"... biz o şairleri bekliyoruz ki Türkçeyi bize yepyeni bir şekilde kullansınlar. Bizi korkutacak, şaşırtacak kadar hattâ bazan bizim anlayışımızın ötesinde yeni imkânlar içinde söylensinler."RÜŞTÜ ŞARDAĞ Antoloji anlayışının ve bir antoloji meydana getirmek hakkındaki çalışmaların bize garptan geçtiğini söylemekle haksızlık etmiş oluruz. Birkaç yüzyıl ötelere, hattâ daha gerilere kadar gitiğimiz zaman tezkere denen bir nevi [...]
Etiket: Hakan Cevher
Halit Ziya Uşaklıgil
Nice Mai ümitlerin Siyah'a dündüğü bir gece içinden, bize öbek öbek sanat getiren Halit Ziya, durgun ve bulutlu edebiyatımızda hâlâ bir şafak gibi söküp duruyor. Rüştü Şardağ Bir pamuk gibi beyaz saçların örttüğü mübarek yüzlü adam, Fatih rüştiyesinde okurken de şimdiki gibi, gürültüden hoşlanmaz, sevgisi bol, herkese saygı duyar ve duyurur bir kimse miydi? Öyle bir [...]
İçinde bugünün ve dünün şiirini saklıyan şehir
Homeros İzmir'e bir gece yarısı vaya gündünz denizden ve karadan her nereden girseni, sanki avuçlarınızın içine bir şeyler dolmuş, gözleriniz bir yeni ve taze ışıkla yumulmuş gibi olur: Gönüllerinizin kapısı, artık miras olarak geriye sade şeref ve öğünç levhaları bırakmış olan o eski çağlara doğru açılır. Şu yol Basmahane'nin önünden sizi Kültürpark'a, maddeyi sanat içinde [...]
Falih Rıfkı Atay ve Hind
Falih Rıfkı Atay(1894-1971) NesrimizVeysi'den Abdurrahman Şeref'e kadar akıp giden, tezkereciler ve vakanüvisler elinde ağdalı terkiplere bulanarak komikleşen, yürek tüketici bağlarla kıvrılıp uzayan, kısacası zulüm gören bu dil acayipti. Ne kadar güç anlaşılırsa o kadar hünerli demekti. Eski nesrin, kendi öz nağmelerinden başka her türküyü çağıran dil kahramanları sadece dışa, parıltıya, şekle veya yapmacığa can vermede [...]
Şu marifet meselesi
Her konudan bir dünya yaratabilmekte serbest olduğu için sanatçıyı hür sananlar onun asıl esirliğini de kabul etmekten uzak kalmazlar. Kalemlerinde ince bir varlık olan nice kimseler, kendilerini dört bir yönden saran dış tesirlerin uyarıcı ışıkları altında duygularını içten geldiği gibi dokumak ve renklemekten çekinegelmişlerdir. "Bir akşam üstü sevgilisini hatırlıyan şair, onun gözlerine, muhakkak akşama uygun [...]
Zavallı Necdet ve Bugünkü Piyasa Romanları
Beşinci basımını idrak eden ve yaşama gücü hâlâ tükenmemiş sanılan "Zavallı Necdet"i çeyrek asırdanberi böyle diri tutan şartları düşünmek hiç de boş bir emek olmıyacaktı. Çünkü o, bugün dördüncü ve beşinci baskılarını yapan, sanat ve edebiyetla ilgisiz birçok roman taslaklarının da büyük ağabeysidir. Yalnız onlardan ayrılan küçük bir tarafı var: Bu eski eseri o günün [...]
İslâmdaki büyük sevgi
Allah’ın lânetlediği pis soyculuğu, kardeşi kardeşe, Müslüman'ı Müslüman'a düşman eden bölücülüğü bayrak yapıyorlar, ya da en ileride bir din olan İslâm dininin, en az bin yıl gerisinden geliyorlar. RÜŞTÜ ŞARDAĞ İslâm’ın, temel dayancası olan Kur’an’da geçen Tanrı seslenişleri bir ulusa değil, insana, tüm insanlaradır. XIII. yüzyıla kadar tam beş yüzyıl, Müslümanlığı gerçeği ile anlayan bilginler, [...]
Mevlânâ
Mevlânâ’yı ne törenlerden, ne kitaplardan, ne bu çeşit makalelerden değil, kendi pınarından içerek anlamak... Bizi, çelişmelerden ancak sanıma göre bu yol kurtaracaktır.RÜŞTÜ ŞARDAĞ Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî(1207-1273) Basında, babacan (ehlidil) adamların gönlünde, Çelebiler arasında, kitaplarda ve beş, on yıldır da kentdaşlarına sevinç ve bereket sebebi olduğu Konya’daki anı törenlerinde birbirinden ayrık görüş ve duyuşlarla tanıtılan Mevlânâmız [...]
Alevîlik, Bektaşîlik, Şiîlik
İslâm dininde, temel ilkelerde ve ibadet biçimlerinde aynı yolu tutan, bazı küçük sorunlarda ayrı sanılara sahip olan dört mezhep var ki, (Hanefî, Malikî, Şafiî, Hambelî) bunların hepsi Peygamberimizin yolunu yol edinmiş anlamına “Sünnî” diye tanımlanır ve hepsi de değerli bir din önderi imamın öncülüğünde, hak mezhep olarak kabul edilir. Konumuza giren Alevîlik, Bektaşîlik ve Şiîlik [...]
Mevlânâ
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî(1207-1273) Mevlânâ’mız, bir haftadır, Konya ve bütün Türkiye’de, dünyanın dört bucağından gelmiş, Doğulu ve Batılıların izlediği törenlerle anılıyor. Mevlânâ sekiz yüz yıl öncesinin bilgiler sultanı diye tanınmış Harzemli Şeyh Bahaüddin Mehmed’in oğludur. Babası, ailesi, Horasan erleri ile birlikte küçük yaşında Belh’ten çıkarak Nişâbur - Bağdat, Şam, Erzincan-Lârende üzerinden Alâeddin Keykubad’ın Selçuklu devletine yerleşmiştir. [...]
