Birkaç ay önceydi. Aziz bir dostla, Maksim’de, fasıl dinledik. İcra edilen eserlerin, seslerin ve oluşturulan düzenin hayranı kaldık. Türk musikisini, sahnelerimizin baştacı yapan iki kişi, Fahrettin Aslan ve Osman Kavran dostlarımdır. Gece yaşantım olmadığından vaktim olmazdı gitmeye. Ama yakın dostum, “Gel gidelim, Şardağ” deyince yürekten benimsedim. Yetmiş yaşın işbitmişliğine rağmen Maksim’e girdik. Fasıldan dağılıp gönüllerle birlikte [...]
Etiket: Demet Cevher
Cansızoğlu sorunu…
Sayın Cansızoğlu,seni benim kadar hiç kimse kolay kolay tanımaz. Meclis’te odalarımız karşılıklı. Yalnız odalarımız mı, gönüllerimizde de bir sıcak yakınlık var. Türk basınına biraz da yanlış yorumlattığın ve seni iyi tanımayanların yanlış yorumladığı şu kravat takma ve bunu türban yasağına karşı direnme olayı. Bunu bırak da ben ışığa çıkarayım. Aramızda bazı görüş ayrılıkları yok mu? [...]
Filistin nereye?
Filistinliler, vatanları dışında yeniden birleştiler. Uluslararası terör örgütünün ısrarla yanlısı olan Ebu Nidal grubunu dışlayarak bir yumruk gibi toparlandılar. Bu “yumruk” sözcüğü bizim değil, Le Monde’un. Peki, nereye inecek Filistin yumruğu? Bir türlü paylaşamadıkları Kudüs’teki İsraillilerin başına mı? İyi ama oraya yerleştirilen Musevilerin hepsi ülkücü. Dünyadaki tüm çıkarlarını bir yana iterek çölü, uygarlık ışıklarıyla yangına [...]
Tarihsel Gerçekler ve Demirel’e Sitem
Beni sağa sola kaydırmaya çalışanlar var, ama ben tarafsızlığımı koruyorum. İstanbul’da bir aydır önemli bir rahatsızlığın mücadelesini verirken bir gazetede, ANAP’a katılacağım yazılmış. Seçim bildirilerini, parti programını tersyüz etmiş bir partiye, halkına karşı acımasız, yabancı ve düşmanlara karşı ipek kadar yumuşak davranışını izlediğim ANAP’a katılmak, vicdanıma ters düşer. Kuşku yok ki tarafsızlık, fikirsizlik demek değildir. [...]
Semra Hanım’a sevgi şiirleri
Semra hanım için şiir yazılmaz mı? Kim ne karışır buna? Tarihimizin en uzaklarına doğru en etkili ışık yollarıyla uzanırsak övgü şiirlerinden kurtulamadığımız görülür. Salt bizim ki değil, dünya tarihi, bu tür övgülerin öpülesi, ya da kusulası örnekleriyle tıkış tıkış… Ne var ki bu övgülerin bir bölümü doğrunun, hakkın çizgisine oturmuş. Söz gelimi Ortaasya’da Göktürklerin kurucusu, [...]
Evren Paşa Amerika’ya gitsin mi gitmesin mi?
Bir hasta ziyareti mi bu? Gidip gitmemek, o konuda tartışılmaz elbet. Hastayı yoklamaya gitmemek, insancıl eksikliğimizi gösterir ve hemen gitmek gerekir. Bir öğrencinin, ya da herhangi görevlinin, mazeretsiz olduğu halde okuluna, işine gitmemesi de tartışılamaz: “Ne münasebet, gitsin efendim, gitsin” deriz koro halinde. İktidardaki bir başbakanın seçimleri izleyerek çekip gitmesini isteyen çilekeşler yanında, bir sürü [...]
Allah’la konuşmak…
Geçen hafta içinde yargıya çekilen bir sanık, “Ben Allah’la konuşurum” demiş. Konuşulabilir mi? Konuşulabilirse bile her ufarak adam bu konuşmayı yapabilir mi? Konuya genişliğince, bir Pazar söyleşisi içinde girmek istedim. Ulu Allah, Kutsal Kitab’ında birkaç kez sevdiği kullarının, kendisini gecenin yarı saatinde, sabaha karşı anmasını ister. Yüce peygamberlerinden de bunu fazlasıyla bekler. Kuşku yok ki [...]
Devlet nerede?
Sevgili Uğur Dündar’ın açtığı, Eminönü Belediye Başkanı’yla ilgili yolsuzluk, ihbar değil mi? İçişleri Bakanımız soruşturma yaptıradursun, Sayın Başbakan, “Seçimle gelmiş bir belediye başkanını görevinden almak usule uymaz” diyerek yolsuzlukları kış uykusuna yatıracağı sanısını uyandıradursun suçlamalı başkan, makamındadır ve hâlâ konuşuyor. Bazı bakanları da bu işe bulaştırma çabasında. Şimdiye kadar sığınmadığı Türkeşçiliğe sığınıyor. Ulaştırma Bakanı’nı da [...]
Rüşvet Treni
Hiçbir Başbakan, Bakan “Rüşvet alın! Bu zehirli tatlıyı yiyin” diye hiç kimse için emir vermez. Ama bugün ülkemizde rüşvet, günlük olaylar içinde, sık sık geçiyor. Konuşmanın akışı içinde herkesin dilinde gezinip duruyor. Tüm dünya ülkelerinde de hemen hemen her yıl rüşvetle ilgili bir skandal patlamıyor mu? Neden bu hırs? Ne zaman son bulacağını bilemediğimiz bir [...]
Belediyeler ve yolsuzluklar…
1580 sayılı Belediyeler Yasası’yla hem belediyelerin hem de halkımızın ne çileler çektiğini bilmeyenimiz var mı? Doğumdan ölüm yolculuğuna çıkıncaya kadar ki sürede herşey belediyelerin sırtına binmiştir. Eski belediye yasasının şu anda da yürürlükte olan maddeleri, onlara o kadar çok görev yüklemiş ki, bunların altından kalkmanın hem güçlüğü, hem de parasal ağırlığı altında kalan belediyeleri, yıllar [...]
