Türkçe’de başıbozukluk

Bir de dilimiz neden inkişaf etmez diye üzülür, hatta kalem adamlarımızı kınarız, yüksek bir üslûp yaratamadıkları için. Geçenlerde İstanbul'da çıkan haftalık bir dergide, okuyucuların sorularına cevap veren bir kalem kırıntısı, bir yerde, diyor ki: “Faruk Nafiz'in bütün meziyeti, dilimizi alıştığımız gibi, her gün konuştuğumuz gibi kullanmasıdır.” Saçmalığı, ilk kelimesinden akan bu perişan görüş, münferit bir [...]

Kitap ve çöplük

Dün, kapısı birinci kordona açılan ve içi her gün denizin esintisiyle yıkanan bir büyük kitaplıkta, oturulmamış iskemlelerin, el sürülmemiş fikir ve sanat eserlerinin adeta feryad edişine şahit oldum. Kimsecikler yok. Beyninin ışığını cilt cilt kitaplara doldurmuş olan nice saygıdeğer insanların şu aziz metaına yanaşan kim? Okuyor muyuz? Buna hemen “hayır” diyemeyiz. Kafaları ifsad edici bir [...]

ATTİLÂ İLHAN’ın ŞİİRLERİ

Attilâ İlhan(1925-2005) Son çağ şiirinin, bizde batıdakinden daha çabuk ve daha kolay tutunmasının en büyük nedeni şu: Tartılı ve kesinlikle uyaklı olan eski şiirimizin geleneksel yapısına, ilk etken vuruşu Nazım Hikmet yapmıştı. Kendisinden sonra gelenlere, yeni için, büyük bir savaşım sorunu bırakmadı. Nazım'ın, eski dizin düzeninin çökertirken toplumun büyük tepkisiyle karşılaşmadığı bir gerçek. En koyu [...]

Edebiyatımızda Vatan Duygusu – VIII

Ömer Seyfettin(1884-1920) Ömer Seyfettin II. Meşrutiyet, Ömer Seyfettin'e gelişme imkânları vermesiyle de hayır işler arasında bir kıymet daha bulundurur. Tür edebiyatı vatan ve millet duygularının yüksekliğini, yüksek ruhlu, cesur, vefalı ve saygılı Türk'ün ölmez karakterini onun kalemiyle kazandı. Bugün ağız kokusu dinlemektense, bir kolu kesik dolaşmayı gözüne alan "Diyet" kahramanı koca demirci, bize muharririn kalemiyle [...]