Şiir buhranlı ise, muztaripse veya orijinalite arıyor veyahut nostaljik bir türkü çağırıyorsa, bu sokak, bu şehir, bu dünya böyle olduğu için öyledir. Dünküler, hattâ bir kuşak evvelkiler okunmuyorsa bu hal, dünyalarının çoktan değişmiş olduğunu gösterir. rüştü şardağ Şiirimizin dünya şiirile birlikte geçirdiği bir buhran var. Neden inkâr edelim? Bu buhrana, iki nokta esas olabilir: Muhit [...]
Etiket: Hakan Cevher
San’atta şahsiyete doğru
Şair en monarşik devirlerde bile hissin ve fikrin her türlüsünü kendine mahsus bir dille anlatagelmiştir. Sanatkârları bu yüzden alkışlarız. Rüştü şardağ Dar bir vaka kanevası kurmak ve bir defa onun içine girince binbir titizlik göstererek vakanın dekorasyonunu tamamlamak, okuyucuyu vakanın macerasiyle beraber sürüklemek.. Geçen haftaki yazımda şahsiyete doğru giden sanatkâr için bu zihniyetin ne büyük bir [...]
4 eser 3 mecmua
"Mevsimin asmalara verdiğini Dudaklarıma getirmiyor kadehler..Çok sürmez evimde misafirliğimArabam dışarıda bekliyor"Rıfat ılgaz Geçen haftanın elimize geçen kitaplarından bahsederken en başta neşredileli on beş günü geçen bir tercüme ile yazıma başlamak istiyorum. Tiyatro mektebi almanca muallimi Emin Türk Eliçin tarafından bize şükran duyguları besletecek kadar temiz bir surette dilimize çevrilen tanınmış Amerikan muharriri Nipton Senkler'in "Altın Zincir" [...]
Şiirimizde tahlil
Fanî hayatımızın en renkli cephelerini resmeden, insan zaafının en garip belirtilerini aksettiren, cemiyetlerin, insanlardan kazanmış oldukları bir sürü bedbahtlığı saadete kavuşturmak isteyen şiir bütün bu vasıflarını tahlilden, derinlikten uzaklaştıkça kaybetmeye mahkûm olmuştur. Garp dünyasında birbiri ardınca yıkılan edebî mekteplerin ayakta kalabilen şakirdlerine bakınız: Her mısralarında avuç dolusu tahlil var.rüştü şardağ Nihayet umumî edebiyat meseleleri arasında [...]
Bir borç hikayesi
- Koca karının haberi olmaz mı dersin?- Yok canım, nereden olacak?- Hemen bugün başlıyalım mı?- Öyle ya! Hazır bugün Üsküdar'da pazar var. Şemsi ile Duman Ali arasında geçen bu konuşmalar kahvedekiler üzerinde bir şüphe uyandırmış olacak ki yavaş yavaş gözler onlara doğru döndü. Bazısı iskemlesini çevirdi. Bunu hisseden Şemsi, vaziyeti göz kaş arasında Duman Ali'ye [...]
Şiirimizde acıklılık ve büyük ıstırap
Bu büyük ıstırab, kötürüm bırakan ve ellerimizi kollarımızı bağlıyan gündelik sızıltı edebiyatı değil, kendi geleceğimizi bize göstermeğe çalışan kendi hakikatlerimizle bizi sık sık başbaşa bırakan bir edebiyattır. rüştü şardağ Bir taşra gazetesinde genç bir arkadaş geçenlerde şiirimizden şikâyet ederken diyordu ki: “Nedir bu iniltiler, nedir bu ıstırab, şiirimizin yüzü ne zaman gülecek?” Eğer bu arkadaşın [...]
Kader, Hikmet Edebiyatı ve Ziya Paşa
Ziya Paşa (1829-1880) Sonsuzluğa mısra mısra hikmetler bırakmak faslını kapayan odur. Mısra mısra hikmetleriyle sonsuz olan da gene odur.Rüştü şardağ Alın yazılarımızın en eski san’atçılarını hatırlıyoruz: Onların, bir büyük ruh saltanatına dayanan varlıklarında duydukları tek rahatsızlık ve ağrı noktası, günlerin pertavsızına ve zamanın akışına sığmayan talihimiz değil mi? İnsan oğlunun kaderi!.. Bu ne avuca sığmaz, [...]
Dostluklar, takrizler ve sonsuz “aferin”ler
Halbuki dün, bugün için bir ibret aynası olmalıydı...rüştü şardağ Edebî hayatımızın tenkid alanına eğilenler, bir mübalâğalı hüküm verme hastalığına şahid oldukları gibi, bu hükümlerin, ya bir hıncın gıcırdayan dişleri arasından çıktığını veya bir dostluğun, bir yaranma, bir gönül yapma arzusunun teşvikinden doğduğunu görmededirler. Koruma ve yol gösterme her devir için faydalı gelecekler adıyan tılsımlı bir [...]
Edebiyatımızda çocuk
Evlerimizin bu en küçük, fakat meselelerimizin bu en büyük olanını, edebiyatımızın daha büyük bir kuvvetle işlemesini görmek isteriz.rüştü şardağ O, bir memleket davası olduğu kadar yüzünü insana döndürmüş olan san’atın ve edebiyatın da özlü bir tarafı, içimize sevginin şiirini döken bir kaynağıdır. Küçük gravürlere, hattâ kartpostallara kadar sızmış şu ana ve evlâd bağlanışını gösteren sayısız [...]
Mahalli Edebiyatımız I/Nesirler
Mahalli eserler, getirdikleri bin bir koku ve ışıkla yurt bahçelerinden gönüllerimize açılmış pencerelerdir. Rüştü şardağ İş bölümü, edebiyat tarlasına da çeşitli tohumlarını saçtıktan sonra, sanat eserlerinin cins cins filiz verdiklerini gördük. Mahalli edebiyat, (Litterature regional) bu tarlanın en cana yakın bir bitkisidir. Yıllardan beri şu "bizim edebiyatımız", "milli edebiyat", "yerli edebiyat" patırtıları arasında gürültüye giden bu [...]
