Aptallığa methiye

Dün ona yine uzun uzun baktım. Şişman bir kadın yüzü gibi dolgun ve etli yanakları, şiş şiş gözleri ile ne kadar sıcaktı. Sual sordum, o başka şeyden söz etti. Hep uzak memleketlerde, başka iklimlerdeki aptal adındaki kendimize benzer insan kardeşlerinden ayrı kalmanın hasretini çeker gibiydi. Birden bütün aptalları düşündüm. Hepsi de dalgın, hepsi de bizim [...]

Türkçe

Dün akşam, bizim radyoda Ankaradan gelen, soyadını pek belliyemediğim Nigâr adında bir hanım şarkılar söyledi. Sonuna yetişmişim. Şükrü Tunar’ın bir Uşşak şarkısını okuyordu. “Kalbimi bezlederim mihnet-i zevk ile ben.” “Minnet”i, “mihnet” yapan bu hanım kızımızı asla günahkâr tutmuyorum. Türkçe'nin kaç yıldır nasibi bizde bu! Okullarımızda bundan birkaç yıl önce, Türkçe'yi iki ders yerine saymak üzere [...]

Yazıcı için…

Seni dün yakından tanıdım. Alın yazısında yaşamak yazılmamış olsaydı ey Yazıcı, o aziz elini sıkamayacaktım. Eğer bugün, aramızda bulunmandan dolayı bir şans varsa, bu sade senin için değil, elini sıkabilenler için de mevcut demektir. Sana da kahraman diyeceğim ama dilim varmıyor. Limon kabuklarını ayağına dolayan bir mektep kaçkınının çektiği şutu kahramanca bulan kuş beyinlilerin dolup [...]

Tuh olsun!

İsveç'te, iki güreşçimizin karıştırdığı halt hakkında duyulan üzüntünün akisleri devam ediyor. İşin hırsızlık tarafını pek acı bulmakla beraber, milletçe kendi kendimize küsercesine ümitsizliğe düşmeyi manasız bulurum. Hırsızlık ruhi bir hastalıktır. Her şeyi maddi şartlara bağlıyan dar materyalizmi defalarca yanıltan destanlık hatıraları bilmiyor değiliz. Sonunda bir kutu pasta ile mükâfatlandırılacağını bildikleri halde nice mahrumların, ömründe yüz [...]

Hababam bakış…

Körfez vapurlarından birinde kısa bir yolculuk yapayım dedim. Karşıma bir anda etli kanlı, endam asaletine sahip bir bay oturuverdi. Elin garibi ile tabii bir alıp vereceğim olamazdı ama, gözleri dikkatimi çekti. Yuvarlak ve çipil iki gözle bu güzel vücut ve yüzün sahibi olan insanı adeta çirkin gösteriyordu. O zaman, gözler aklıma geldi; çeşit çeşit gözler. [...]

Neredesin ey sevgili!

Nerelerdesin, a canım efendim? Hanidir hoyrat hoyrat esen rüzgârlar senden bir haber vermez oldular. Ne bizim semtte, ne öteki şehirlerde, ne de yad ülkelerde görünmez olmuşsun. Bilirsin, hem çok iyi bilirsin ki şu aşağı mahlûklarla dolup taşan dünyada senden başka hiçbir şey beni teselli etmez. Eloğlu bilmez tabii, ama yine sen bilirsin ki para, pul [...]

Hazin mi hazin

Bilmem gazetelerde okudunuz mu? İstanbulda on beş senedir katlanılmaz bir sefalet içinde kıvranan yoksul ve kimsesiz bir adam, hasta yatağında tam Tanrısına kavuşacağı dakikada, Milli piyangonun on bin liralık ikramiyesine kavuşmuş. Kendisine ancak, cenaze levazımatı bakımından bir hizmeti dokunabilecek olan bu vakitsiz şansın, şu nasipsiz adamla alay edişi pek hazin değil mi? Çok bekleriz, çok [...]

Matematik üstüne…

İyi dostum Dr. Petek, her zamanki gibi güzel olan radyo sohbetlerinden birini, bizdeki matematik öğretimine ayırıp bazı hocalar için biraz sitemkâr konuştu diye bir kısım öğretmenlerden haksız tarizlerle dolu mektuplar almış. Haksız diyorum, çünkü benim de, radyoda söylenmeden evvel kendisinden dinlediğim bu konuşmanın hedefi, öğretmenden daha çok öğretim sistemiydi. Çocuklarımızın yüzde sekseni bu kolay ve [...]

Ve minallahi Tevfik

Vatan gazetesi namına 1945 yılında yaptığım bir memleket seyahatinde, Gelibolu'ya da, Türk tarihinin iki büyük kahramanını sinesinde barındıran bu bahtiyar ilçeye de uğramıştım. Bahtiyar diyorum; çünkü Gelibolu, bir çok askeri işleri ve büyük mesuliyetleri bulunan büyük bir askerin elinde, çok kısa zamanda medeni bir şehir olmanın hususiyetlerine sahip olmuştu. Şehirdeki zabıta işleri mi, belediye faaliyetleri [...]

Meslek seçerken

Dün, Kültürpark'ın Dokuz Eylül kapısı ile kahveler arasında bir daire çizen yoldan, dehşetle yarış ederek geçen iki at arabasına rastladım. İki tekerlekli ve tek atlı arabaların çılgın arabacılarına dikkat ettim. Ceketlerinin yakaları bir yana, mintanları öbür yan, herhalde akılları da başlarından başka bir yana uçup gitmişti. Basmahane meydanını ok meydanı sanarak deli deli koşturdukları atları, [...]