir kara devleti olmanın verdiği sarhoşluktan bir türlü ayılamayan bu kötü niyetli komşumuzu, hiçbir şey ayıltmasa bile, Köprülü'nün bu milleti temsil eden ezici tavrı ayıltmış olsa yeridir. Tok sözlülüğü çok [...]

Yanarım

Geçen senenin Kurban Bayramı namazını, İstanbul’un en büyük bir camiide kıldım. İçim, Tanrı'nın şefkatine sığınacağım için, sevinç dolu girdiğim bu ulu mabetten, bir matem ağırlığı ve felâket havası içinde ayrıldım. Çünkü saati doldurmaya çalışan hoca efendi diyordu ki: “-Allah birkaç şeyi affetmez. Birincisi haram yemek. (Eh bunda ürkecek bir şey yok. Çünkü kursağımda haramın tanesi [...]

Gelir gider

Geçenlerde gazetelerden okumuştum. Frenk ilinin bilmem neresinden memleketimize katırlar gelmiş. Gelir a efendim, bizden de o taraflara domuzlar gitmişti. Hatta birkaç ay önce de, şöyle bin beş yüz kadar uzun kulaklı mahlûklardan ihraç etmiştik. Hep güzel şeyler gelip gidecek değil ya; dünya bu, biraz da böylesi gelir gider. Şu yer yuvarlağına bir baksanıza! Ama derinden; [...]

Siz işçiler

Sizleri çok küçük yaşımdan beri tanırım. Çocukluğumda birkaç yıl, ben de mağazaya gitmiş, yosun yeşilinden tutun da kehribar sarısına kadar çeşit çeşit işlenen yaprakların ciğerlere tatlı tatlı işleyen zehrini tatmıştım. Bir mahallede oturmuştum ki, sabahları allı boyalı, ne de olsa biraz canlı, işlerine giden tütüncü kızları, akşam üstü, kül rengi bir benizle dönerlerdi ve bu [...]

Mekteb-i âlem

Muvakkaten idaresine baktığım radyodan ayrıldığım günlerdeydim. Henüz ayrılmadan önce hakkımda, bir gazeteciye lüzumundan fazla iltifat eder mahiyette sözler söyleyen genç bir solist, ben radyoyu terk ettikten sonra, yine hakkımda sorulan bir suale cevap dahi vermeyi lüzumsuz görmüş, bunu da okudum. Talihin garip cilvesi. Ayni solist, radyoyu tedvire ikinci defa memur edildiğim zaman gelip benim, hayranı [...]

Halep ve arşın

Halep'te yakılan şey bayrağımız olduğu halde, Arap komşularımıza kızmaktan çok ağlayasım geliyor. Nasıl ki Mısır'da da birkaç donsuz fellâhın hareketini, acizden gelme tepinmelere karşı duyulan merhametle karşıladım. Hepimiz de böyle karşılarız. Zira, şu kendilerine bir arşınlık mesafede bulunduğumuz Halep şehrindekiler de iyi bilir ki, biz öyle bayrağımızı kolay kolay yaktıran ve başka bayrakların, başka dipçiklerin [...]