Dün dostum Başyıldız'la birlikte, Konak'tan Basmane otobüsüne binmek üzere iken, tam önümüzde duran sevimli bir fayton dikkatimizi çekti. Tekerlekler üzerine rastlayan çamurluğu, akşam güneşinin kırmızısı ile biuraz daha cilâlanarak gözlere çarpmadaydı. Pırıl pırıl bir temizlik, koltuklar gıcır gıcır, fenerinden beygirlerinin koşumuna kadar her haliyle insanda hemen için atlamak ve keyfince kurulmak hevesini uyandırıyor. Nitekim öyle [...]
Etiket: Dede Efendi
Hoş geldin Münir…
Beş köklü medeniyetin hatıralarını ardında saklayıp Homeros’u ile olduğu kadar, Rakım Elkutlu’su ile de övünen, sanata, musikiye ezelden vurgun olan şehrimiz, seni bağrına basmakla bahtiyardır. Sen de iyi bilirsin ki dostum, Türkiye'de bir alaturka- alafranga davası yoktur. Alafranga, kendi tekniğinde devlerini vermiş; bizimki de kendi devlerini bizlere yadigâr bırakmıştır. Gerçi komiktir, onların üstadlarını yâdetmek bu [...]
Fasıl
Radyomuzun geçen akşam meydan faslına başlarken bir defa daha inandım ki fasıl musikisi, bizim kolay kolay iptilâsından kurtulamayacağımız bir müzik dalımızdır. Asırlardan beri bu kıvrak dalda bülbül gibi şakıyan bütün icracılar veya hanendeler kafasından çok kalbi ile yaşayan bu millete hakkı ile tercüman olmuşlardır. Fasıl musikisinin mutlaka içkinin yardımı ile dinlenebileceğini sanan veya bu görüşü [...]
A devletim!
Altı sene oluyor, İzmire uğradığım bir yaz tatilinde, halkevindeki resim sergisini seyretmiştim. Buna sergi diyemem. Çünkü benim gittiğim gün iki saat içinde bir ikinci ziyaretçi gelmemişti. Açıldığı günden bu yana on bir gün içinde de, öğrenmiştim ki, gelip görenlerin sayısı yirmi ikidir. (Exposer) den teşhir etmekten gelen sergi kelimesi, adı üstünde bir teşhir işidir. Aradığı [...]
Maksim’de fasıl…
Birkaç ay önceydi. Aziz bir dostla, Maksim’de, fasıl dinledik. İcra edilen eserlerin, seslerin ve oluşturulan düzenin hayranı kaldık. Türk musikisini, sahnelerimizin baştacı yapan iki kişi, Fahrettin Aslan ve Osman Kavran dostlarımdır. Gece yaşantım olmadığından vaktim olmazdı gitmeye. Ama yakın dostum, “Gel gidelim, Şardağ” deyince yürekten benimsedim. Yetmiş yaşın işbitmişliğine rağmen Maksim’e girdik. Fasıldan dağılıp gönüllerle birlikte [...]
