İstanbul'da bir adam mahkemeye baş vurarak kendisini terk eden karısından dâvacı olmuş. İşte ifadesi: “On beş sene sonra beni sebepsiz bırakıp gitti. Lâf değil, on beş sene bu; hiç mi hatırımız yoktu? Vefasızlığından yana şikâyetçiyim.” Bilmiyorum, olay gerçek mi? Yoksa bir gazeteci esprisi mi? Belki de adam zarif ve nüktedandır. Yalnız, gerçekse düşünüyorum, eğer yargıç [...]
Etiket: Demet Cevher
Vatan sağolsun
Memleketten, askerî bir değiştirme birliği, bu yurt için ve çilesi dolmamış insaniyet için savaşa gidiyor. Onlar, kardeşlerinin Kore topraklarında yazdığı destanı tamam etmek üzere yola çıkarken, düşmanı can evine gelmeden önce tepeleyen kahraman gazilerimizden bir kısmı da aziz uzuvlarında şan ifade eden eksiklikler, öpülesi alınlarında zafer hâreleri yurda dönüyorlar. Gidenler ve dönenler sadece Türk adındaki [...]
Yerli filmlerimizden yana…
Geçen gün yerli filmlerimizden birini seyrettim. Üç senedir gittiğim de yok ya, belki bir tekâmüle ulaşmışızdır diye beslediğim ümit de havaya uçtu. Bütün yerli filmlerimize yapışan demirbaş mevzu onda da vardı: Bir köylü kızı ile, şehirli delikanlı tenhada buluşurlar. Tabii sıp diye âşık olacaklarının resmidir. Netekim böyle de olur. Amma işe bir açıklık sebebi karışmalı [...]
Köy, yine köy…
Haber aldık ve okuyoruz: Hükûmet sulama işlerine, köy yollarına harcanmak üzere ayrı bir tahsisatla faaliyete girişmiş. Terakkimiz için teşebbüslerin en isabetlisi budur bizce… Köyümüzün kaderi gerçekten alabildiğine talihsizdir. 1945 senesinde yaptığım geniş bir Anadolu seyahatinde Burdur Vilâyetine de uğramıştım. Melli nahiyesine vali ile birlikte giderken saatlerce süren bir ormanlık yerle karşılaştık ki safîha halindeki kayalardan [...]
Bir eşek var idi
Dün evden çıkıp Köprü Tramvay durağına geliyordum. İkinci Karantina caddesinin sonlarından aşağıya doğru inen bir eşeğe rastladım; Şairin: “Bir eşek var idi zaifü nizar” sözüne tıpkısı benzeyen mahzun bir eşek. Sağ ayağı, diz kapağından aksadığı için tökezleyen hayvancağızın boynundaki etler pörsümüş kalça kemikleri, hâlâ çalıştırılmasına isyan eder gibi havaya fırlamıştı. Sahibi elindeki iri kıyım bir [...]
Son bir yazı
Radyo ve televizyonları denetleyecek kurul haklı olarak özel tevizyonları uyarıyor. Özel televizyonlardan genel ahlaka aykırı olanlara yer vermemeyi istemekte haksız mı? En ciddi haberlerin arasını bile soyunuk kızlarımız dolduruyor. Soyunmak kadın, erkek çıplaklığını sergilemek zorunlu olsa bile çoluk çocuklarımızın karşısına çıplak mı çıkarız? Ben merak ediyorum, özel televizyonlarda ciddi bir konuda çırılçıplak bir kadın ya [...]
İstanbullular uyanın
Sakın, bana, bazı, tarihini bilmezleri yaptığı gibi, “İstanbul’da, yerli İstanbullu kaldı mı?” demeye kalkmayın. 18 yaşına kadar Beylerbeyi, Üsküdar, Çamlıca’larda yaşamama karşın ben de İstanbullu değilim. Fatih dönemine kadar İstanbullu mu vardı? İstanbul Belediye Başkanı adaylarına, İstanbullu olmadıkları yolunda yapılacak sitemin bir anlamı bulunamaz. Biz buralara nerelerden geldik efendim? Rumeli’lerden, Anadolu’dan, Horasan dolaylarından ve Ada’lardan. [...]
Özal dönüyor, dönekler, dönmeler de dönüyor
Sayın Özal’ın sırtında yumurta küfesi yok ki, hep konuşuyor. Bir fikre ulaşamayarak, genel kültür ve uzmanlık aşamalarının gerektirdiğinden habersiz, düşünce üretiyorum sanısıyla dönüp duruyor. O döndükçe, günlük gazetelerimizden birinde sütun kapmış. 2. Cumhuriyetçi(!)lerimiz, ünlü döneklerimiz ve dönmelerimiz de Özal’la birlikte dönüyor… Dönüyor… Sayın Özal’ın üstü cilalı, içi karışık dünyası, yinelemeler, mevsimlik dönüşlerle dolu. Bir dönem, [...]
Rüştü Şardağ’dan Evren’e yanıt:
‘Dostluğumuz harcanıyor’ Cumhurbaşkanı iken dilinden yavan, tatsız ve yaraşıksız sözler hiçbir gün çıkmadı ki emekli olduktan sonra çıksın. Bizim naçiz şahsımız, bir partinin siyasal yapısı içinde barınamayacak kadar politik bir beceriksizlik içindedir. Bu yüzden Meclis’teki geçen dönemi de bağımsız kapattık. Sevdiklerimizi eksiltmemeye, hep çoğaltmaya çalışmışızdır. Büyük Ali’nin bir tümcesi, yaşam boyu kılavuzumuz oldu: “Düşmanınız tek [...]
Ben, ben, ben…
İşte Allah’ın hiç sevmediği, hoşlanmadığı yaratıklar… İşte benciller… İşte yaptıkları yalan değil, doğru şeyler olsa da övünenler… Allah’ımızın insana verdiği değer çok büyüktür. İnsan Allah’ın halifesidir. Uzaylarda, uzak gezegenlerde yaşayan, bedenleşmemiş, sadece arı duru ruh kalmış olan meleklere, insansı yaratıklar döneminden sonra gelen ilk insan Hazret-i Âdem’e tapmaları için buyuran Allah’ımızdır. Bu nedenle insanoğlu, yaşamında [...]
