TRT ve eşcinseller

TRT’nin, kendileriyle ilgili programı üzerinde eşcinsellerin tepkisi hâlâ sürüyor. “Bizi sergilediler. Bize karşı nefret duygusu uyandırdılar.” İnsanın soracağı geliyor: “Devlet kuruluşu, ya ne yapsındı? Size Türk halkının kucak açmasını, saygı ve sevgi duymasını mı sağlayacaklalardı?” Toplumumuzun hem İslam’a, hem milli geleneklerimize ters düşen bu çarpık ilişkilere karşı tepkisi, hiç de yumuşak ve hoş görülü değil. [...]

Mûsavî (*) rezaletinin suçlusu kim?

“Anırkabir’i ziyaret etseydim münafık olurdum.” Böyle diyor, Mir Hüseyin Mûsavî. Haksız değil ki kendince ve rejimlerince. “Münâfık”lık, Allah katında, kâfirlikten beter bir suç; bir rezillik. İşine gelen yerde “Ben Müslümanım” diyeceksin, çıkarın, başka türlüsünü gerektirince de “Ne münâsebet efendim, size kim dedi benim Müslüman olduğumu” diye kıvırtacaksın. “Ben münafıklara cehennemin en esici, en aşağı yerini [...]

Atatürkçülerin silahları çürük

Gerçi Hz. İsâ, “Bir yanağınıza tokat atana, öteki yanağınızı çevirin” demiş. Bunu herkes yapabilir mi? Tanrı vekilleri, ermişleri arasına herkes giremez.ki! Son ve en erişkin Kitap olan Kur’ân’ımız, zulûm görenlere direnme hakkı bile tanır. Karşınızdaki doktorun bilgisini, edebiyat bilgisiyle yanıtlayamazsınız. Terzi mesleğinden gelmiş adamda zevk bozukluğu, güzel kokuşmuşluğu mu görüyorsunuz? Marangozluk tekniğiyle susturamazsınız onu. Türkiye’deki [...]

Emiroğlu’nun eksiği…

Yakından tanıdım, Milli eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Metin Emiroğlu’yu. Bir iki kez de konuştuk. Sayın Dinçerler’in gereksiz yere verdiği gerici imajını silme çabası içinde. Atatürk kuşağından gelme ve O’nun ilkelerine sımsıcak bağlılık içinde bir Bakan… İzlenimim buydu. Zaman zaman duyulan bakanlık çalışmaları arasında basına yansıyan güzel haberler de var: “Dünyanın en gerisinde ve çağ [...]

Güzel bir asker

“Ne güzel insan” dediğimizde, herhalde salt kaşı, gözü ve beden yapısını değil, bunların dışına taşan, sevecen, görevinde güçlü saygınlıklı bir insanı da dillendirmek isteriz. Pek yakında, Türk ordusunun en büyük katını, kendi dileğiyle bırakacak ve emeklilik yaşamına başlayacak olan Genel Kurmay Başkanımız Necdet Üruğ ‘u düşündüm ve öyle koydum, “Güzel bir insan” başlığını. İran’ın bilim, [...]

Dan dan da dan dan…

Ramazan davulu değil bu! Sayın Özal’ın silah serbestliği önerisi: İsteyene silah alma özgürlüğü! Başbakan’ın ortaya attığı ilk gerekçe çok önemli. Hafif baskılar karşısında daha sonra konuyu kıvırtması, uyduruk gerekçelere sarılması o kadar önemli değil. “Hafif baskılar” dedim. Basındaki tepkiler, beklenenden daha güdük kaldı. Ya muhalefet? 12 Eylül’den yeni çıkmış, tüm izinsiz silahları toplatmış bir dönemi [...]

1980 öncesine dönmeyelim

Dönmeyelim elbet. Ama Sayın Özal’ın, siz her akşam, “1980 öncesine dönmeyelim” diye televizyonda boy gösterdiğini görünce bu milletin Sayın Başbakan’a bağlı çok olumsuz kuşkuları oluştuğunu da unutmayalım. İzmir’de bir yıl önce açılmış bir köprüyü yeniden açan Özal, konuşuyor. “-Bu güzel, huzurlu günleri bırakıp 1980 öncesine dönmeyelim!” Basın; başta Taşar ve Keçeciler olmak üzere her gün [...]

Erdem’in erdemi…

Vakıflar Bankası Genel Müdürü Sami Erdem, uluslararası bir çizgide uğraş veren İngiltere’nin EUROMONEY kuruluşunca, yılın en büyük bankacısı seçildi. ANAP iktidarı zamanında böylesine bir başarıya ulaşmak, bir devlet bankasının, bulaşmalardan uzak kalabilmiş olması demektir ki övülmeye değer olay bu, bence. Bizim Ziraat, Halk bankalarımızın, Anadolu Bankası’nın başında da değerli, deneyimli, en yüksek puana hak kazanabilecek [...]

İstanbul Müftüsü ve İslâm’da sosyal adalet (*)

İstanbul’un sayın müftüsü bir fetva verdi: “Bugünkü koşullar içinde memur, emekli ve işçilere de onurlarını kırmadan zekât vermek gerekir.” Vay efendim, sen misin bunu söyleyen! Devlet Bakanı Sayın Kazım Oksay’ın irtica karşısında susan dili, ilk kez burada açıldı. “-Hakkında soruşturma açtıracağım.” Keçeciler de demişti ya,,, Keçeciler, “Diyânet İşleri Başkanı türban konusunda fetva versin” dememiş miydi? [...]

Eurovizyonda sıfır…

Hakkımız sıfır mıydı? Sonucu, haksız bulabilirsiniz. Hatta, “Kıbrıs Rum temsilcisi olan o tipsiz ve renksiz kızdan da mı geride olacaktık?” dersiniz. Ne olurdu efendim, yirminci, hatta onsekiz ve onbeşinci olsak ne olurdu? Yıllardır kapılarını aşındırdığımız dünya Eurovizyon yarışmasına, bizler, hep birincilik hülyasıyla gidip sonuncu olup dönmüyor muyuz? Geçen yılki şarkımızın ortalarda bir yere oturması, bize [...]