Türkçe’de başıbozukluk

Bir de dilimiz neden inkişaf etmez diye üzülür, hatta kalem adamlarımızı kınarız, yüksek bir üslûp yaratamadıkları için. Geçenlerde İstanbul'da çıkan haftalık bir dergide, okuyucuların sorularına cevap veren bir kalem kırıntısı, bir yerde, diyor ki: “Faruk Nafiz'in bütün meziyeti, dilimizi alıştığımız gibi, her gün konuştuğumuz gibi kullanmasıdır.” Saçmalığı, ilk kelimesinden akan bu perişan görüş, münferit bir [...]

Kucak dolusu şiir

Sadelik, burçlarına çok zor çıkılan bir kale. Çıkın! Gerçek şiirin tepesine, yalınlık bayrağını asın!Rüştü Şardağ Siyasetin derin çalkantıları, ülkemizin büyük iç, dış sorunları arasında bile okurlarımdan her hafta şiirler yağıyor. Bin bir umutla gönderilen yazılı, ya da basılı örneklere, sahiplerinin adlarıyla değinmek onlarda kırgınlık yaratabilir Genel olarak güzel şiirde aradığımız niteliklere değinip geçelim istedik. İncinmesinler, [...]

Yazık Türkçemize

Türkçemiz perişan… Basın haberlerinde, yazarların sütunlarında, Yeşilçam’da, Devlet Tiyatroları’nda dilimiz eksikli, potlu. Okullarda Türkçemiz yürekler acısı!.. Bir profesörümüz, “Liselerde doğru dürüst Türkçe öğrenilmeden geliyor öğrenciler” demiş. Nice Proflarımız var ki kitaplarının her sayfasından Türkçemiz dökülüyor. Dilimizin her sorununa biraz biraz değinelim. TARİHSEL GELİŞİM En az iki bin yıllık geçmişi var, dilimizin. Ne ki iç Asya [...]

Edebiyatımızda Vatan Duygusu – X

Mütarekenin içinden Bir imparatorluk hatırlayabiliriz; asırlardan beri sosyal ve ekonomik temelleriyle öğünen, bu övüncün meyvalarını, Budin kapılarında, Afrika çöllerinde, büyük Asya hudutlarında toplayan, sade zafer kaydeden bir imparatorluk.  Fakat yine bir imparatorluk görüyoruz ki medreselerinde ders veren ve okuyanları kalmamış, hudutlardan içerilere kadar uzanan geniş topraklar üzerinde çalışan kollar hafiflemiş, toprağın verimsizliği nisbetinde, üzerinde yaşayanlar cehle [...]

Falih Rıfkı Atay ve Hind

Falih Rıfkı Atay(1894-1971) NesrimizVeysi'den Abdurrahman Şeref'e kadar akıp giden, tezkereciler ve vakanüvisler elinde ağdalı terkiplere bulanarak komikleşen, yürek tüketici bağlarla kıvrılıp uzayan, kısacası zulüm gören bu dil acayipti. Ne kadar güç anlaşılırsa o kadar hünerli demekti. Eski nesrin, kendi öz nağmelerinden başka her türküyü çağıran dil kahramanları sadece dışa, parıltıya, şekle veya yapmacığa can vermede [...]