Küçücük hikâyelerine kulak verdiğim günlerden beri doluyum. Gönlüm ister ki sanatın herkes için söyleyen yapraklarına seni öğrendikten sonra eğilelim; uğrunda ne gürültüler koparıp durduğumuz humanizma dedikleri nesnenin, senin hikmetlerinde ne kadar daha açık, kolay ve manalı olarak yaşamakta olduğunu anlayalım. Bunca yıl önce Akşehir içlerinde çınlayan sesin yalnız ülkemiz değil, dünyamızın bir çok yerleri için [...]
Etiket: Hakan Cevher
Ahmet Mithat Efendi
Portreler: X Kuruyemişçi Süleyman Ağa'nın oğlu, bütün hayatı uzunluğunca, içinde geliştiği baba muhitine bağlı kaldı. Tanzimat'ın en vefalı çocuğu, yarım asrı aşan edebiyat denizinde dalgalanırken Tophane'deki küçük, yoksul kulübesinin, bu kulübelerin yıllardır neşe ve ümit görmemiş insanlarını unutmadı. Onun geniş gövdesine ve yontulmamış bir budak tepesi gibi bu gövdeden sivrilen yuvarlak sakallı, kalın enseli kocaman [...]
Tenkitçi, bu büyük geveze
Geçenlerde René Lalou yazmıştı: "Galiba bir gün, tenkitle uğraştığım günleri hayatımın en boş günleri olarak anacağım." "Fransız Edebiyatı" adlı eseri Fransa'da önceleri bir hayli gürültü koparan bu yaman tenkit otoritesinin tenkit işini bu kadar faydasız buluşu pek boşuna değildir. İnsan eski eserlerle biraz fazlaca meşgul olup, tarihin karanlıklarında kalmış vesikalara biraz fazlaca dayanırsa tenkit namına [...]
“Matrak” geçen var ama, kim?
Yine o bahçedeyim. Camekân gerisinde gözüme takılan havuza dakikalardır baktığım halde onda bir fevkalâdelik göremiyorum. Tam bu sırada garsonun biri, diğerine sesleniyor: Fıskiyeyi aç! Yüzden fazla, iskemlenin perişan ve boş manzarası dokunuyor bana. Bunlar iskemle, oturmak için de yapılmış üstelik. Hani bunların yaz günleri rastladığım sahipleri. Düşünün: Çocuktur; sağına soluna yaramaz yaylanışlarla yaylanıp zıp zıp [...]
Cüneyt Orhun’un başarısı
Şehrimize geldiği ilk günler, radyomuzda başarabileceği ve başaramayacağı işler üzerinde uzun bir tahlil yazısı neşrettiğim Cüneyt'in beklediğimin ve umduğumun çok üstünde bir kabiliyet göstermesi ve başarı sağlaması karşısında sevincimi izhar etmeyi kendim için büyük bir zevk ve vazife telâkki ederim. Müdürlerinin büyük bir memnuniyet içinde "getirtiyorum" diye bana müjdelediği bu kabiliyetli gencin sanatına, icra kabiliyetine [...]
Safiye Ayla’yı görmeden
Bugün Ankara'ya bir vazife seyahatine çıkarken yegâne üzüntüm, 22 Aralık'ta Elhamra'da bir konser verecek olan Ayla'yı göremeden gidişimdir. Türkân Hanım gibi değerli bir başkanın samimi gayret ve çırpınışlarına Kız Lisesi Müdürü Hilmi Bey gibi saygımı son santimine kadar kendisine vakf edebileceğim muhterem bir şahsiyetin himayelerine dayanarak başarılı çalışma misalleri veren İzmir Kız Lisesi'nden yetişenler derneğini, [...]
İki yangın
İzmir refikimiz büyük bir felâket atlattı. Herhangi bir vatandaşın evinde çıkan yangın bile, kahrolan dört beş yangın görmüşün acısını bize hissettirirken, muhalif veya muvafık, şu veya bu, bir kısım halk efkârını temsil ettiği muhakkak olan siyasi ve yevmî bir gazetenin yanıp kül oluşundan çok daha büyük hacimde yaralanmamak mümkün olmaz. Binlerce vatandaşın her sabah, tiryakinin [...]
Ankara Radyosu Müdürü’nü överim
Kardeşim Bekman, 17 Aralık perşembe günü, gün battığı sıralarda evimde derin bir nay inleyişiyle Halil Can üstadımıza ait olduğunu sezdiğim bir feryatla titredim. Radyodan gelen bu eninin ardından, dahi şair Mevlânâ Celâleddin'e ait Na't'ı, Itrî'nin Segâh Âyini'ni ve Yusuf Paşa'nın Segâh Sazsemaisini dinlemek müyesser oldu. Büyük Mevlânâ için tertip edildiğini öğrendiğim programın dikkate değer olmayan [...]
Bize söz bırakmadınız
"Cafcaflı sanatkarlarımız anasının gözü sanatkarımız vesaire..." Şehrimizde ve civar ilçelerde konserler vermek üzere teferrüce çıkmış bulunan bir okuyucular kalabalığı için sağa, sola asılmış reklamlardan birini ve resim altlarını gördüm. İşte okuyuculara verilen sıfatlar: "Değerli sanatkarımız", "Tanınmış ses sanatkarımız", "Kıymetli sanatkarımız", "Üstün ses sanatkarımız", "Sevimli ses sanatkarımız", "Yüksek ses sanatkarımız". Sevgili okurlarım, işin acı ve tuhaf [...]
Saime Sinan’ın fiyaskosu
Tanınmış okuyucu henüz şarkısını bitirmeden halk salondan çıkmaya başladı Evvelki gece şehrimizin bir salonunda Saime Sinan ve Mustafa Çağlar'la beraber arkadaşlarının verdiği konserde görülen fiyaskonun dedikodusu hâlâ devam ediyor. Nigâr Uluerer, Perihan Kövenç konserlerini verip gittikten sonra, malûm samimiyeti ve sıcaklığı ile halkın karşısına çıkıp sevgi tezahürleriyle sahneden inen Mustafa Çağlar'ı müteakip halkın, huzuruna çıkan [...]
