Bu şehirde yaşayan bir kıymet olduğu halde, ancak, radyodaki bir konserini dinlerken geçen haftalar içinde tanıyabildiğim Mihter Çelebi ile evveli gün uzun bir görüşme yaptım. Kendisinden, Mendelssohn’un bir eserini adeta kendimden geçercesine dinlediğim, tuşlar üstündeki enstrümantal icra kabiliyetine hayran olduğum bu kadın kıymetlimiz, Türk musikisinden yana fazla bilgili değildi; olabilir. Nasıl ki Türk musikisi sahasında [...]
Etiket: Demet Cevher
Rağmen
Okulda bir öğrencim sormuştu: “Rağmen’in mânası nedir?” diye. Anlattım, bir şeyler söyledim ama, kendim de pek hoşlanmadım doğrusu; hocanın kar helvası gibi. Sonra efendim, dün akşam, hayırdır inşallah midemin hafifliğine rağmen dolgunca bir rüya gördüm. Biri eğilmiş kulağıma; diyor ki: “Günlerden yarın Pazar, hafif ve şakacı fıkranı unutmıyasın!” Dostlardan gördüğüm bütün alâkaya rağmen bugünlük klâsik [...]
Yemediğimiz herze mi kalmıştır?
Bilmem efendim, siz de İstanbul gazetelerinden ve İzmir basınından öğrendiniz mi? İstanbul'da at etinden sucuk imali öğrenilir öğrenilmez, belediye, haklı olarak bütün dikkatini şu noktaya çevirmiş: Acaba at etinde sağlığa zarar verecek bir nesne var mı? Tahliller yapılmış, at budundan yapılmış pastırmalar, vücudunun çeşitli kısımlarından kıyılıp doldurulmuş sucuklar incelenmiş, hamdolsun muzır bir şey bulamamışlar… Hatta [...]
Hizmetlerin azizi
“İzmir şehri yeni planına kavuştu” demek ne demektir, biraz bu noktada duralım: Bir şehrin geçmişten gelen özelliklerini dikkate alarak gelecekteki imar, inşa ve kuruluş halini nizamlamak manasına gelen bu haber, memleket çapında sevineceğimiz bir müjdedir de. Neden mi? Bir şehir düşünün ki dilediğiniz bir köşesine bir kasap dükkânı kondurmak, dilediğiniz bir sokağından araba sürmek, istediğiniz [...]
Aptallığa methiye
Dün ona yine uzun uzun baktım. Şişman bir kadın yüzü gibi dolgun ve etli yanakları, şiş şiş gözleri ile ne kadar sıcaktı. Sual sordum, o başka şeyden söz etti. Hep uzak memleketlerde, başka iklimlerdeki aptal adındaki kendimize benzer insan kardeşlerinden ayrı kalmanın hasretini çeker gibiydi. Birden bütün aptalları düşündüm. Hepsi de dalgın, hepsi de bizim [...]
Tiyatro çırpınıyor
Yazıma koyduğum başlık, sadece İzmir'deki şehir tiyatrosunun kaderi ile değil, hatta şehrimizde modern komedi temsilleri veren Fransız sahne sanatkârları vesilesiyle bir kerre daha müşahede ettiğimiz Fransız tiyatrosu ile de değil; dünya tiyatrosunun kaderi ile ilgilidir. On beş sene oluyor ki Cermen kanından gelme Fransız şairi Reiner Maria Rilke “bugün” demişti, “Yazık ki Allah'a inanmayan insanlar, [...]
Sür sadeden
Evvelsi gün, bahardan nişan veren, gün güneşlik havada, Karşıyaka'nın bir kır kahvesi önünden geçiyordum. Yaşlıca, hafif göbekli, saat kösteği yelek ceplerinden sarkan babacan bir adam, önüne çektiği iskemleyi müteakip, garsona kahvesini ısmarladı. Tam bu sırada benim dikkatimi garsonun sesi çekti: -Sür sadeden! Birkaç defa şu kahveyi ben de tecrübe etmedim değil. Fakat her defasında, dilimde [...]
Mütatabbip ve müteşair*
İki talihsiz meslek vardır; Doktorluk ve edebiyatçılık. Bu memlekette her rastladığınız insanda bütün bilgi ve hünerlerden eser kalmasa, bütün ihtisas kaynakları kurusa bile işte bu iki meslek hamdolsun gürül gürül akmakta devam eder. Çünkü doktorluk ve ediplikten anlamayana rastlamak mümkün değildir. Dikkat buyurulursa yanlış anlaşılmaz sanırım; sözüm, avuç içi kadar bir paçavrada, mürettipten başka kimsenin [...]
Allahımdan yalvarırım
“Küçük Şenay!..” Zaman zaman firaklı bir ana babayı yürekten yakıp, büyük bahtsızlıkların içine atmak için bu iki kelime kâfi geliyor. Biliyorsunuz; tırnağı etinden sökercesine bir akşam karanlığında Yamanlar kampında anasından kaçırılıp götürülen ve bir daha da izi bulunmayan zavallı yavrunun hikâyesi, bu günlerde yine ortalığa dökülmekle iki bedbaht ana babanın bir ümit kıvılcımı halinde gönlünü [...]
İnsan, şu unutmayan hayvan
Amerikalı mütefekkir S. Levy'nin, sosyolojinin menşei adlı eserini okurken bir müşahede, dikkatimi kuvvetle üzerine çekti. Tanınmış tetikçi, on beş yıl süren inceleme ve araştırmalarına esas olmak üzere, evvelâ fert olarak insanın, kâinat içindeki diğer mahluklardan ayıran tarafı üzerine eğilmiş, fakat on beş sene sonra elleri boş dönmüştür. Öyle cins maymunlarla birlikte yaşamıştır ki bunların gülüp [...]
