Laiklik ve Atatürkçülüğü sömürmekle Kur’an’ı çarpıtanları nasıl önleyeceğiz? Allah’ımıza, Kur’an’ımıza eğilerek! Anayasamızın değişmez, değiştirilemez olan maddelerini inceleyerek olan maddelerini inceleyerek. Atamızın, Müslümanlığın gerçeğine nasıl saygıyla bağlı olduğunu öğrenerek. “Laiklik, Kur’an’a aykırı mı?” Laiklik, Batı’da nice kavgalı, cinayetli ve kanlı olaylardan sonra uygulamaya konulabildi. Aslında Hz. İsa’nın yirmiyi aşkın İncillerinden seçilmiş dört İncil’inde bile hoşgörüyü, cezayı [...]
Etiket: Demet Cevher
Tartışmayalım
Ülkemde son beş altı yıldan bu yana, en tartışılan konu bu! Gün geçmiyor ki siyasal sürtüşmelerde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, partiler ve sevgili vatandaşlarımın arasında İslâmlık-laiklik ve Atatürkçülük sürtüşmelerine rastlamayalım! Sömürülerin her çeşidi çirkindir, insanı tiksindirir, ama din ve Atatürk sömürüsü, bunların, hem en ayıplı olanı, hem de en sakıncalısıdır. Çünkü Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana [...]
Kadın Başbakan ve ille kadınlar
Sayın Tansu Çiller, Başbakan oldu. Sevinecek olanları teker teker saymaya ve düşünmeye çalışalım: Kendisini ilk keşfeden Süleyman Bey. İstanbul başta gelmek üzere yurdumuzdaki tüm Doğru Yol Partisi delege ve üyeleri, yıldızlamalarını her gün havalardan kaptıkları nemlerle değiştirseler bile ille de Çiller demek isteyen basın… Daha da sayabiliriz, bizce en çok sevinenler, yurdumun kadınlarıdır. Çektikleri çileler [...]
Edebiyat ve Halk
İçtimaî durumları bakımından çoğu zaman silik kalmış fakat hizmetleri büyük olan halk yığınları bütün geçmiş çağları adsız çiçeklerle bezediler. İlk Asya kurultaylarında can veren onlardı. Zalim sanattan nişan veren ehramların altına, çalışmaktan tükenmiş vücutlarının çürük kemiklerini bırakan onlardı. Yunan'ın Agora meydanlarında asırlar boyu halk çığrıştı. Medenileşmiş ilk sosyete düşünücülerine konu, ilk din ulularına sevgi kaynağı, [...]
Kol
Dün gazinoda oturmuş, kulağımda çocuk sesleri çınlarken, gözlerimle, sahilden süzülerek giden süt beyaz bir vapuru seyrediyordum. Birkaç gün süren sıkıntılı yağmurlar dinip, gök olanca mavisiyle berraklaştığı için olacak, bayramın ruhumda yarattığı dolulukla kendimi geçip giden vapur gibi süt beyaz gördüm; hani nasıl pembenin, bir de toz pembesi olur, beyazın da öylesi beyaz! Basık tavanlı gazino, [...]
Çüş!
Bayram vukuatını dünkü gazetelerden ben de takip ettim. Bizim buradaki arkadaşlar, bayramı hâdisesiz, neşe içinde geçirtmişler. Ama kazın ayağı hiç te öyle değil. Dün okuduğum bir havadis, bayram, bayram olalı ilk defa cereyan etmiş hazin, soğuk ve münasebetsiz olaydır. Ne olmuş diyeceksiniz? Olan şey, bir tecavüzdür. Bir adam namuslu bir kadına zorla tecavüz mü etti? [...]
Gözbebeğimiz tiyatro
Devlet tiyatrosundan gözümüzün bebeği bir grup İzmir'de. Bir zamanlar müdürünün mızıka okulu diye isimlendirdiği konservatuvarda geçen hadiseyi nakledeyim: Romeo Juliette’den alınmış bir sahnenin seminerindeyiz. Kulumbuh, Karl Ebert, Banguoğlu ve ben Juliette’in “Elveda Romeo” diye sevgilisine en hararetli bûsesini konduruşunu seyrediyoruz. Bir idareci dayanamayıp yerinden fırlıyor, taassubu ter şeklinde yüzünden damlayarak: -Yahu diyor, kaç defa söyledim; [...]
Ey tabiban-ı cihan
Evvelki gün tıp bayramınız varmış. Hepiniz bir araya gelmişsiniz. Eğlendiniz, güldünüz; tasası bana düştü. Yahu dedim, bunların İzmir'de bulunan kırk ellisi değil ya, hani dünyada bulunan bütün arkadaşları birleşseler yine benim derdime çare bulamazlar. Benim derdim deyince, bunu fizik ağrılarım veya beden rahatsızlıklarım manasına almayın. Zira bugün hayatta yaşıyorsam eğer, her nefes alışımda doktor arkadaşlarımın [...]
Münir’in dün geceki konseri
Elhamra sineması, dün gece, sesini gönlümüze duyuran Münir Nurettin'i barındırmak gibi zevkli bir harekete şahit olduğu gibi, bir kaç bakımdan göz alan, ferahlık veren bir dekora da can vermiş oldu. Bir defa her iki konserin biletleri satılmış, üstadın Karşıyaka Ses Sineması'nda Cuma günü vereceği konser için bilet sorulmaya başlanmıştı. Öteyandan salonun o muhteşem topluluğundan takdir, [...]
Mısır kazanı
Kaç gündür, hakikat değil sanısiyle, bekleyip durdum. Mısır'dan bize düşman sesler yükseleceğini pek ümit etmiyordum. Ama, artık durum aydınlanmıştır. Para ile tutulmuş Arap ağlayıcılarının hep birden ulumaları gibi, bu dost ve kardeş olması gereken milletin basını da cümbür cemaat bize saldırıyor. Neden? Akdeniz'in bu tarafında, bir silâhlı takaza çıkmasın; İngiltere ile Mısır dostça anlaşsın diyen [...]
